Yüksek Kolesterole Ne İyi Gelir?

Kolesterol, kanınızdaki yağlarda (lipitler) bulunan mumsu bir maddedir. Vücudunuzun sağlıklı hücreler oluşturmaya devam etmek için kolesterole ihtiyacı olsa da, yüksek kolesterolünüzün olması kalp hastalığı riskinizi artırabilir.

Yüksek kolesterolünüz olduğunda, kan damarlarınızda yağ birikimi olabilir. Sonunda, bu birikimler arterlerinizden yeterli kan akmasını zorlaştırır. Kalbiniz ihtiyaç duyduğu kadar oksijen bakımından zengin kan alamayabilir, bu da kalp krizi riskini artırır. Beyninize azalan kan akışı bir felce neden olabilir.

Yüksek Kolesterol Belirtileri

Yüksek kolesterol kalıtsal olabilir, ancak genellikle sağlıksız yaşam tarzı tercihlerinin sonucudur ve bu nedenle önlenebilir ve tedavi edilebilir. Sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz ve bazen ilaç tedavisi yüksek kolesterolü azaltmaya yönelik uzun bir yol olabilir.

Yüksek kolesterolü saptamanın tek yolu kan testi.

Ne Zaman Doktora Görünmek Gerekir?

Kolesterol testi yaptırmanız gerekirse doktorunuza danışın. İlk tarama yaşı için öneriler değişir. Yeniden test genellikle beş yılda bir yapılır.

Test sonuçlarınız istenen aralıklar içinde değilse, doktorunuz daha sık ölçüm önerebilir. Eğer yüksek kolesterol, kalp hastalığı veya sigara, diyabet veya yüksek tansiyon gibi diğer risk faktörlerine sahipseniz, doktorunuz daha sık test yaptırmanızı önerebilir.

Yüksek Kolesterole Ne İyi Gelir?

Kolesterolünüzü düşüren aynı kalp sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, ilk etapta yüksek kolesterol almanızı engellemeye yardımcı olabilir. Yüksek kolesterole ne iyi gelir ve önlemeye yardımcı olmak için evde tedavi için birçok meyve, sebze ve tam tahıl içeren düşük tuzlu bir diyet yiyin

  • Hayvansal yağ miktarını sınırlandırın ve ılımlılıkta iyi yağlar kullanın
  • Ekstra kilo verin ve sağlıklı bir kilo verin
  • Sigarayı bırakmak
  • Haftanın çoğu günü en az 30 dakika egzersiz yapın
  • İsterseniz ılımlı alkol tüketin

1.Geven otu

Geven bitki, bağışıklık sistemini desteklemek için geleneksel Çin tıbbında kullanılan bir bitkidir. Anti-bakteriyel ve anti-inflamatuar özellikler. Bu bitki, vücudun çeşitli streslere karşı korunmasına yardımcı olan bir adaptojen olarak kabul edilir. Çalışmanın kalp sağlığını iyileştirmek için kullanılabileceği gösterilmiştir. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’ne (UMMC) göre, Çin’deki son çalışmalar, buğdayın kalp hastalığı olan kişilerde semptomları azaltmaya yardımcı olduğunu gösterirken, aynı zamanda kalbi normale döndürmek için bir antioksidandır. işlevi.

2.Alıç bitkisi

Alıç bitkisi meyve yaprakları ve çiçekleri Roma İmparatorluğu’ndan beri kalp problemleri için kullanılmıştır. Çalışmalar, bitkinin kalp yetmezliği gibi kalp hastalıkları için etkili bir tedavi olduğunu ve göğüs ağrısı gibi kalp hastalıklarını hafiflettiğini göstermiştir.

3.Keten tohumu

Keten tohumu ve yağı, yüksek seviyelerde alındığında alfa-linolenik asit (ALA) ile kalp hastalığına yardımcı olan bitkisel tedavidir. Keten tohumu ayrıca omega-3 yağ asidi içerir. Keten tohumu düşük kan basıncı ürettiğinde, “kötü” kolesterol seviyelerini ve kalp krizi riskini azaltır.

