Ağız Kokusundan Kurtulmanın Yolları

Ağız kokusu veya kötü nefes sorunu yüzyıllardır insanoğlunun vebası gibi bir şeydir. İnsanlar, ağız kokusunu giderebilmek için eski yunanlılardan bu yana gelmiş olan ardıç tohumu ve kökü, selvi ağacı yaprağı ve biberiye yaprağı, tarçın, adaçayı gibi maddeleri gargara yaparak kullandılar. Ayrıca beyaz şarap, anason tohumu ve mürdüm eriği suyunu, ağızlarını durulamak için sık sık kullandılar.

Hala daha dünya genelinde kalıcı ve tümden çözüm bulunamamış olan bu sorundan kurtulmak için rutin şeklinde kullanılabilecek bazı ev ilaçları bulunmaktadır. Bunlar çoğu insan tarafından sık sık kullanılmaktadır. Bu çözümler için gereken malzemeler, malzemelerin hazırlanışı ve hazırlanana ilacın uygulanışı hakkında tüm detayları sizinle paylaşacağız.

Belki arkadaşlarınız ağız kokunuzdan rahatsız olsa da size bir şey söyleyemeyebilir. Belki bu durum onlarla aranızı bozmayabilir. Ama örneğin bir iş görüşmesine gittiğinizde konuşma sırasında karşı tarafın bu kokuya maruz kalması sizin için vahim bir durum oluşturabilir. Gözlerinde kalacak kötü bir intibah sizin işi alamamanıza bile yol açabilir.

Ağız kokusu birçok nedenden oluşabilir. Bu kokunun farklı şekillerde oluşumu da mevcuttur. Çoğu zaman kötü nefes, fırçalanmamış dişler veya çalkalanmamış ağızlarda oluşur. Dişlerinizin etrafını kaplayan diş plakları adeta bakteri yuvalarıdır. Yediğiniz yemeklerin artıkları bu plakların aralarında kalarak kısa sürede bakteri üretimine başlar. Bu durumda biriken bakteriler diş plaklarına zarar verirken aynı zamanda pis bir koku oluşumuna neden olur. Bu yüzden de ağız kokuları oluşur.

Kalıcı ağız kokusu, teşhis edilmemiş çürük veya periodontal (diş eti) hastalıklar gibi tedavi edilebilir ağız sorunları nedeniyle olabilir. Bazen kırık diş dolgusu, yiyecek parçacıklarının saklanması için oldukça ideal yerlerdir. Bu yüzden böyle durumlarda lütfen diş doktorunuza başvurun. Devam eden ağız kokusunun bazı başka nedenleri (örneğin, bir sinüs veya akciğer enfeksiyonu) olabilir. Solunum yolu veya gastrointestinal sistem ya da sistemik (vücut genelinde) iltihaplanma veya tahriş olma gibi durumlardan da kaynaklanabilmektedir. Örneğin diyabet, nefesinize hoş olmayan bir koku verebilir.

Tabii ki, yediğiniz besinlerin kokuları da geçici olarak ağız kokusu yaratabilir. Sarımsak, soğan ve alkol gibi gıdaların güçlü kokuları ağza yerleşir. Ağza yerleşmenin yanı sıra kana da karışarak terleme sırasında vücuttan atılabilir ve kötü kokmanızı sağlayabilir. Nefesinizde ekşi ve acımtırak bir koku oluşmasının bu nedenleri geçicidir.

Ağız kokusu için ev tedavileri

Kötü nefese sahip olmamak için evde uygulamanız gereken bazı yöntemler vardır.

Şimdi sizinle o yöntemleri paylaşacağız:

  • Ağzını temiz tutun. Günde en az iki kez dişlerinizi iyice fırçalayın ve her gün diş ipi kullanın. Gıdaların kalıntılarından üreyen bakteriler dişler arasında sıkışmış bir şekilde kalır ve buradan en iyi diş ipi ile temizlenebilir. Eğer o bakterilerin yok olması sağlanmazsa, ağzınızın kokusu güzel olmayacaktır. Periodontal hastalıklar kronik olarak kötü nefese neden olabilir.
  • Dilinizi çok temiz tutmalısınız. Dilinizin üzerinde de birçok bakteri birikmektedir. Bazı bakteriler çok dayanıklı ve yapışkan olabildiği için dil üzerinde sıkıca kendini tutabilir. Bu bakteri su ve yemekle yok aşınmaz. Bu bakterilerden kurtulmak için dil temizleyicilerini kullanmanız en rahat ve etkili çözüm olacaktır.
  • Protez dişler. Protez dişler takıyorsanız (daha çok yetişkinlere bir uyarıdır) mutlaka akşam yatmadan önce takma dişlerinizi çıkararak sterilize edilmiş suyun için koymalısınız.
  • Islak ağız. Ağız kuruluğu, kötü kokulu nefese neden olabilir. Tükürük ağzı temizlemeye yardımcı olur. Dişleri plakları üzerindeki yiyecek parçacıklarının yıkar ve doğal antibakteriyel eylem gerçekleştirir. (Azalan tükürük akışı, sabah uyandığınızda nefesin kokuyor olmasının nedenini açıklar.).
  • Stres olmamalı. Stres birçok kötü etki taşır. Kaygı ve korkuya bağlı olan stres enzimlerin çalışmasını durdurabilir. Bu psikolojik etki beynin çalışmasını etkiler ve enzim üretimini azaltarak ağızda kurumaya neden olabilir. Bu kuruma ise koku oluşumunun kaynağı olur.
  • Güçlü kokuya sahip gıdalardan kaçının. Sarımsak ve soğan, diğer gıdalarla kıyaslandığında çok kuvvetli asidik bileşenlere sahiptir ve aynı zamanda koku yapar.
  • Koku geçici de olsa etraftakilere aşırı rahatsızlık verebilir. Kana karışan bileşenleri terleme yolu ile de atılır ve böylece çevreye kötü bir koku yaymaya başlarsınız.
  • Absorbesi zor besinler. Absorbesi zor olan balık, deniz yosunu ve diğer deniz ürünleri, diş aralarında kaldıktan bir süre sonra fosfor ve A vitamininin dayanma seviyesinin düşüklüğü nedeniyle koku yapar. Bu koku gerçekten mide bulandıran dehşet bir kokudur.

Ağız kokusu için doğal ilaçlar

Bu konudan muzdaripseniz ve ağız kokumu geçiremiyorum diyorsanız, yazının devamında sizinle paylaşacağımız yöntemleri kullanmanızı tavsiye ederiz. Bu yazıda mutlaka işinize yarayan bir çözüm bulabileceksiniz.

  • Kabartma tozu. Kabartma tozu, dişlerinizi temiz tutabilmeniz ve taze bir nefes alabilmeniz için harika bir yoldur. Daha taze bir nefes için avucunuza biraz kabartma tozu serpin ve ardından nemli bir diş fırçasını kabartma tozuna batırarak iyice fırçaya bulaşmasını sağlayın. Ardından bu fırça ile çok bastırmadan dişlerinizi fırçalayın. Hatta mümkünse, yani mideniz kalkmazsa, dilinizi de fırçalamanız çok daha etkili sonuç almanızı sağlayacaktır. Günde iki kez bunu uygulayabilirsiniz.
  • Su. Su ağız kokusunu önlemek için önemlidir. Yemeklerden sonra ağzınızda mutlaka gıda parçacıkları kalmaktadır. Bunların büyük bir kısmını temizlemek için suyu kullanmalısınız. Suyu ağzınıza alarak 20 saniye kadar çalkalamanız ve arkasından tükürmeniz yeterlidir. Bunu yemek yedikten sonra 3 kere arka arkaya yapmanız yemek artıklarının çok büyük bir kısmının ağzınızdan gitmesini sağlayacaktır. Su ile güçlü bir çalkalama diş plakları arasına sıkışan yemek parçalarını bile yerinden söküp çıkarabilir.
  • Taze sebze. Taze sebzeler (başlıca havuç ve kereviz gibi) plaklardaki kirlenmeye karşı etkili bir mücadele verir ve nefesinizin kokusunu güzel kılar.
  • Peynir. Peynir, plak ve ağız kokusuyla savaşır. Bir süt ürünü olan peynirin içindeki bileşenler, diş plaklarının üstündeki ve aralarındaki yemek kalıntılarını adeta silip süpürebilir ve aynı zamanda ağız kokusuna neden olan bakterileri de yok eder. Bu nedenle sık sık peynir tüketmeye özen gösterin. Az yağlı peynir tüketmenizi tavsiye ederiz.
  • Aromatik baharatlar. Aromatik baharatlar dediğimiz grup, tohumları çiğnenerek kullanılabilen karanfil, kakule gibi otlardan oluşabileceği gibi yemeklerde de kullanılabilen rezene gibi Güney Asya ve Orta Doğu yaygınlaşmış otları da içinde barındırır. Yemekte kullanılan baharat tohumları da, çiğnenen baharat tohumları da kötü nefesi engellemeye yardımcı olabilir. Bunu içinde bulundurdukları antimikrobiyal özellikleri sayesinde sağlarlar.

Ağız kokusu çok eski zamanlardan bu yana insanlığın bir sorunu haline gelmiştir.Kesin ve kalıcı bir çözümü olmasa da yazımızda okuduğunuz yöntemlerden birini ya da birkaçını rutin bir şekilde kullanmanız durumunda bu sorundan kolayca kurtulabilirsiniz. Dişlerinize iyi bakın. İyi bakmadığınız sürece çürüyebilirler ve onları kaybedebilirsiniz. Tabii ki yerine protez dişler ya da implant dişler takılabilir. Dişsiz kalmazsınız fakat hiçbir yapay diş kendi dişiniz gibi olmaz. Geri dönüşü olmayan bir yola girmek istemiyorsanız dişlerinizi yumuşak ve kaliteli fırçalarla (yani yıpratmadan) her gün en 2 en çok 4 kez fırçalayınız.

Ağız Kokusu Nasıl Geçer? – Ağız Kokusuna Ne iyi Gelir?

Ağız kokusuna ne iyi gelir?

Kötü nefes utanç verici bir sorun olabilir. Çoğu zaman ağız kokusunun nedeni düzenli olarak dişleri fırçalamamak da olsa sadece diş fırçalamak ağız kokusunun geçmesini sağlamayabilir. Ağız sindirim sisteminin ilk parçasıdır. Ağızda biriken bakteriler ve yemek artıkları kokuya neden olabilir. Ayrıca midenin de nefes üzerinde etkisi olabilir.

Ağız kokusunun nedenleri:

Helicobacter pylori denilen bir bakteri türü mide ülserine neden olan temel bakterilerdendir. Ağız kokusunun nedenleri arasında bu bakteri de bulunabilir. Ayrıca mide bakterilerinin oldukça düşük düzeylerde olması da ağız kokusuna neden olabilmektedir. Mideden kaynaklanan ağız kokusunda dişler fırçalansa da koku gitmez. Çünkü koku mideden geldiği için daha çok nefes kokmaktadır. Mideden kaynaklanan durumların dışında dişler arasında yemek artıkları ve bakterilerin bulunması da ağız kokusuna sebebiyet verebilir.

Ağız kokusu nasıl önlenir?

Ağız kokusunu önlemek için en önemli nokta ağız hijyeninin korunmasıdır. Dişler her gün düzenli olarak fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı ve her altı ayda bir diş hekimine muayene olunmalıdır. Eğer yoğun bir ağız kokusu varsa her öğünden sonra dişler fırçalanabilir. Ayrıca dil de fırçalanmalıdır. Ağız, sindirim sisteminin bir parçası olduğu için mide sorunları ve beslenme düzeni de etkilidir. Özellikle sarımsak ve soğan gibi besinler ve baharatlı yemekler ağız kokusuna neden olabilir. Alkol ve sigaradan uzak durmak ağız kokusunu engellerken genel vücut sağlığının da korunmasını sağlar.

Ağız kokusunu ne giderir?

Ağız kokusundan kurtulmak için ilk olarak diş doktoruna danışılmalıdır. Doktor ağız kokusunun mideden mi ağız bakterilerinden mi kaynaklandığını analiz ederek mide sorunları için hastayı dahiliye uzmanına yönlendirebilir. Sindirim sistemi ile ilgili herhangi bir sorun da nefesin etkilenmesine neden olabilir. Sindirim sistemi ve mide bozukluklarından kaynaklanan ağız kokusunun giderilmesi için öncelikle alttaki hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalık tedavi edilmeden ağız kokusu için uygulanan tüm tedavi yöntemleri geçici çözümler yaratılmasına neden olacaktır. Örneğin mide ekşimesi, mide asitlerinin yemek borusundan boğaza, oradan da ağıza çıkmasına neden olarak kalıcı ağız kokusuna neden olabilir. Bu durumda öncelikle mide ekşimesi sorununu çözmek gerekecektir. Ağız kokusuna karbonat da oldukça iyi gelmektedir. Karbonatlı su ile gargara yapılabilir. Ancak yutulmamalıdır.

Ağız kokusu bitkisel tedavi:

Ağız kokusu ve mide sorunları aynı anda görülüyorsa bir doktora danışmakta fayda olacaktır. Fakat mide sorunları için bazı doğal çözümler de bulunmaktadır. Özellikle kaya tuzu ve ezilmiş kereviz yemek mide bozuklukları tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ağız kokusu için limon suyu ve zencefil çayı da önerilir. Bu çözümler aynı zamanda mide sorunları için uygulanan yöntemler arasındadır. Ayrıca beslenme düzeni içerisinden yeşil yapraklı sebzelere bol bol yer verilirken lif açısından zengin gıdalar da tüketilebilir. Bol baharatlı yemeklerde ve ağır yağlı besinlerden kaçınılmalıdır. Böyle bir beslenme düzeni ile sindirim sistemi daha sağlıklı çalışır aynı zamanda mideden kaynaklanan ağız kokusu sorunu azalır.

Ağız kokusu gidermek için öneriler:

– Günde birkaç kez dişler fırçalanmalı.
– Tuzlu su ya da özel sular ile gargara yapılmalı.
– Diş ipi kullanılmalı.
– Düzenli olarak diş doktoruna gidilerek muayene olunmalı.
– Mide sorunları yaşanıyorsa tedavi olunmalı.
Ağız kokusu diş eti hastalığı, sinüzit, diyabet ve hatta karaciğer veya böbrek hastalığı gibi diğer ciddi sağlık sorunlarının da belirtisi olabilir. Ağız kokusu konusunda endişe duyuluyorsa hem diş doktoruna hem de bir dahiliye uzmanına danışmak gerekmektedir. Gerekli testle ve muayeneler ile ağız kokusunun neden olduğu analiz edilerek doğru tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Pamukçuğa Ne İyi Gelir?

Pamukçuk, genellikle damak,dudak ve diş etlerinde bulunur. Ağrılı beyaz renk yaralanması olarak tanımlanabilir. Dil yanaklarda ve dudaklardaki astarda görülebilir. Aft iki türlüdür. Bu türler basit ve karmaşık iki gruba ayrılır.
Engelsiz bir yara görünümü olan pamukçuk, yılda 3 ile 4 kez  genellikle 10 ila 20 yaş arasındaki kişilerde görülebilir. Bu durum 3 gün ila 1 hafta arasında sürebilir.

Pamukçuk neden olur?

– Cilt hasarı doku zedelenmesi.
– Asidik oranı fazla olan bazı gıdalar ve narenciye sebze ve meyveleri; limon, ananas, portakal, incir, elma, çilek, domates ve benzeri.
– Takma dişler ve benzeri ağız protezlerinin temizliğinin zorlaşması.
– Fındık ve cips gibi kaba gıdaların kabuklarını ağızla çıkarmak. Bu durumda kabuktaki bakteriler ağızda yara oluşumuna neden olabilir.
– Adet dönemi
– Gıda alerjiler.
– Ağız travmaları
– Bakteriyel enfeksiyonlar

Pamukçuk nedenleri:

– Dengesi Bozulmuş bir bağışıklık sistemi.
– Gıda , Beslenme dengesizliği
– Demir eksikliği
– B12 vitamini eksikliği
– Folik asit eksikliği
– Çinko eksikliği
– Crohn hastalığı
– Çölyak hastalığı
– Gastrointestinal sistem hastalıkları

Pamukçuk belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

– Ağızda tahmini olarak 24 saat önceden kaşıntı ve yanma hissi gözlemlenebilmektedir.
– Ağızda sarı, kırmızı ve beyaz lekelerin oluşumu gözlemlenir.
– Acıyan ve oldukça ağrılı yaralar yeme ve içme deneyimlerinde büyük zorluklara yol açmaktadır.
– Genellikle rengi beyaz olan ve boğaz ağrılarına neden olan pamuk şeklinde oluşumlar gözlemlenir.
– Tembellik ve uyuşukluk hissi var olur.
– Şişmiş lenf düğümleri gözlemlenebilir.
– Ateşlenme durumu görülebilir.

Pamukçuğa Ne İyi Gelir?

1. Ağız yarasına kekik yağı

Bu tedavi için iki temel yağın tüketilmesi gerekmektedir. Bu yağlar melaleuca uçucu yağlar ve kekik esans yağıdır. Bu yağlar birbirleriyle eşdeğer oranlarda karıştırılır ve pamukçuk yaralarına yayılması beklenir.

2.Şap tozu

Şap tozu kül ağızda kanserli yaralanmaları tedavi etmek için mutfak çöpçü olarak kullanılabilir.Bir miktar şap tozu (yaklaşık bir bezelye büyüklüğünde) doğrudan pamukçuk yarasının üzerine yerleştirilir. 60 saniye boyunca bu şekilde tutulmasına izin verilmelidir. Genellikle acı bir tat hissedilir. Tozun yutulmaması gerekmektedir. 60 saniye sonunda toz tükürülerek ağızdan dışarıya atılır. Ancak ağız suyla çalkalanmamalıdır.

60 saniye sonra ağızdan ağızdan dökülür. Ancak ağız su ile durulanabilir.Bu işlem 24 saat içinde ağrıyı azaltır.

3.Aft yarasına karbonat

Bu tedavi yöntemi diğerleri gibi acı vermez, ancak diğerleri ile karşılaştırıldığında bu yaraların iyileşmesi çok daha uzun zaman alacaktır. Bunun dışında aloe vera jeli sulandırılarak ağız bu karışım ile çalkalanmalıdır. Çalkalama işlemi 2 3 dakika kadar sürdükten sonra ağız temiz su ile durulanmalıdır.

4. Aft tedavisi tuzlu su

Bu çok acı verici bir tedavi yöntemi olabilir ama pamukçukları en hızlı ve en iyi iyileştiren tedavi yöntemi olduğu da söylenebilir. Bir bardak sıcak suya bir çay kaşığı tuz eklenir ve iyice karıştırılır. Ağız bu karışım bitene kadar büyük yudumlar halinde çalkalanır. Ağzın çalkalanması her yudum için yaklaşık 1 dakika kadar sürmelidir. Bu işlemin ardından pamukçuk yaralarının üzeri bir tutam tuz ile kaplanır. Bu işlem bir hayli acı verebilir, ancak çok etkili bir tedavi yöntemidir.

5. Aft oksijenli su tedavisi

Hidrojen peroksit çözeltisi evde de seyreltilebilir. Su ile belli oranlarda seyreltilmesi uygundur. 100 gr su içine 3 gr hidrojen peroksit atılır ya da bu oranın katların birleştirilir. Ancak en güvenilir olanı genel sağlık merkezlerinden hazır alınan %3’lük hidrojen peroksit çözeltisidir. Bu hidrojen peroksit çözeltisi ağızdaki pamukçuk yaralarının üzerine sürülür. Pamukçuk yaralarının iyileşmesi için günde iki kez olmak üzere 2 ya da 3 gün boyunca uygulanması yeterli olacaktır. Seyreltilmiş bile olsa hidrojen peroksit asla yutulmamalıdır.

6. Magnezyum oksitli süt

Magnezyum oksitli süt, bir günde 2 ya da 3 kez pamukçuk yaraları üzerine uygulanmalıdır. İçinde mevcut bulunan antiasit bileşenler asidik ortamı çözer ve pH düzeyini değiştirerek boğaz ağrıları, soğuk algınlığı ve pamukçuk yaraları gibi birçok soruna neden olan bakterilerin yok edilmesini sağlar.

7. Antiasit ya da antihistaminik karışım

Bir parça diphenhydramine ve belirli oranda antiasit parçası birbiri ile iyice karıştırılır. Bu karışım aynı zamanda “benadryl” adıyla da bilinmektedir. Bu karışım ile ağız çalkalanır. Karışım asla yutulmaz, çalkalanmadan sonra tükürülür.