4.Omega 3 yağ asitleri

Yüksek kolesterol için iyi olan besinler arasında balık ve balık yağları bulunur. Bu gıdalar omega-3 yağ asitleri içerir. Bazı çalışmalar omega-3 yağ asitlerinin kalp hastalığını önlemediğini ve kalp krizi ve inme riskini azaltmadığını göstermiştir. Ayrıca omega-3 yağ asitleri, kalp hastalığı olmayan kişilerde ani kardiyak ölüm insidansını önceden azaltmaktadır. Haftada bir veya iki porsiyon balık, yeterli miktarda omega-3 yağ asidi sağlayarak kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltır. Kalp hastalığı olan kişiler, omega-3 yağ asidi takviyeleri alarak veya omega-3 içeren ceviz, kanola yağı ve soya jölesi gibi besinleri tüketerek risklerden korunabilirler. Kolesterol için cevizler de önerilen besinler arasındadır.

5.Sarımsak

Sarımsak kan basıncına yardımcı olur. Ayrıca kandaki kolesterol düzeyini düşürür ve ateroskleroz ilerlemeyi yavaşlatır. Bazı çalışmalar sarımsak takviyelerinin alınmasının kandaki kolesterol seviyesini azalttığını göstermektedir. Sarımsak çalışmalarında 1 veya 3 ay gibi kısa zaman dilimlerinde olumlu sonuçların elde edildiği gözlenmiştir.

Kolesterol Nedenleri

Kolesterol, proteinlerinize bağlı olarak kanınızdan taşınır. Bu protein ve kolesterol kombinasyonu bir lipoprotein olarak adlandırılır. Lipoproteinin hangi tipte kolesterol taşıdığına bağlı olarak farklı kolesterol türlerini duymuş olabilirsiniz. Onlar:

  • Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL). LDL veya “kötü” kolesterol, vücudunuzdaki kolesterol parçacıklarını taşır. LDL kolesterol, atardamarlarınızın duvarlarında birikerek onları sert ve dar hale getirir.
  • Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL). HDL veya “iyi” kolesterol aşırı kolesterolü alır ve karaciğere geri alır.

Kontrolünüzdeki faktörler hareketsizlik, obezite ve sağlıksız beslenme gibi yüksek LDL kolesterol ve düşük HDL kolesterolüne katkıda bulunur. Kontrolünüz dışındaki faktörler de rol oynayabilir. Örneğin, genetik yapınız, hücrelerin LDL kolesterolü kanınızdan verimli bir şekilde almasını engelleyebilir veya karaciğerinizde çok fazla kolesterol üretmesine neden olabilir.

Risk faktörleri

Yüksek kolesterol riskinizi artırabilecek faktörler şunlardır:

  • Kötü beslenme. Bazı ticari olarak pişirilmiş kurabiyeler ve krakerlerde bulunan hayvansal ürünlerde bulunan doymuş yağ ve trans yağlar, kolesterol düzeyinizi yükseltebilir. Kırmızı et ve tam yağlı süt ürünleri gibi kolesterol yüksek gıdalar da toplam kolesterolü artıracaktır.
  • Obezite. Vücut kitle indeksi (VKİ) 30 veya daha yüksek olanlarda yüksek kolesterol riski vardır.
  • Büyük bel çevresi. Bel çevresi en az 40 inç (102 santimetre) veya bel çevresi en az 35 inç (89 santimetre) olan bir kadın iseniz, riskiniz artar.
  • Egzersiz eksikliği. Egzersiz, vücudunuzun HDL’sini veya “iyi” kolesterolü artırırken LDL’nizi oluşturan parçacıkların boyutunu veya daha az zararlı olan “kötü” kolesterolü artırmanıza yardımcı olur.
  • Sigara içmek. Sigara içmek, kan damarlarınızın duvarlarına zarar verir ve yağ birikintilerini biriktirir. Sigara içmek HDL veya “iyi” kolesterol seviyenizi de düşürebilir.
  • Diyabet. Yüksek kan şekeri, daha yüksek LDL kolesterolüne ve düşük HDL kolesterolüne katkıda bulunur. Yüksek kan şekeri de damarlarınızın kaplamasına zarar verir.

Yüksek Kolesterol Komplikasyonları

Yüksek kolesterol ateroskleroz, atardamarlarınızın duvarlarında tehlikeli bir kolesterol birikimi ve diğer birikintilere neden olabilir. Bu tortular (plaklar) damarlarınızdaki kan akışını azaltabilir, bu da aşağıdaki gibi komplikasyonlara neden olabilir:

  • Göğüs ağrısı: Kalbinizi kanla besleyen arterler (koroner arterler) etkilenirse, göğüs ağrısı (anjina) ve koroner arter hastalığının diğer semptomları olabilir.
  • Kalp krizi: Eğer plaklar yırtılırsa veya yırtılırsa, plak rüptüründe kan pıhtılaşması meydana gelebilir. Kan akışını bloke edebilir veya serbest kalabilir ve aşağı yönde bir arter tıkayabilir. Kalbinizin bir kısmına kan akışı durursa, kalp krizi geçirirsiniz.
  • İnme: Kalp krizine benzer şekilde, eğer beyninizin bir kısmına kan akışı bir kan pıhtılaşmasıyla engellenirse, bir inme meydana gelir.

Kolestrol Testi

Bir lipit paneli veya lipit profili olarak adlandırılan kolesterol seviyelerini kontrol eden bir kan testi genellikle şunları bildirir:

  • Toplam kolesterol
  • LDL kolesterol
  • HDL kolesterol
  • Trigliseritler – kandaki yağ türü

En doğru ölçümler için, kan örneği alınmadan önce 9 ila 12 saat boyunca herhangi bir şey (su dışında) tüketmeyin veya içmeyin.

Kalp Ağrısına Ne İyi Gelir?

Kalp Ağrısı, kalpte hastalığa bağlı herhangi bir belirtiye rastlanırsa ve bu hastalık ilaç tedavisi ile iyileşebilen bir hastalık ise tedavisine doktor kontrolünde devam edilmesi gerekir.  Göğsümüzde oluşan her ağrının kalp ağrısı olmadığına dikkat etmemiz gerekmektedir. Bazı ağrıların nedeni, göğüs kafesinde yer alan kasların ağrıması sonucunda meydana gelebilmektedir.

Göğüs ağrılarını kalp ağrılarından ayırt etmenin en basit yolu, oluşan ağrıların sol kola yayılıp yayılmadığını anlamaktır. Kalp ağrılarında ağrı, göğüsten başlayarak çeneye, omuzlara,  omuzlardan da sol kolun içlerine kadar yayılır ve ağrı genel olarak göğsün derinliklerindedir. Bu soruların cevabını almak için bir hekim tedavisi şarttır. Ayrıca kalp ağrılarınızı doğal yöntemlerle de azaltabilirsiniz.

Kalp Ağrısına İyi Gelen Doğal Yöntemler

Ispanak: Kalp rahatsızlıklarına karşı oldukça etkilidir.

Kekik: kalp çarpıntısına iyi gelir.

Portakal: Kalp hastalıklarına iyi gelmektedir ve kolesterolü düşürür.

Sarımsak ve soğan: Kalp hastalığı ve yüksek tansiyonun riskini azaltır. Soğanın içeriğinde bulunan kimyasal maddeler sayesinde kalbi güçlendirerek alerjik etkileri engelliyor. Yapılan araştırmalara göre düzenli olarak soğan tüketen kişilerde damar tıkanıklığının azaldığı gözlenmiştir.

.

Patlıcan: Kalpte oluşan çarpıntıyı önlemektedir.

Elma: Her gün bir tane tüketildiğinde kalp damar dolaşımına etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Salatalık: kalp hastalıkları sonucunda vücutta toplanan suyun atılmasına yardımcı olarak kolesterolü düşürür.

Zeytinyağı: Yapılan araştırmalara göre sızma zeytinyağının kalp ve damar sistemine oldukça yararlı olduğu kanıtlanmıştır.