8. Aft yarasına limon

Bir limon sıkacağı yardımı ile bir limonun tamamı sıkılır. Temiz bir parmak yardımı ile limon pamukçuk yaralarının üzerine uygulanır. Bu şekilde yutkunmadan yaklaşık 5 dakika beklenir. Bunun ardından isteğe bağlı olarak su ile durulanabilir. Bu işlem gün içerisinde 3 ya da 4 kez tekrarlanmalıdır. Ayrıca ağız ülseri varsa da üzerine 1 2 damla limon sıkmak etkili olabilir.

9. Buz küpleri

Aftlar bir buz küpü koymak ve yaralar üzerinde erimesini sağlar.

10. Kişniş tohumu aft tedavisi

Kişniş, kanser yaralarının tedavisinde kullanılabilecek en iyi malzemelerden biridir. Antienflamatuar, antiseptik ve antifungal özelliklere sahip olan kişniş, kanadın neden olduğu ağrı ve gerginlik hissini azaltmaya yardımcı olur. 4 5 kişniş yaprağı bir bardak su içinde kaynatılır. Karışım süzülür ve tolere edilebilir bir sıcaklığa soğumaya bırakılır. Ağız bu karışımla günde 3 veya 4 kez yıkanmalıdır.

Alternatif olarak, 1 tatlı kaşığı kişniş tohumu 1 bardak suyun içerisine konarak kaynatılır. Kısa bir süre demlenmesine izin verilir ve ardından karışım süzülür. Bu karışım ile günde 3 ya da 4 kez gargara yapılması gerekmektedir.
Ayrıca günde birden çok kez, taze kişniş yapraklarından yapılmış su içilebilir. Bu su hızlı bir şekilde yutularak içilmek yerine ağızda biraz bekletilip ondan sonra yutulmalıdır.

11. Bal

Balın özelliğinde  antibakteriyel ve antiseptik bulunur. Pamukçuk yaraları yaklaşık 1 tatlı kaşığı balla tatbik edilir. Bal birkaç dakika için acı verebilir, ama yavaş yavaş ağrı iltihapla geri dönecektir. Bu tedavi günde 2 veya 3 kez tekrarlanmalıdır.
Alternatif olarak, bir çeyrek çay kaşığı zerdeçal dilimi ve 1 tatlı kaşığı bal ince bir hamur haline gelene kadar yoğrulur. Bu macun pamukçuk yaralarına uygulanır ve bir süre uygulanır. Daha sonra, ılık su ile gargara ile temizlenir. Bu işlem günde iki kez tekrarlanmalıdır.

Yapılmaması gerekenler

-Kuruyemiş, simit, cips, tuzlu yiyecekler, kimi baharatlar, kahve, çikolata, tohumlar, domatesler ve benzer bitkilerde tahrişe neden olan gıdaların yanı sıra asidik ve tahrişe neden olabilecek portakal, ananas ve greyfurt gibi asitli meyve besinlerinden kaçınılmalıdır.

– Yiyecek çiğneme sırasında konuşmaktan kaçınılmalıdır.
– Stres azaltma teknikleri kullanılarak stresten kurtulmak gerekmektedir.

Dudak Çatlamasına Ne İyi Gelir?

Kuru havalarda cildin nemini kaybettiği zaman dudak çatlakları da oluşabilir. Çatlak dudaklar kuruluk, kızarıklık, çatlama, dökülme ve hassaslaşma gibi etkilere sahip olabilir. Bir başka çatlama sebebi, belirli vitaminlerin, alerjik reaksiyonların, dehidratasyonun, sigaranın ve güneş ışığına maruz kalmanın olmamasıdır. Çatlak dudaklara ne iyi gelir ayrıca evde tedavi ile bazı bitkisel ve doğal çözümler de denenebilir.

Dudak Çatlamasına Ne İyi Gelir?

1. Dudak çatlaması için peeling: Dudaklar için şeker peelingi

Şeker, ölü cilt hücrelerini çatlak dudaklardan arındırmak için kullanılabilir. Şeker ayrıca doğal bir yumuşaklık verir.
– 2 çay kaşığı şeker 1 çay kaşığı balla karıştırılır. Elde edilen hamur dudaklara uygulanır ve birkaç dakika kurumaya bırakılır.
– Uygularken parmak ve dudaklar masaj yapılabilir. Daha sonra dudaklar ılık su ile yıkanır.

2. Dudak çatlamasına bal

Bal, çatlak dudakların tedavisinde antibakteriyel özelliklerle de kullanılabilir. Ayrıca dudakları nemlendirir.
– Saf bal, günde birkaç kez çatlamış dudaklara uygulanabilir.
– Bal ve gliserinden bir hamur yaparak dudaklarda uyumadan önce de uygulanabilir. Sabahları dudaklar yumuşak bir yapıya sahip olacak.

3. Dudak çatlamasına gül yaprakları

Gül yaprakları da çatlamış dudaktaki ağrıyı hafifletmek için kullanılabilir. Bu yöntem ayrıca dudakları pembe bir renk vererek nemlendirir.
– Bir avuç gül yaprağı suda iyice yıkanır. Yapraklar birkaç saat sütü emdirilir. (Süt ürünleri ile ilgili bir alerji varsa, gliserin kullanılmalıdır.)
– Gül yaprakları kalın hamur haline getirilir.
– Hamur, günde iki veya üç kez kuru dudaklara uygulanabilir. Yatağa gitmeden önce uygulandığında daha etkilidir.

4. Hindistan cevizi yağı

Hindistan cevizi yağı, aynı zamanda onları nemlendirirken çatlak dudakları iyileştirmeye yardımcı olur. Dudaklara günde sadece birkaç kez saf hindistan cevizi yağı uygulanabilir. Hardal yağı veya zeytinyağı da kullanılabilir.

5. Dudak çatlamasına hint yağı

Hint yağı kuru ve çatlamış dudaklar için başka bir tedavi yöntemidir.
– Günde birkaç kez dudaklara sadece saf Hint yağı uygulanabilir.
– Yatıştırıcı bir tedavi için, Hint yağı bir çay kaşığı, bir tatlı kaşığı gliserin ve birkaç damla taze limon suyu karıştırın. Tam karıştırmadan sonra, yatmadan önce uygulanır. Dudaklar sabahları ılık suya batırılmış pamuk ile temizlenir. Dudaktaki çatlaklar, yıl sonuna kadar her gün kullanılabilir.

6. Dudak çatlamasına süt kaymağı

Yüksek yağlı süt slaytları da doğal bir dudak nemlendiricidir.
– Taze süt yaklaşık 10 dakika dudaklarında tutulabilir. Sonra dudakları bir pamuk tomurcuğu ile yavaşça temizleyin.
– Uygulama günde bir kez yapılmalıdır.

7. Dudak çatlamasına aloe vera jel

Aloe vera cilt için çok etkili bir çözümdür. Nemlendirici etki dudaklardaki çatlaklarda da kullanılır. Her gün az miktarda aloe vera jeli dudaklara uygulanabilir. Cildi beslerken çatlakları iyileştirmeye yardımcı olur.

8. Dudak çatlamasına salatalık

Salatalık, çatlak dudaklar için başka basit ve doğal bir çözümdür.
– Salatalık suyu dudaklara uygulanabilir. Salatalık dilimleri, salatalık suyu yerine da kullanılabilir. Bu kurutulmuş dudaklar nemlendirir. Salatalık dilimleri dudakları fırçalayabilir. Dudaklarda 10-15 dakika sonra dudaklar ılık su ile yıkanabilir. Bu günde birkaç kez yapılabilir.

9. Dudak çatlamasına vazelin

Vazelin çok kuru dudakların tedavisinde kullanılabilir. Kuru dudaklara sadece bazı vazelin uygulanır. Süreç günde birkaç kez tekrarlanabilir. Yatmadan önce uygulanması daha etkili sonuçlar sağlayacaktır.

10. Su

Dehidrasyon, yani su kaybı, çatlamış dudaklar için bol miktarda su tüketmek için gereklidir. Su içme bedenini nemli tutmak çok önemlidir. Su içmediğinizde dudaklar çok çabuk kurur.

Dudak Çatlamasını Önlemek

Çoğu insan zaman zaman dudak büküyor. Çatlamış dudakları tedavi etmek ve önlemek için yapabileceğiniz çok şey var. Bu ipuçlarını uygulayın;

  • Dudaklarını koru :Soğuk ve kuru havalarda dışarı çıkmadan önce, güneş koruyucu içeren bir yağlayıcı krem ​​veya balsam uygulayın ve dudaklarınızı bir fularla örtün. Genellikle açık havada iken tekrar uygulayın.
  • Dudaklarını yalamaktan kaçının: Tükürük, hızlı bir şekilde buharlaşır ve dudakları kurumadan daha kuru hale getirir. Dudaklarınızı yalamaya meyilliyseniz, aromalı dudak balsamından kaçının – dudaklarınızı daha fazla yalamak için sizi cezbedebilir.
  • Hidratlı kalın: Bol sıvı tüketin ve evinizdeki havayı nemlendiriciyle nemlendirin.
  • Alerjenlerden uzak durun: Kozmetik veya cilt bakım ürünlerindeki tahriş edici maddeler veya koku veya boya gibi alerjenlerle temastan kaçının.
  • Burnundan nefes al: Ağzınızı solumak, dudaklarınızın kurumasına neden olabilir.

Çatlama şiddetli ise ve evde tedaviye cevap vermiyorsa, doktorunuza danışın. Nadiren, kalıcı çatlamış dudaklar altta yatan bir problemi işaret edebilir.

Bademcik İltihabına Ne İyi Gelir?

Tonsillit, boğazın her iki tarafında bulunan lenf bezlerinde görülür. Tonsillit çocuklarda çok yaygındır, ancak yetişkinler de gelişebilir. Tonsilit, viral bir enfeksiyondan veya bazen bademciklerin büyümesinden kaynaklanabilir. Bademcik iltihabına ne iyi gelir ayrıca evde bitkisel tedavi ile iltihap oluşumunu azaltabilirsiniz.

Bademcik İltihabı Belirtileri

Tonsillit belirtileri boğaz ağrısı, ateş, bademcikler ağrı, yutma güçlüğü, burun akıntısı, baş ağrısı, ağız kokusu, öksürme ve hapşırma içerir. Dil iltihabı da kulak ağrısı gibi belirtiler yapabilir.

Bademcikler, bazı hastalıklarla mücadele eden beyaz kan hücrelerini üretirler. Bu nedenle, bademciklerin, bağışıklık sisteminin, ağzınıza giren bakterilere ve virüslere karşı ilk savunma hattı olarak hareket ettiğine inanılmaktadır.

Bu işlev onları enfeksiyon ve inflamasyona karşı özellikle savunmasız hale getirebilir. Sorun çocuklarda daha yaygındır çünkü bademciklerin bağışıklık sistemi fonksiyonu ergenlikten önce en aktiftir. Ayrıca, bir yetişkinin bağışıklık sisteminden farklı olarak, bir çocuğun sistemi, bakteri ve virüslere daha az maruz kalmıştır ve henüz bunlara karşı bağışıklık geliştirmemiştir.

Sık sık tekrar eden ve bademcik iltihaplarını önlemek için bir tonsillektomi önerilebilir. Sık sık genel olarak tanımlanır:

  • Yılda yediden fazla bölüm
  • Bir önceki iki yılda her yıl beşten fazla bölüm
  • Önceki üç yılın her birinde üç yıldan fazla bölüm

Prosedür aşağıdaki durumlarda da önerilebilir:

  • Antibiyotik tedavisi ile tonsillite neden olan bakteriyel bir enfeksiyon gelişmez
  • Bir tonsilin (tonsil apsesi) ardında bir irin toplanmasıyla sonuçlanan bir enfeksiyon, ilaç tedavisi veya drenaj prosedürü ile düzelmez.

Büyümüş bademciklerin komplikasyonları

Bademcikler sık ​​veya kalıcı enfeksiyonlardan sonra büyüyebilir veya doğal olarak büyük olabilir. Bir tonsillektomi, genişletilmiş bademciklerin neden olduğu veya karmaşık olduğu aşağıdaki problemleri tedavi etmek için kullanılabilir:

  • Zorlayıcı solunum
  • Uyku sırasında solunum bozukluğu
  • Yutma güçlüğü

Bademciklerin diğer hastalıkları

Bir tonsillektomi ayrıca bademciklerin diğer nadir hastalıklarını veya durumlarını tedavi etmek için de kullanılabilir:

  • Bir veya iki bademcikte kanserli doku
  • Bademciklerin yüzeyine yakın kan damarlarından tekrarlayan kanama

Bademcik İltihabına Ne İyi Gelir?

Ancak, hastalığın iyileşme sürecini kısaltmak ve kişinin vücut direncini arttırmak için bitkisel ilaçlar kullanmak da mümkündür. Evde hazırlanabilen basit kürlerle, bademcik şişmesi kontrol edilebilir.

1. Bademcik iltihabı tuzlu su gargara

En iyi ve en yaygın çözüm tuzlu sudır. Bademcik iltihabı için, gargara ılık tuzlu su ile yapılabilir. Sıcak suyun rahatlatıcı bir etkisi vardır ve virüsleri veya bakterileri öldürmeye yardımcı olur. Aynı zamanda tuz floşını kurutmaya da yardımcı olur.
– Bir bardak ılık su bir çay kaşığı tuz ile karıştırılır.
– Gargara karışımı ile yapılır. Kesinlikle yutulmuyor.
– Günde birkaç kez uygulanabilir.

2. Bademcik iltihabına limon suyu

Limonun enfeksiyonu ve enflamasyonu yatıştırmak için antiviral, anti-bakteriyel ve anti-inflamatuar özellikleri vardır. Aynı zamanda vücudun yüksek C vitamini içeriği olan enfeksiyonlara karşı direncini arttırır.
– Bir bardak ılık su, bir limon suyu, bir tutam tuz ve bir tatlı kaşığı bal karıştırılır. Günde iki kez tüketilebilir.

3. Fesleğen

Fesleğen anti-viral ve anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle bademcik iltihabı için etkili bir çözümdür. İyileştirici özellikleri ve sakinleştirici özellikleri, şişlik ve ağrı belirtilerini azaltır, iyileşme sürecini hızlandırır.
– 10 ila 12 fesleğen yaprağı yarım bardak suya eklenir ve kaynatılır.
– 10 dakika kaynatıldıktan sonra içerisine limon suyu ilave edilir. İsteğe bağlı olarak bir çay kaşığı bal da eklenebilir.
– İki veya üç gün boyunca günde 3 kez iç.

4. Zerdeçal

Zerdeçal, güçlü anti-inflamatuar ve antiseptik özelliklerinden dolayı bademcik iltihabına karşı oldukça etkilidir. Ağrı ve kaşıntı gibi semptomları hafifletir.
– Tuzlu suya bir bardak sıcak su veya bir çay kaşığı zerdeçal tozu ekleyin. Bu karışım günde birkaç kez ve özellikle yatmadan önce yapılır.
– Alternatif olarak, bir bardak ılık zencefil tozu ve bir tutam karabiber ekleyin. İyileşme sürecini hızlandırmak için, bu karışımın 2 veya 3 bardakı günlük olarak tüketilebilir.

5. Tarçın

Tarçın, bademcik iltihabını tedavi etmek için kullanılan başka bir bitkisel çözümdür. Antimikrobiyal özellikleri tarçın bakterilerini ve diğer mikroorganizmaları yok eder. Şişme, ağrı ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur.
– Bir çay kaşığı tarçın tozu, bir bardak sıcak su ilave edilir.
– İki tatlı kaşığı bal karıştı.
– Sıcak tüketiliyor. Günde iki veya üç bardak sarhoş olabilir.

6. Kaygan karaağaç

Kaygan karaağaç jeli ağrı ve inflamasyonu. Mukus birikimini giderirken iltihaplı dokuları iyileştirir.
– Kaygan karaağacın iç kabuğundan bir çay kaşığı. Beş dakika demonstilir ve içilir. Gün 2 kez tüketilebilir.
– Alternatif olarak, Gösterilen üç çay kaşığı toz kaygan karaağaç kabuğu, bir çay kaşığı kırmızıbiber tozu, iki çay kaşığı bal dört çay kaşığı ılık su karistirilir ettik. 2 tatlı da bir gün kaşığı tüketilebilir.

Bademcik iltihabı mutlaka gerekli doktora gidilmelidir. Bademcik iltihabına antibiyotik tedavisi gerekir.

Bademcik iltihabı bulaşıcı mı?

Enfeksiyöz bir hastalık olan bademcik iltihabı, bir kişiden diğerine çok hızlı bir şekilde yayılabilir. Bakteriyel veya virüs damlacıkları öksürme veya hapşırma ile yayılır. Tonsillit için birçok ilaç kullanılır. Bununla birlikte, bazı doğal ve bitkisel çözümler de denenebilir.

Bademcik İltihabı Riskler

Tonsillektomi, diğer ameliyatlar gibi, belirli risklere sahiptir:

  • Anestetiklere reaksiyonlar. Ameliyat sırasında uyutmanıza yardımcı olan ilaçlar genellikle baş ağrısı, bulantı, kusma veya kas ağrısı gibi küçük, kısa süreli problemlere neden olur. Genel anestezi ölüm riski taşımadığı halde ciddi, uzun süreli problemler nadirdir.
  • Şişme. Dilin şişmesi ve ağzın yumuşak çatısı (yumuşak damak), özellikle işlemden sonraki ilk birkaç saat içinde solunum problemlerine neden olabilir.
  • Ameliyat sırasında kanama. Nadir durumlarda, cerrahi sırasında ciddi kanamalar meydana gelir ve ek tedavi ve daha uzun bir hastanede kalış gerektirir.
  • İyileşme sırasında kanama. İyileşme süreci sırasında, özellikle yara yarası çok erken çıkarsa kanama oluşabilir.
  • Enfeksiyon. Nadiren, cerrahi daha fazla tedavi gerektiren bir enfeksiyona yol açabilir.

Nasıl hazırlıyorsun

Kendinizi veya çocuğunuzu bir tonsillektomi için nasıl hazırlayacağınız konusunda hastaneden talimatlar alacaksınız.

Sağlamanız istenen bilgiler şunları içerir:

  • Reçetesiz satılan ilaçlar ve diyet takviyeleri dahil olmak üzere tüm ilaçlar düzenli olarak alınır.
  • Anesteziye olumsuz reaksiyonların kişisel veya aile öyküsü
  • Kişisel veya aile kanaması bozuklukları öyküsü
  • Bilinen alerji veya antibiyotikler gibi ilaçlara diğer olumsuz tepkiler

Hazırlama talimatları aşağıdakileri içerecektir:

  • Ameliyattan en az iki hafta önce aspirin veya aspirin içeren diğer ilaçları kullanmayın.
  • Planlanan ameliyattan önce gece yarısından sonra hiçbir şey yemeyin. Cerrahınız, hastaneye bildirmeden önce yiyecek ve içecek sıvıları tüketme hakkında talimatlar vermelidir.
  • Eve gitmek için düzenlemeler yapın.
  • 10 güne iki hafta veya daha fazla iyileşme süresi planlayın. Yetişkinlerin çocuklardan daha fazla zamana ihtiyacı olabilir.

Doktorunuza veya hastane personeline kendiniz veya çocuğunuz adına sorularsormanız gerekenler:

  • Ameliyattan önce diyet kısıtlamalarım nelerdir?
  • Hastaneye ne zaman gelmeliyim?
  • Nereye giriş yapmalıyım?
  • Ameliyattan önceki günlerde başka reçeteli ilaçlar alabilir miyim? Son dozu ne zaman alabilirim?
  • Beklenen iyileşme süresi nedir?
  • İyileşme sırasında hangi aktivitelere ya da diyete yönelik kısıtlamalar beklemem gerekiyor?

Ne bekleyebilirsiniz

Tonsillektomi genellikle ayaktan tedavi olarak yapılır. Bu, ameliyat günü eve gidebileceksiniz demektir. Komplikasyonlar ortaya çıkarsa veya ameliyat küçük bir çocukta yapılırsa veya karmaşık bir tıbbi rahatsızlığınız varsa, bir geceleme mümkündür.

Ameliyat sırasında

Genel anestezi altında tonsillektomi yapıldığı için, siz veya çocuğunuz ameliyattan haberdar olmazsınız veya ameliyat sırasında ağrı hissedersiniz.

Cerrah, bir bıçak (bisturi) veya dokuları çıkarmak veya tahrip etmek ve kanamayı durdurmak için ısı veya yüksek enerjili ısı veya ses dalgaları kullanan özel bir cerrahi alet kullanarak bademcikleri kesebilir.

Kurtarma sırasında

Neredeyse herkes bademcik ameliyatından sonra acı çeker. Ağrı çoğu kez boğazda ve sıklıkla kulakta olmakla birlikte çene veya boyunda da olabilir.