Hurma: Bilim adamlarınca yapılan bilimsel araştırmalara göre hurma kalp- damar rahatsızlıklarından korunmak için yararlı olduğu söylenen elmadan da etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Havuç: Haftada 5-6 kez tüketilmesi sonucunda kadın hastalarda kalp enfarktüsünü eskittiği erkek hastalarda ise haftada 2-3 kez havuç tüketmek kandaki kolesterolün düşmesine yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Uyarı! Ağrıların başladığı ilk günlerde hemen telaşa gerek yoktur. Ağrı başlar başlamaz hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmakta fayda vardır. Bu nedenle geç kalmakla ilgili bir sorunla karşılaşmamak için ve ileride daha kötü sonuçların önüne geçebilmek için önce doktor tavsiyeleri ve tedavisi gerekmektedir. Unutulmaması gereken en kıymetli varlığımız vücudumuzdur.

Kansızlık Tedavisi

Anemi halk arasında kansızlık olarak bilinen ciddi bir rahatsızlıktır. Anemi için kullanılacak gıdalar aneminin nedenine bağlı olarak değişebilir. Ancak anemi için genellikle kırmızı kan hücresini destekleyen demir ve B12 vitamini içeren gıdalar tavsiye edilir. Ayrıca folik asit içeren gıdalar da anemiye karşı iyi gelir.

Kansızlığa Ne İyi Gelir ?

Kırmızı kan hücresi oranını arttırmak için B12 vitamini ve demir başta olmak üzere vücudun gerek duyduğu minerallerin düzenli bir şekilde alınması gerekir. Kansızlık farklı boyutlarda yaşanabilir. Bazı vakalarda kansızlık sadece tüketilen gıdalar ile giderilebilirken bazı vakalarda dışarıdan takviye almak gerekebilir.

Beyaz Peynir: B12 vitamini açısından oldukça zengin olan beyaz peynir anemiye karşı iyi gelir.

Kuzu Eti: 100 gram kadar kuzu eti günlük ihtiyacın yaklaşık %40’ını karşılar. Demir gereksiniminin ise %9’unu karşılamak için yeterli olur. Çok fazla doymuş yağ içerdiği için kolesterol hastalarının dikkatli tüketmesi gerekir.

Yumurta: 1 tane yumurta demir ihtiyacının %5’ini, B12 vitamini ihtiyacının ise %12’sini karşılamak için yeterlidir. Kuzu eti gibi fazla doymuş yağ içerdiği için kolesterol hastalarının dikkatli tüketmesi gerekir.

Sığır Eti: Çinko, selenyum ve B12 vitamini açısından oldukça zengin olan sığır eti anemiye karşı oldukça faydalıdır. Günlük ihtiyacın %11’ini karşılamak için 100 gram yeterli olur. Sığır eti ayrıca fosfor, magnezyum, potasyum, E vitamini, tiamin, niasin ve kalsiyum açısından da oldukça zengindir.

Ispanak: 100 gram çiğ ıspanak günlük demir gereksiniminin %15’ini karşılayabilecek özelliğe sahiptir. Ispanak, bakır, kalsiyum, potasyum, çinko, A vitamini, C vitamini, B6 vitamini yönünden de zengindir.

Portakal: 1 tane orta büyüklükte portakal günlük demir ihtiyacının %1’ini karşılamak için yeterlidir. Aynı zamanda güçlü C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemi için de faydalıdır.

Muz: 1 orta boy muz günlük demir ihtiyacının %2’sini karşılayabilir. Besin lifi, potasyum, manganez gibi minerallerce de zengin bir içeriğe sahiptir.

Tavuk: Tavuk kırmızı ete nazaran daha az doymuş yağ barındıran bir besin kaynağıdır. 100 gram tavuk eti günlük demir ihtiyacının %6’sını karşılamak için yeterlidir. Tavuk B12, protein, fosfor, selenyum ve niasin bakımından da en iyi kaynaklardan biridir.

Anemiye İyi Gelen Diğer Besinler

-Yağlı ve yağsız yoğurt
-Karalahana
-İstiridye
-Balık yağı
-Balık yumurtası
-Nohut
-Mercimek
-Fasulye
-Kuru erik
-Enginar
-Kuru üzüm
-Soya fasulyesi
-Tofu
-Susam
-Zeytin
-Kuşkonmaz
-Kimyon
-Zerdeçal
-Kekik
-Fesleğen
-Karabiber
-Brüksel lahanası
-Keten tohumu
-Yabanmersini
-Greyfurt
-Çilek
-Maydanoz
-Domates
-Dereotu
Anemi İçin Diğer Öneriler

Günlük beslenme ile farklı vitamin ve minerallerin tam olarak alındığından emin olabilmek için farklı renklerde sebze ve meyveler tüketilmelidir. Mineral ve vitaminlerin vücut tarafından olumsuz etkilerinden uzaklaşmak için kahve, sigara, alkol ve çay gibi alışkanlıklardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. C vitamini demirin vücut tarafından daha kolay emilmesini sağlar. Bu nedenle günlük C vitamininin yeterli oranda alındığına dikkat edilmelidir.

Çarpıntı Tedavisi

Çarpıntı rahatsızlığı durumunda yapmanız gereken tedavi yöntemleri hakkında bilgi edinebilirsiniz. Merak ettiğiniz çarpıntıya ne iyi gelir ve tedavisi nedir ? sorularının cevabı makalemizde yer almaktadır. Eksiksiz bir şekilde inceleyin ve bu tür hastalıklara karşı bilgi sahibi olun iyigelirtedavisi.com acil şifalar diler…

Çarpıntı, genellikle çarpıntısı olan kişiler bu durumu dile getirirken kalbinin göğsünün içinden çıkacak gibi attığını, güçlü veya hızlı attığını, pırpır ettiğini ve kalbinin atışının normal kişilerinkinden 2-3 kat hızlı attığını söyleyerek sorunlarını anlatmaya çalışırlar. Çarpıntı göğüs hizasında boğaz ve boyun gibi bölgelerde de rahatlıkla hissedilebilir. Çarpıntı yüksek tempolu egzersiz, duygu yoğunluğu, kafein içeren içecekler ve kullanılan bir ilaçtan dolayı veya bir başka rahatsızlık tarafından tetiklenebilir.

Çarpıntı oldukça yaygın bir rahatsızlıktır ve çoğu durumlarda da zararsızdır. Ancak bazı durumlarda çarpıntının bir doktor tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Çünkü çarpıntı başka bir hastalığın habercisi olabilir. Zararsız çarpıntılardan doğal gıda ve yöntemlerle baş edilmesi sağlanabilir.

Çarpıntılarınızı hafifletecek birkaç doğal yöntem

-Biberiye Yağı, 1 kahve fincanı suya 8-10 damla kadar damlatılarak içilir.
-Nane Yağı, 1 kahve fincanı suyun içine 10 damla kadar damlatılarak içilir.
-50 gr rezene, 50 gr kereviz tohumu, 50 gr tarcın, 50 gr kakule, 50 gr günlük sakızı ve 1 kg süzme balın içine ilave edilerek iyice karıştırılarak harmanlanır ve aç karnına sabah, öğle ve akşam olmak üzere 1 çorba kaşığı tüketilir.
-Nane yaprağı, lahana, hünnap, armut, erik, sarımsak, soğan, taze tere, roka, maydanoz, dereotu, sarımsak, soğan, kereviz, limon, greyfurt, portakal, bol miktarlarda tüketilir.
-Kantaron çiçeği, gül yaprağı, biberiye, karabaş otu, civanperçemi, kuşkonmaz, ökse otu, akdiken çiçeği, alıç çiçeği, ada çayı, kekik, nane ve papatya. Çarpıntınız için sıraladığımız bitkileri ayrı ayrı kaynatarak içebileceğiniz gibi tümünü birer tutam olarak bir kabın içinde karıştırıp kaynattıktan sonra süzerek her gün 1-2 su bardağı kadar balla tatlandırılarak içilir.