Ağrıyı azaltmak, iyileşmeyi desteklemek ve komplikasyonları önlemek için atabileceğiniz adımlar şunlardır:

  • İlaçlar. Cerrahınız veya hastane görevlileriniz tarafından yönlendirilen ağrı ilaçlarını alın.
  • Sıvılar. Dehidrasyondan kaçınmak için ameliyattan sonra bol miktarda sıvı almak önemlidir. Su ve buz patlamaları iyi seçimlerdir.
  • Gıda. Yulaf ezmesi veya et suyu gibi yutulması kolay olan yumuşak yiyecekler, ameliyattan hemen sonra en iyi seçimlerdir. Eğer tolere edilirlerse, dondurma ve puding gibi yiyecekler diyete eklenebilir. Çiğnemek ve yutmak kolay yiyecekler en kısa sürede diyete eklenmelidir. Asitli, baharatlı, sert veya gevrek yiyeceklerden kaçının, bunlar ağrıya veya kanamaya neden olabilirler.
  • Dinlenme. Ameliyattan birkaç gün sonra yatak istirahati önemlidir ve ameliyattan iki hafta sonra koşu ve bisiklet sürmek gibi yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır. Siz ya da çocuğunuz normal bir diyete devam ettikten sonra, normal olarak gece boyunca uyumak ve ağrı kesici ilaçlara ihtiyaç duymadan iş veya okula dönebilmelidir. Kaçınılması gereken faaliyetler hakkında doktorunuzla konuşun.

Ne zaman doktora görünmek ya da acil bakım almak

Acil tıbbi bakım gerektiren aşağıdaki komplikasyonları izleyin:

  • Kanama. Burundan veya tükürükte küçük koyu kan lekeleri görülebilir, ancak herhangi bir parlak kırmızı kan hızlı bir değerlendirme ve tedavi için acil servise gidilmesini gerektirir. Kanamayı durdurmak için ameliyat gerekli olabilir.
  • Ateş. Siz veya çocuğunuzda 102 F (38.9 C) veya daha yüksek ateş varsa doktorunuzu arayın.
  • Dehidrasyon. Azaltılmış idrara çıkma, susama, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi veya baş dönmesi gibi dehidratasyon belirtileri gözlemlerseniz doktorunuzu arayın. Çocuklarda yaygın dehidratasyon belirtileri arasında günde iki veya üç kereden daha az idrara çıkma veya gözyaşı olmadan ağlama bulunur.
  • Solunum problemleri. Horlama veya gürültülü solunum ilk haftada ya da iyileşme sırasında yaygındır. Ancak, siz veya çocuğunuz nefes almakta zorlanıyorsanız, acil yardım alın.

Uçuğa Ne İyi Gelir

Uçuk neden çıkar?

Bu enfeksiyöz ve virüs-bulaşıcı bir hastalıktır. Bu virüs salya yoluyla cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Genital herpes ayrı bir kategoridir. Bu soğuk yaralar vücudun diğer bölümlerinin yaralarından biraz daha hassas ve tehlikeli olduğundan, daha fazla dikkat gösterilmelidir. Uçuşun özel bir tedavisi yok. Uygulamanın üretildiği bölgeye anti-viral uygulanması zorunludur. Soğuk yaraların bağışıklık sistemi zayıf olduğundan, bir problem için en uygun bölgede görülebilirler. Bu durumda çözüm olarak ne yapılabilir, uçuşa neden olan virüsten kurtulmak için virülan bölgeyi antiviral ilaçlarla çıkarmak. Kimyasal ilaçlar da vardır, fakat bitkisel ilaçların seçimi, kimyasal ilaçlar vücutta çeşitli hasarlara sahip olduğundan daha sağlıklı olacaktır.

Uçuk nasıl geçer?

Uçuk çıktığında ne yemeli?

Polar ayrıca beslendiği şekilde de ilgilidir. Vücudun yağ ve sağlıksız beslenmesi bağışıklık sistemini zayıflatır ve aynı zamanda cilt bozukluklarına neden olur. Deri bozuklukları sırasında oluşan uygun ortamda virüs oluşumu ve virüs büyümesi ve uçuk oluşumu gözlenir. Vücuttaki her virüs gelişemez çünkü vücudun savunma mekanizması virüs gelişimini önler. Ancak, sağlıksız beslenme ve bağışıklık sisteminin bozulmasından sonra, virüslere karşı direnç oranı azalır. Sonuç olarak, deride enflamasyon en uygun ve virüs biriktiren bölgelerde görülür. Uçmakta iyi olan besinler mutlaka bir diyet olmalıdır.

Uçuğu ne geçirir?

Acıkanlar için uygun dinlenme çok önemlidir. Her gece yedi ila dokuz saat arasında bir uyku süresine sahip olmanız gerekir. Gecelik bu uyku süresine dikkat ederek stres seviyelerini minimumda tutmak gerekir.

Uçuğu geçiren bitkiler: Uçuğa iyi gelen bitkiler

Doğal bileşenleri ile yardımcı olabilecek birçok bitki var.
Bu bitkiler şu şekilde sıralanabilir:
– Kırmızı yosun
– Astragalus
– Kidipenesi
– Meyan köstü
– Spirulina
– Myrhh
– Kırmızı yonca
– Ekinezya
– Dulavratotu

Bu bitkilerden yapılan bazı bitkisel ilaçların yan etkileri vardır. Bununla birlikte, bazıları hamile kadınlar tarafından kullanılmamalıdır. Bu yüzden lütfen kullanmadan önce doktorunuza danışın.

Uçuk aloe vera

Aloe vera bitkisinden yapılmış bir jel, herpes lezyonlarını hafifletebilir ve ateşi alarak bölgedeki ateşi hafifletmek için kullanılabilir. Aloe vera’nın antiviral ve anti-bakteriyel bileşenlerinin varlığı ayrıca cilt tahrişi belirtilerini de ortadan kaldırabilir. Bu bitkinin jeli, transplantlardan ve bazı eczanelerden elde edebilirsiniz.
Mısır nişastası ve kabartma tozu
Mısır nişastası ve kabartma tozu, herpesin neden olduğu yaraların ve herpes’in normal pH seviyelerini geri getirmesi için kullanılabilir. Bu iki toz halindeki gıda maddesi, iç çamaşırların üzerine serpilerek veya nemli pamuk kısmındaki tozu nemlendirerek ve pamuk parçası ile hafifçe silerek uygulanabilir.

Çay poşetleri

Ateş deri altındaki cildin iltihaplanması sonucu oluşur ve bu iltihaplara virüsler neden olur. Bu virüsler vücudun diğer kısımlarına elle veya havlular ve benzerleri ile dağıtılabilir ve bu durumda dağıldıkları bölgelerde de yayılabilirler.
Siyah çay poşetleri uçukların altında oluşan iltihaplarda kullanılır. Aynı zamanda, bu tedavi yöntemi aynı zamanda sineklerin parçalanmasını da ortadan kaldırır. Çay poşetlerini bir kompres formunda uygulayarak sinek ile temas eden alanın sinek ile temas halinde olmasını sağlayabilirsiniz. Bunu günde 2 veya 3 kez yapabilirsiniz

Buzla uçuk tedavisi

Bazı insanlarda sineğin bir salgın hastalık gibi bulaşma nedeniyle bulaşmasından dolayı enfekte olduğu söylenebilir. Bu şekilde, enfekte olmuş sineklerde genellikle kaşıntılı ve kızarıklık görülür. Virüsleri nötralize etmenin bir yolu buz paketleri. Bir insanda uçmaya neden olan virüsler bir noktada aşağıdaki soğukluğa dayanamazlar. Bu yöntem soğuk bölgelere buz paketleri ile soğuk sıkıştırılarak uygulanır. Soğuk nedenlerle virüsler etkisiz hale gelir ve uçuş durdurulur.

Uçuk için bitkisel yağlar

E vitamini ve kalendula, hasarlı cildin onarılmasına yardımcı olabilecek esansiyel yağlardır. Bunlar arasında çay ağaçları en etkili olanlardır. Çay ağacı yağı, mikropları öldürmede ve salgının bir salgın haline gelmesine neden olan bulaşıcı doğayı durdurmada etkili olan oldukça etkili bir uçucu yağdır. Kantaron yağı da çok etkilidir. Kısaltılmış centaur yağı ile kontrol altına alınabilir.

Uçuk için tuz

Epsom tuzlarının yeşilliklerin geçmesine yardımcı olmak için kullanıldığı doğal yollar:
Magnezyum sülfat, epsom tuzları olarak bilinen en bilinen tuzlardan biridir ve vücuttaki virüs birikintilerini sıcak banyoya ekleyerek uzaklaştırmak için kullanılır. Epsom tuzları genellikle herpes’i anti-enflamatuar, kaşıntı ve anti-enflamatuar özellikleri ile rahatlatmaya yardımcı olur.

Enfeksiyon enfeksiyonu iki tipte, tekil veya kümelenmiş olarak görülebilir.

Uçuk nerelerde çıkar:

– Ağız
– Dudak
– Cinsel organlar
– Göz

Özellikle göze ait çukur ve tabaka kısımlarında görülür. Herhangi bir özel cinsiyet göstermeyen fenomen, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sinde tekrarlıyor gibi görünmektedir. Ancak, hemen hemen her bitki herpes en az bir kez vardır.

Doğal ve geleneksel tedaviler

Herpes enfeksiyonunun tedavisinde uçuşun nüksetmesini önlemek ve daha hızlı iyileşmesini sağlamak için öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir. Doğal ilaçlar, tek başına kullanılan ve eklerinde antiviral özelliklere sahip olan bitkisel ilaçlardır. Bu, yarayı oluşturan virüslerin kullanıldığında tahrip olmasını sağlar.

Botanik ilaçlar

Melissa bitkileri, herpes enfeksiyonlarını önlemenin ve bunları kurutmanın en yaygın yollarından biridir. Melissa bitkisinin antiviral özellikleri, sadece soğuk yaralardan değil, diğer cilt hastalıklarından kurtulmaya da yardımcı olur. Büyük bir oranda meyankökü ve diğer bitki bileşenlerini içeren Melissa, uzun yıllardan beri en çok alıntı yapılan bitkilerden biridir. Bunun nedeni birçok cilt hastalığının iyileştirici özelliklere sahip olmasıdır. Bununla birlikte, alerjiniz olmadığından ve herhangi bir yan tesire maruz kalmayacağınızdan emin olmak için bu bitkiyi kullanmadan önce doktorunuza danışmanız gerekir.