Düşük Tansiyon Tedavisi

Toplumda sık rastlanan rahatsızlıklardan biri olan düşük tansiyon için tedavi uygulamalarını inceleyin.Ayrıntılar ; Düşük tansiyon için yapılması gereken ilk müdahale işlemlerini önceden bilmeniz tedavi uygulamalarınızda en iyi şekilde etkili olacaktır.Düşük tansiyona ne iyi gelir ve tedavisi nedir ? sorularının cevabı makalemizde yer almaktadır. Eksiksiz bir şekilde inceleyin ve bu tür hastalıklara karşı bilgi sahibi olun iyigelirtedavisi.com acil şifalar diler… 

Düşük Tansiyon, sağlıklı kişilerin kan basıncı yaklaşık olarak 120/80 mmHg düzeyindedir. Kalbin kasılarak vücuda kanı göndermesi sırasında kan basıncı yüksek tansiyonu, kanın vücuttan tekrar kalbe geliş sırasındaki kan basıncı ise küçük tansiyonu gösterir. Düşük tansiyonun sebebi ise büyük tansiyonun 100 mmHg nin altına düşmesi nedeni ile düşük tansiyon meydana gelir. Düşük tansiyon rahatsızlığı devamlı olarak yaşanıyorsa bu önemli bir rahatsızlık olarak görülmelidir.

Düşük tansiyonun başlıca belirtileri arasında sıklıkla oluşan baş dönmeleri ve bayılmalardır. Düşük tansiyonun belirtileri arasında düzensiz ve yetersiz beslenme bozuklukları gösterilirken çeşitli sağlık nedenleri kan basıncı normal değerlerinin altında çıkmasına sebep olabilir. Ancak düşük tansiyon başka bir rahatsızlık sebebiyle oluşmuyorsa B 12 vitamini ve sodyum yönünden zengin içerikli bir beslenme ile düşük tansiyon belirtileri minimuma indirilebilir.

Sodyum: yüksek tansiyon rahatsızlığı olan kişilere tuz (sodyum )tüketimine nasıl sınır getiriliyorsa düşük tansiyonu olan hastalar için sodyum tarafından zengin olan bir beslenme şekli uygulanabilir. Eğer tansiyonunuz oldukça düşükse tuzlu olarak hazırlanan ayran içerek düşen değerleri kısa zamanda normale yaklaştırmak mümkündür. Ancak yeterinden çok tuz tüketimi kalp, damar rahatsızlıkları ilk sırada olmak üzere başka değişik hastalıklara da neden olabileceği için sodyum yani tuz tarafından zengin bir beslenme şekli uygulamak için öncelikle bir hekime başvurmanızda fayda vardır.

Magnezyum: vücudumuzda oluşan 300’ den daha da çok biyokimyasal reaksiyonda harcanan magnezyum bunların yanı sıra kan basıncı yönünden de bir o kadar etkili minerallerdendir. Lahana ıspanak gibi sebzeler soya fasulyesi, kaju fıstığı, badem ve soya fasulyesinden 1 günde alınması uygun olan magnezyumu büyük ölçüde elde edebiliriz.

Karbonhidratlar: Tansiyon düşmesi yemeklerden sonra meydana geliyorsa bu duruma “postprandiyal hipotansiyon” adı verilir. Genel olarak yaşlı hastalarda ve otonom sinir bozukluğu rahatsızlığı bulunanlarda, Parkinson hastalarında rastlanan postprandiyal hipotansiyona rastlanması aşırı karbonhidrat içeren besinlerin tüketilmesi ve aşırı yüklenilmiş bir öğün sonrasında meydana gelmektedir. Bu nedenlerden oluşan ani tansiyon düşmesini önlemek için beyaz ekmek, makarna, patates ve pirinç gibi besinlerin tüketiminin en aza indirilerek sınırlandırılmasında fayda vardır.

Folik Asit Ve B 12: Yeri kadar alınmayan folik asit ve B 12 vitamini alımı belirtileri içinde düşük tansiyonunda bulunduğu anemi rahatsızlığına neden olabilmektedir. Kan ve sinir hücrelerinin oluşumu için hayati değer içeren B 12 vitamini tüketilen besinlerle midede proteinle birleşerek kan yoluyla çekilir. En zengin B 12 vitamini süt ürünleri, kırmızı et ve yumurtadadır. Yeni oluşacak kan hücreleri için vücudun folik asite ihtiyacı vardır. Folik asit en fazla karaciğer, börülce ve ıspanakta bulunur.