Besin takviyeleri

Klinik çalışmalar, HSV’ye etkili bir topikal uygulama ve çinko desteğinde herpes enfeksiyonlarında azalma olduğunu göstermiştir. Pizzorno ve Murray’e göre çinko minerali, hücre güçlendirmesi yoluyla bağışıklık sisteminin savunma mekanizmasının savunma gücünü destekler. Çinko içeren bitkisel kremler mineral takviyeli mastiğe uygulanabilir ve bu da cildin kurumasıyla sağlanabilir. Çinko minerali olan bitkiler en fazla C vitamini içeren bitkilerdir. Bu bitkilerde, C vitamini, vücut tarafından çinko elementinin emiliminde rol oynar. C vitamini de vitamin olarak alınabilir. Bu çinko günlük gıdalardan emiliminde yardımcı olur. C vitamini ağızdan veya topikal olarak alınabilir. Genel olarak, elde edilen besinlerdeki çinko miktarı ve aynı zamanda C vitamini ile alınan çinko emilimi sağlanır.

Kanal Tedavisi Ağrısına Ne İyi Gelir?

Kanal tedavisi, diş kökü kanalına yapılan müdahale ameliyatıdır. Bu işlem sırasında dişin kökündeki sinirler çıkarılır ve dişi kurtarmak için kan damarları ve bağ dokuları boşaltılır. Bazı durumlarda kanal tedavisi ağrılı olabilir. Ağrı kesicilere ek olarak, kanal tedavisinin neden olduğu ağrı için botanik solüsyonlar da uygulanabilir.

Kanal Tedavisi Neden Yapılır?

  • Lokalize ağrı, yani belirli bir alanda oluşan ağrı ya da diş ağrısı
  • Diş ve diş eti şişmesi
  • Diş etinde oluşan kızarıklar
  • Çiğneme, yemek yeme ya da soğuk ve sıcak bir şeyler içme sırasında oluşan duyarlılık

Kanal Tedavisi Ağrısına Ne İyi Gelir?

1. Diş ağrısına buz iyi gelirmi?

Buz paketi ağrıyı hafifletmek için kullanılabilir. Bir beze yerleştirilen birkaç buz küpü ağrılı diş alanlarına sıkıca uygulanabilir.

2. Kanal Tedavisi Ağrı Kesici İlaçlar

Reçetesiz ağrı kesiciler ağrıyı ve iltihabı hafifletir. Ancak, kullanmadan önce bir doktora danışmanız tavsiye edilir.

3. Sıvı alımı artırılabilir

Diş ağrısı durumunda, katı gıda tüketmek artan ağrıya yol açabilir. Bu nedenle katı gıda yerine püre ve yumuşak yiyecek tüketilmesi tavsiye edilir. Diş macununu hafifletmek için birkaç gün boyunca sıvı diyet yapılabilir. Portakal suyu, havuç suyu veya sebze suları tüketilebilir. Su alımı da artırılmalıdır.

4. Diş Ağrısına Tuzlu Su Gargara

Bir bardak ılık suya bir çorba kaşığı tuz eklenir. Bu su günde birkaç kez gargara yapılabilir. Bu prosedür ağrıyı hafifletir ve aynı zamanda ağızda gelişen bakterileri öldürmeye yardımcı olur.

5. Diş Ağrısına Alkol

Gargaralar, alkol içeren içecekler ile yapılabilir. Alkol içeren maddeler hafif bir narkotik etki sağlar ve ağrıyı hafifletir.

6. Çay Ağacı Yağı

Çay ağacı yağı sivilce ve sivilce lekelerini gidermek için en etkili çözümlerden biridir. Bununla birlikte, kanal ağrısının tedavisinde de kullanılır. Bir bardak ılık suya birkaç damla çay ağacı yağı eklenir ve ağız çalkalanır.

7. Salatalık

Salatalık da ağrıyı hafifletmek için kullanılabilir. Dilimlenmiş salatalık dişlere uygulanabilir.

8. Diş Ağrısına Zeytin İyi Gelirmi?

Pamuk yardımıyla ağrıyan dişe biraz zeytinyağı uygulanabilir. Ağrıyı hafifletmek için rahatlatıcı özellikler sağlar. Zeytinyağı ve bazı karanfil yağı da karıştırılabilir.

9. Diş Ağrısı İçin Çözüm Sarımsak Ve Soğan

Bu iki besin, kanal tedavisinde ağrı giderici özelliklerle de kullanılabilir. Bir parça sarımsak veya soğan, ağrıyan dişe karşılık gelecek şekilde çiğnenir. Soğan ya da sarımsaktan çıkardığınız suyu dişlere uygulayın. Eğer bir kusma hissi olursa, uygulamadan sonra biraz şeker almanız önerilir.

Diş Ağrısı Nasıl Önlenir?

  • Kanal tedavisi enfeksiyonlarını önlemenin en etkili yolu düzgün fırçalamaktır.
  • Her zaman diş ipi kullamanız önerilir.
  • Özellikle çok tatlı yiyeceklerden sonra, dişleri fırçalamak ve kanalın tedavi edildiği alanda artık yemek kalmaması gerekir.
  • Çok hassas dişlerde dişlerin sararmasını ve olası ağrıları önlemek için alkolsüz içecekler tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Hassas dişlerde sararma vakası ve olası ağrıları önlemek için alkolsüz içeceklerin tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Her yemekten sonra ağızda yiyecek birikmesini ve bakteri üremesini önlemek için gargara kullanmak gerekir.

Kanal tedavisi zorlu bir operasyon gibi görünüyor, ama aslında oldukça basit. Olası ağrıları önlemek için doğal çözümler denenebilir.

Uyarı: Şiddetli ağrılar, titreme ya da sıtma gibi hastalık belirtileriniz olursa mutlaka doktora başvurmalısınız.

Bademcik Şişmesine Ne İyi Gelir

Bademcik şişmesi, insan vücudunda hızlı bir şekilde artarak çoğalan mikropların sebep olduğu bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın ilerlemesi vücudu kuvvetten düşürmekle kalmayarak beraberinde beslenme bozukluklarına da sebep olmaktadır. Bademcik şişmesinin ortaya çıkardığı en yüksek olumsuzluk ise hastalarda ateşlenmelere, yutkunma zorluklarına ve halsizliğe neden olmasıdır.

Bu hastalığın tedavisi süresince özellikle antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Ancak antibiyotik tedavisi yalnızca bir doktor tarafından verilmelidir. Ardından hastalığın iyileşme sürecini en aza indirmek ve vücut direncini çoğaltmak için doğal tedavi şekillerinden de faydalanmakta yarar vardır işte o doğal yöntemlerden birkaçı.

  • Kırmızı üzüm sirkesi ve papatya kurusu derin bir kabın içine alarak birlikte 24 saat kadar beklemeye bırakın. Ardından posa kıvamına gelen papatyaları sirkeden çıkartarak elinizle sıkın ve sıkılan papatya posalarını bir tülbent içine alarak ağrıyan boğazınıza sarın.
  • 2 adet kuru soğanın kabuklarını soyarak rendeleyin ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile soğanları kavurun ve temiz bir tülbent içine yerleştirdikten sonra ılımasını bekleyin ve ılıyan soğan posasını ağrıyan boğazınıza sarın.
  • Ada çayını sıcak su içinde15-dakika kadar demlendirdikten sonra ağrıyan boğaza gargara olarak uygulayın. Ada çayının içeriğinde yer alan bir madde bademcik şişmesine ve boğaz ağrılarına karşı olumlu sonuçlar verdiği bilinmektedir.
  • Kuru yaban mersini kaynamış suyun içine ilave edilerek 10-15 dakika kadar demlendirdikten sonra suyun içindeki yaban mersinlerini süzerek sudan alın. Kalan suyun içine yeteri kadar dut pekmezi ekleyerek karışımı şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırın ve bu şurubu hastalık süresince her gün 1 çorba kaşığı kadar 3 defa için.
  • Kurutulmuş hatmi çiçeği ve papatya karıştırılarak sıcak su içinde 2 saat kadar demlenmeye bırakılır. Bu sürenin sonunda karışımı süzerek üzüm suyu ile tatlandırdıktan sonra hastalık süresince her gün ılık olarak bir bardak tüketin.
  • Hastalık boyunca kesinlikle sigara içmeyin.
  • Tuzlu su yardımıyla her gün boğazınıza gargara yapın.
  • Ada çayı kuşburnu ve nane çaylarını sıklıkla için.
  • Ayvayı kaynatarak her gün ayva suyuyla boğazınıza gargara yapın.
  • Hastalık boyunca ılık suyu balla tatlandırarak her gün için.
  • Kuru inciri doğradıktan sonra süt ile birlikte pişirin ve ılık olarak her gün 1-2 çorba kaşığı kadar tüketin.  İncir ve sütün birlikte kaynaması boğaz ağrısına ve bademcik şişmesine iyi gelmektedir.
  • Hastalık süresince her gün 2 diş sarımsak tüketin.
  • Mine çiçeği suyu ile her gün boğazınızı gargara yapın.
  • 30 gr kadar hindi bağ kökünü bir kabın içine alarak üzerine su ilavesiyle ocakta 1-2 taşım kaynatarak demlenmesi için bekletin. 20 dakika kadar demlenen çayı balla tatlandırarak ılık olarak her gün bir bardak kadar için.

Ses Kısıklığına Ne İyi Gelir?

Ses kısıklığı, ses seviyesindeki bozulma durumunda ses fısıltılarının titreşimleri veya ses hatlarını çevreleyen  bozukluğun bir sonucu olarak gelişir. Çoğu zaman kendini sınırlayan basit sebeplerden kaynaklanır. Ancak bazen, ciddi bir hastalık bir habercisi olabilir. Yaşamımızda bir çok nedenlerden dolayı oluşan ve genellikle sürekli yüksek sesle konuşma, uzun süreli bağırmalar gibi durumlarla birlikte genelde mevsim değişikliklerinden ve yorgunluktan kaynaklanan bir durumdur. Mevsimsel olarak hava sıcaklığının değişim göstermesi kişilerin ses kısıklığı sorunu yaşamasına neden olabilmektedir. Diğer nedenler ise en çok soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları ve sinüzit gibi grip semptomların da bu sorun yaşanıyor. Ses kısıklığına iyi gelen yöntemleri uygulamanızı tavsiye ediyoruz.

 

Ses Kısıklığına Ne İyi Gelir?

Ses kısıklığı basit bir nedenden kaynaklıysa aşağıdaki öneriler sizlere yardımcı olabilir.

  • Sesinizi dinlendirin, sadece gerekli olduğunda düşük ses tonuyla konuşun.
  • Bağırma, şarkı söyleme gibi sesinizi yoracak davranışlardan kaçının.
  • Bol sıvı tüketin, boğazınızın nemli kalmasını sağlayın.
  • Çok kuru havadan sakının, mümkünse evinizdeki havanın nemini arttırın.
  • Sigara içmeyin, tozlu veya dumanlı ortamda durmayın.
  • Gün içerisinde 2 litre kadar ılık su için. Su boğazda oluşan kaşınma hissini kaldıracaktır ve rahat konuşmanızı sağlayacaktır.
  • Geceleri yatmadan önce bir bardak ılık suyun içerisine bir tatlı kaşığı bal karıştırıp içebilirsiniz. Rahat uyumanızı sağlayacak bu kür aynı zamanda ses kısıklığınıza da oldukça iyi gelecektir.
  • Yatış ve kalkış saatleriniz de düzelmeler yapın ve düzenli bir uyku çekmeye dikkat edin. Uykusuz kalmanız halinde ses kısıklığınız düzelmeyebilir.
  • Sabahları kahvaltıdan yarım saat sonra zencefil çayı hazırlayın ve içerisine bir tatlı kaşığı bal ilavesi yapıp ılık olarak içilir. Bu bitki çayını günde bir bardak şeklinde içebilirsiniz.
  • Bir bardak ılık sütün içerisine bir tatlı kaşığı bal karıştırıp günde 2 kere tüketebilirsiniz. Özellikle gece yatmadan önce içmenizi tavsiye ederiz. Sabah kalktığınızda ses kısıklığınızı pozitife çevirecektir.
  • Her gün C vitamini bakımından zengin meyveler tüketmelisiniz. Bu besinleri sık tüketmeniz halinde kısa sürede iyileşme sürenizi hızlandıracaktır.
  • Bir bardak sıcak suyun içerisine birkaç damla limon damlatın ve su ılıdıktan sonra içerisine 2 şeker kaşığı bal ilave edip karıştırın. Bu kür hem sizi rahatlatacaktır hem de ses kısıklığınızı düzenleyecektir.
  • Geceleri yatmadan önce bir bardak suyun içerisine birkaç damla menekşe yağı damlatın ve bu su ile boğazınıza gargara yapın. Bu uygulamaya ses kısıklığınız geçene kadar her gün gece yatmadan uygulayabilirsiniz.
  • Siyah turpun kabuklarını soyun ve dilimleyerek bir tencerenin içerisine alın. Üzerini geçecek kadar su ilavesi yapıp kaynatın ve suyu ılıdıktan sonra boğaza gargara yapın. Sürekli değil ama haftada 3 kere bu uygulamayı yapabilirsiniz.

 

Ağız Sağlığı ve Diş bakımı

Doğru fırçalama ve diş ipi çıkarma teknikleri hakkında her şeyi biliyor musunuz? Temelleri ve ağız sağlığını geliştirmek için neler yapabileceğinizi öğrenin.

Gülümsemeniz fırçalama ve diş ipi gibi basit diş bakımı alışkanlıklarına bağlıdır. Ama doğru teknikleri kullanıyor musunuz? Ağız sağlığınızı korumak için aşağıdaki adımları izleyin.

Ağız sağlığı için fırçalama

 Ağız sağlığı temiz dişlerle başlar. Dişlerinizin dişetinizin temiz tutulduğu bölgeyi tutmak dişeti hastalığını önleyebilir, diş yüzeylerinizi temiz tutarken boşlukları kesmenize yardımcı olabilir. Amerikan Diş Derneği’nden şu fırçalama temellerini düşünün:
  • Dişlerinizi günde iki kez fırçalayın . Fırçaladığında, acele etme. Tam bir iş yapmak için zaman ayırın.
  • Doğru ekipmanı kullanın . Ağzınıza rahatça oturan bir florürlü diş macunu ve yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanın. Manuel fırçalamadan daha fazla plak ve hafif bir diş eti hastalığı (diş eti iltihabı) formunu azaltabilen elektrikli veya batarya ile çalışan bir diş fırçası kullanmayı düşünün. Bu aygıtlar, etkili bir şekilde fırçalamayı zorlaştıran artrit veya başka sorunlarınız varsa da yardımcı olur.
  • İyi teknikler uygulayın . Diş fırçanızı hafif bir açıyla tutun – kılları dişinizin sakızla temas ettiği bölgeye doğru yönlendirin. Kısa geri ve ileri hareketlerle nazikçe fırçalayın. Dilinizin yanı sıra dişlerin dış, iç ve çiğneme yüzeylerini fırçalamayı unutmayın.
  • Ekipmanınızı temiz tutun . Her zaman diş fırçanızı fırçaladıktan sonra suyla durulayın. Diş fırçanızı dik konumda saklayın ve tekrar kullanana kadar hava-kurumaya bırakın. Çapraz kontaminasyonu önlemek için, aynı tutucudaki diğer diş fırçalarından ayrı tutmaya çalışın. Diş fırçalarını rutin olarak kapatmayın ya da kapalı kaplarda saklayın, bu da bakteri, küf ve mayanın büyümesini teşvik edebilir.
  • Diş fırçanızı ne zaman değiştireceğinizi bilin . Elektrikli veya batarya ile çalışan diş fırçanız için her üç ila dört ayda bir yeni bir diş fırçasına veya bir yedek kafasına ya da kılların düzensiz veya yıpranmış olmasına rağmen daha erken yatırım yapın.

Ağız sağlığı için diş ipi

 Dişleriniz arasında ve diş fırçası ile dişetleri arasındaki dar boşluklara ulaşamazsınız. Bu yüzden günlük diş ipi önemlidir. Diş ipi kullandığınızda:
  • Skimp yapmayın . Diş ipi yaklaşık 18 inç (46 santimetre) kırın. Bir yandan orta parmağın etrafındaki diş ipinin bir kısmını ve diğer yandan orta parmağın etrafında kalanları rüzgarda tutunuz. Parmak uçlarınız ve önleyiciler arasındaki ipi sıkıca kavrayın.
  • Nazik ol . Dişlerinizi sürtünme hareketi kullanarak diş ipi arasında yönlendirin. Diş ipini diş etlerine sokma. Diş ipi diş eti çizginize ulaştığında, bir dişe doğru eğin.
  • Her seferinde bir diş alın . Diş ipini dişeti ve diş arasındaki boşluğa kaydırın. Diş tarafını yavaşça yukarı ve aşağı hareket ettirmek için diş ipini kullanın. Dişlerin geri kalanına ilerlerken taze ipi gevşetin.
  • Devam et . Diş ipi kullanmakta zorlanıyorsanız, diş çekme, ön diş ipi pensesi, dişler arasında akan küçük fırçalar, su perdeleyici veya ahşap veya silikon plak sökücü gibi bir interdental temizleyici kullanın.
 Tam bir iş yaptığınız sürece, önce fırça ya da diş ipi kullanmanız fark etmez.

Diğer ağız sağlığı ipuçları

 Günlük fırçalamaya ve diş ipine ilaveten, ağız sağlığını geliştirmek için florid içeren florür kullanmayı düşünün.

Ayrıca, diş etlerini ya da diş etlerine zarar verebilecek ve bakteri içerisine girebilecek olan kürdan ya da diğer nesneleri kullanmanın cazibesine karşı koy.

Dişçiyi ne zaman görmek

 Diş eti hastalıkları ve diğer ağız sağlığı sorunlarını önlemek için düzenli diş temizliği ve muayeneleri planlayın. Bu arada, aşağıdaki gibi ağız sağlığıyla ilgili sorunlara işaret edebilecek herhangi bir belirti veya semptom fark ederseniz diş hekiminize başvurun:
  • Kırmızı, ihale veya şişmiş diş etleri
  • Fırçalarken veya diş ipi çekerken dişeten diş etleri
  • Dişlerden çekmeye başlayan diş etleri
  • Gevşek dişler
  • Üst ve alt dişlerinizin birbirine hizalanma şeklindeki değişiklikler
  • Sıcak ve soğuğa sıra dışı hassasiyet
  • Kalıcı ağız kokusu veya ağzınızda alışılmadık bir tat
  • Protez veya kısmi takma dişlerinizin formundaki değişiklikler
  • Yutma güçlüğü
  • Ağız ülseri veya iyileşmeyen yaralar
 Unutmayın, diş etleriniz, dişleriniz ve ağızlarınızla ilgili problemlerin erken tespiti ve tedavisi, iyi bir ağız sağlığı sağlamanın sağlanmasına yardımcı olabilir.

Ağız Kokusunu Önlemenin Yolları

Diş hekiminiz muhtemelen ağzınızdan gelen nefesi ve burnunuzdaki nefesi koklayacak ve kokuyu bir ölçekte değerlendirecektir. Dilin sırrı çoğu kez kokunun kaynağı olduğu için, diş hekiminiz onu kazıyarak kokusunu da değerlendirebilir. Kötü nefeslerden sorumlu olan kimyasalları tanımlayabilen sofistike dedektörler vardır, ancak bunlar her zaman mevcut değildir.

Ağız Kokusunu Önleyecek Tedaviler

Kötü nefesi azaltmak için, boşluklardan kaçınmaya ve diş eti hastalığınızın riskini azaltmaya yardımcı olun, sürekli olarak iyi ağız hijyeni uygulayın. Kötü nefes için ileri tedavi, nedene bağlı olarak değişebilir. Kötü nefesinizin altta yatan bir sağlık durumundan kaynaklandığı düşünülürse, diş hekiminiz sizi birincil bakım sağlayıcınıza yönlendirecektir.

Ağız sağlığınızla ilgili nedenlerden dolayı, diş hekiminiz bu durumu daha iyi kontrol etmenize yardımcı olmak için sizinle birlikte çalışacaktır. Diş önlemleri şunları içerebilir:

  • Ağız durulama ve diş macunları. Ağız kokunuz dişlerinizde bir bakteri (plak) birikiminden kaynaklanıyorsa, diş hekiminiz bakterileri öldüren bir ağız durulama önerebilir. Diş hekiminiz ayrıca plak oluşumuna neden olan bakterileri öldürmek için bir antibakteriyel madde içeren bir diş macunu da önerebilir.
  • Diş hastalığının tedavisi. Eğer diş eti hastalığınız varsa, bir diş eti uzmanı (periodontist) için sevk edilebilir. Diş eti hastalıkları dişetlerinden dişetlerini çekerek, kokuya neden olan bakterilerle dolu derin cepler bırakabilir. Bazen sadece profesyonel temizlik bu bakterileri temizler. Diş hekiminiz ayrıca, hatalı diş restorasyonlarının yerine bakterilerin üreme zeminini değiştirmenizi tavsiye edebilir.

Ağız Kokusunu Giderecek Öneriler

Kötü nefesi azaltmak veya önlemek için:

  • Yedikten sonra dişlerini fırçala. Yedikten sonra kullanmak için diş fırçasını işte tutunuz. Özellikle yemeklerden sonra, günde en az iki kez florür içeren diş macunu kullanarak fırçalayın. Antibakteriyel özelliklere sahip diş macununun kötü nefes kokusunu azalttığı gösterilmiştir.
  • Günde en az bir kez diş ipi. Düzgün diş ipi, dişlerinizin arasından yiyecek parçacıklarını ve plakları temizler ve kötü nefesi kontrol etmeye yardımcı olur.
  • Dilini fırçala. Diliniz bakteri barındırır, bu nedenle dikkatlice fırçalamak kokuları azaltabilir. Önemli bir aşırı bakteri üründen kaplanmış bir dil olan insanlar (örneğin, sigara veya kuru ağızdan) bir dil kazıyıcı kullanmanın yararına olabilir. Veya yerleşik bir dil temizleyicisi olan bir diş fırçası kullanın.
  • Protezleri veya diş cihazlarını temizleyin. Köprü ya da takma diş takarsanız, en az günde bir kez ya da diş hekiminizin belirttiği şekilde iyice temizleyin. Diş tutucunuz veya ağız koruyucunuz varsa, ağzınıza koymadan önce her defasında temizleyin. Diş hekiminiz en iyi temizlik ürününü önerebilir.
  • Ağızdan kaçının. Ağzınızı nemli tutmak için tütünden kaçının ve bol su içmeyin – kahve, alkolsüz içecekler veya daha kuru bir ağza yol açabilen alkolsüz içecekler. Tükürük uyarmak için sakızı çiğneyin veya şekerde emdirin (tercihen şekersiz). Kronik kuru ağız için, diş hekiminiz veya doktorunuz, tükürük akışını uyaran bir yapay tükürük preparatı veya oral bir ilaç reçete edebilir.
  • Diyetinizi ayarlayın. Kötü nefeslere neden olabilecek soğan ve sarımsak gibi gıdalardan kaçının. Şekerli yiyecekler yemek de kötü nefesle bağlantılıdır.
  • Düzenli olarak yeni bir diş fırçası al. Diş fırçanızı yıprandığında, her üç ila dört ayda bir değiştirin ve yumuşak kıllı bir diş fırçası seçin.
  • Düzenli diş muayenelerini planlayın. Dişlerinizi veya protezlerinizi muayene edip temizlemeniz için diş hekiminizi düzenli olarak (genellikle yılda iki kez) görün.

Ağız Kokusu için Doktor Görüşmeniz

Diş hekiminiz tarafından kötü bir nefeste değerlendirilecekse, bu ipuçları size yardımcı olabilir:

  • Diş hekimleri genellikle sabahları yediğiniz yiyecekleri sınava sokma şansını azaltmak için kötü nefesi test etmek için sabah randevularını tercih ederler.
  • Randevunuza parfüm, kokulu losyon veya kokulu ruj veya dudak parlatıcısı sürmeyin, çünkü bu ürünler herhangi bir kokuyu maskeleyebilir.
  • Geçen ay içinde antibiyotik aldıysanız, randevunuzun yeniden planlanması gerekip gerekmediğini görmek için diş hekiminize danışın.

Diş hekiminizden neler beklenebilir

Diş hekiminiz muhtemelen tıbbi geçmişinizin bir değerlendirmesiyle başlayacak ve aşağıdaki gibi sorular soracaktır:

  • İlk kez ne zaman kötü nefes almaya başladın?
  • Kötü nefesiniz zaman zaman mı yoksa sürekli mi?
  • Ne sıklıkla dişlerini fırçalarsanız veya protezlerinizi temizler misiniz?
  • Ne sıklıkla diş ipi kullanırsın?
  • En çok ne tür yiyecekler yersiniz?
  • Hangi ilaçları ve takviyeleri alıyorsunuz?
  • Hangi sağlık koşullarınız var?
  • Ağzından nefes alıyor musun?
  • Horlar mısın?
  • Alerji veya sinüs probleminiz var mı?
  • Kötü nefesinize neden olabileceğinden şüpheleniyor musunuz?
  • Kötü nefesinize başka insanlar fark ettiler mi ve yorumladı mı?

Ağız kokusu nedenlerini öğrenmek için makalemizi okuyun.

Ağız Kokusu Nedenleri

Ağız kokusu da ağız kokusu olarak adlandırılır, utanç verici olabilir ve bazı durumlarda kaygıya bile neden olabilir. Mağaza raflarının sakız, darphane, ağız gargaraları ve ağız kokusuyla savaşmak için tasarlanmış diğer ürünlerle dolup taşıdığı hiç de şaşırtıcı değil. Ancak bu ürünlerin birçoğu sadece geçici önlemlerdir, çünkü sorunun nedenini ele almazlar.

 Bazı gıdalar, sağlık koşulları ve alışkanlıklar, kötü nefesin nedenleri arasındadır. Birçok durumda, tutarlı bir diş hijyeni ile ağız kokusunu iyileştirebilirsiniz. Basit öz bakım teknikleri sorunu çözmezse, daha ciddi bir durumun kötü nefesinize neden olmadığından emin olmak için diş hekiminize veya hekiminize danışın.

Ağız Kokusu Belirtileri

Kötü nefes kokusu, kaynağa veya altta yatan nedene bağlı olarak değişir. Bazıları ağız kokusu çok az veya hiç olmamasına rağmen nefeslerini çok fazla endişelendirirken, diğerleri kötü nefes alır ve bunu bilmezler. Kendi nefesinin nasıl koklandığını değerlendirmek zor olduğundan, kötü nefes sorularınızı doğrulamak için yakın bir arkadaşınıza veya akrabanıza danışın.

Ne zaman doktora görünmek

Ağrınız varsa, ağız hijyen alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Diş ipi kullanarak ve dişlerinizi bol miktarda su ile yedikten sonra dişlerinizi ve dilinizi fırçalamak gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapmayı deneyin.

Kötü nefesiniz bu değişiklikleri yaptıktan sonra devam ederse, dişçinize bakın. Eğer diş hekiminiz daha ciddi bir durumdan şüphelenirse, kötü nefesinize neden oluyorsa, o, kokunun nedenini bulmak için sizi bir doktora yönlendirebilir.

Ağız Kokusu Nedenleri

En kötü nefes ağzınızda başlar ve birçok olası sebep vardır. İçerirler:

  • Gıda. Gıda parçacıklarının dişlerinizdeki ve etrafındaki döküntüleri bakterileri artırabilir ve kötü kokuya neden olabilir. Soğan, sarımsak ve baharat gibi bazı yiyecekleri yemek de kötü nefese neden olabilir. Bu yiyecekleri sindirdikten sonra kan dolaşımına girerler, akciğerlerinize taşınırlar ve nefesini etkilerler.
  • Tütün ürünleri. Sigara içmek kendi hoş olmayan ağız kokusuna neden olur. Sigara içenler ve oral tütün kullanıcıları, başka bir ağız kokusu kaynağı olan dişeti hastalığına yakalanma olasılıkları daha yüksektir.
  • Kötü diş hijyeni. Günlük olarak fırçalamıyorsanız ve diş ipi kullanmıyorsanız, ağızda yiyecek parçacıkları kalır ve ağız kokusuna neden olur. Dişlerinizde renksiz, yapışkan bir bakteri (plak) oluşur. Fırçalanmadığı takdirde, plak diş etlerinizi tahriş edebilir ve sonunda dişlerinizle diş etleriniz (periodontitis) arasında plak dolgulu cepler oluşturabilir. Diliniz de koku üreten bakterileri yakalayabilir. Düzenli olarak temizlenmeyen veya uygun şekilde takılmayan protezler, kokuya neden olan bakterileri ve gıda parçacıklarını taşıyabilir.
  • Kuru ağız. Tükürük, kötü kokulara neden olan parçacıkları gidererek ağzınızı temizlemeye yardımcı olur. Tükürük üretimi azaldığı için ağız kuruluğu veya kserostomi (zeer-o-STOE-me-uh) denilen bir durum kötü nefese katkıda bulunabilir. Ağız kuruluğu doğal olarak uyku sırasında meydana gelir, “sabah nefesi” ne sebep olur ve ağzı açıkken uyursa kötüleşir. Kronik kuru ağız, tükürük bezleriniz ve bazı hastalıklarınızla ilgili bir sorundan kaynaklanabilir.
  • İlaçlar. Bazı ilaçlar, ağız kurumasına katkıda bulunarak dolaylı olarak ağız kokusu yaratabilir. Diğerleri nefesinizde taşınabilecek kimyasalları serbest bırakmak için vücutta parçalanabilir.
  • Ağzınızdaki enfeksiyonlar. Ağızdan alınma veya diş çürümesi, dişeti hastalıkları veya ağız yaraları sonucu ağız estetiği sonrası cerrahi yaraların neden olabileceği kötü nefes.
  • Diğer ağız, burun ve boğaz koşulları. Kötü nefes bazen bademciklerde oluşan küçük taşlardan kaynaklanır ve koku üreten bakterilerle kaplıdır. Enfeksiyonlar ya da burun, sinüs ya da boğazda kronik iltihap, postnazal damlamaya katkıda bulunabilir, aynı zamanda kötü nefese neden olabilir.
  • Diğer nedenler. Bazı kanserler gibi hastalıklar ve metabolik bozukluklar gibi durumlar ürettikleri kimyasalların bir sonucu olarak belirgin bir soluma kokusuna neden olabilirler. Mide asitlerinin kronik reflü (gastroözofageal reflü hastalığı veya GÖRH) kötü nefes ile ilişkili olabilir. Küçük çocuklarda ağız kokusu, burun deliğine yerleştirilmiş bir yiyecek parçası gibi yabancı bir cisim tarafından meydana gelebilir.

Ağız kokusunu önleyecek tedaviler için makalemizi inceleyin…