Düşük Tansiyona Diğer İyi Gelenler: ilk olarak şeker rahatsızlığı olanlar olmak üzere seyreden düşük kan şekeri oluşumu düşük tansiyona sebep olmaktadır. Susuz kalındığında ve kan hacminde bir eksilme yaşanırsa bu yüzden kan basıncı düşer. Bu duruma mani olmak için günlük olarak içtiğiniz suyu artırabilirsiniz. Veya abartmamak koşulu ile elektrolit içerikli sporcuların tükettiği içeceklerden içebilirsiniz. Ayrıca kafein içerikli içecekler ve yeşil çay içmek kan basıncının kısa bir süre yani geçici olarak yükselmesini sağlayabilir.

Yüksek Tansiyon Tedavisi

Günümüzde yaşadığımız faaliyetlere bağlı ,dış etkenlere yada hastalıklara bağlı tansiyon  beklenmedik anda yükselebiliyor. Bu durum karşısında yapmanız gerekenler ; Tansiyon yüksekliğini önceden tesbit etmeniz ve ölçmeniz alacağınız önlemleri önceden bilmenizde faydalı olacaktır. Bu sayede ilk müdahale için bilinçli şekilde müdahale etme imkanınız olacaktır. Yüksek tansiyona ne iyi gelir ve tedavisi nedir ? sorularının cevabı makalemizde yer almaktadır. Eksiksiz bir şekilde inceleyin ve bu tür hastalıklara karşı bilgi sahibi olun iyigelirtedavisi.com acil şifalar diler…

Yüksek Tansiyon, Kan basıncının olması gereken değerlerin yani (12/8 )in üzerinde çıkması durumu yüksek tansiyon olarak adlandırılır. Yüksek tansiyonun sebebi % 90 olarak bilinmemektedir. Ancak %10’unun sebebi ise tiroit bezleri, böbrek hastalıkları ve böbrek üstü bezleridir.

Yüksek tansiyonda tanının erken olması oldukça önemlidir. Kişilerin kendileri tarafından anlık ölçümleri hastaları yanıltabilir. Bu nedenle sağlık kuruluşlarında takılacak olan bir alet tarafından 1 gün boyunca tansiyonun takip edilmesi en doğru yoldur. Gündüz uygulanan ölçümlerle gece ve de sabah erken vakitlerdeki tansiyon değerlerini doğru vermediği için bu ölçümler yanıltıcı olabilmektedir. Bu nedenle hastalık ağırlaşana kadar gizlide kalabilir.

Yüksek tansiyonun belirtileri arasında kalp çarpıntısı, dikkat dağınıklığı, uyku sorunları, baş dönmesi, baş ağrısı, kulak çınlaması, görme bozuklukları burun kanaması ve başta ağırlık hissi görülebilir.

Yüksek Tansiyona İyi Gelen Bitkiler

Sarımsak: sarımsağın tansiyona iyi geldiği herkes tarafından bilinmektedir. Bunun yanı sıra sarımsak kolesterolü de düşürür. Bir haftada yaklaşık olarak 4o gr sarımsak tüketmek tansiyonunuzu kontrol altına alacaktır ve kolesterolünüzü de düşürecektir. Her gün düzenli olarak 2 diş sarımsak tüketmek 1 hafta boyunca yenmesi gereken 40 gr sarımsağa tekabül eder.

Soğan: Aynen sarımsakta olduğu gibi yüksek tansiyon ve kalp sağlığı için oldukça yararlı bir bitkidir.

Kereviz: Yüzyıllardır Çin de tansiyon düşürücü hap olarak kullanılmaktadır. Kereviz laboratuar denek hayvanlarına uygulanan testlerle kereviz özütünün denek hayvanlarının tansiyonunu düşürdüğü kanıtlanmıştır.

Semizotu: Kişilerde magnezyum noksanlığı yüksek tansiyon nedenidir. Semizotu ise magnezyum açısından oldukça zengin bitkiler arasındadır. Ayrıca işlenmemiş tahıllar ve baklagiller son derece zengin magnezyuma sahiplerdir.

Domates: Domatesin tansiyon düşürücü tesiri olan ( gamma –amino- butirik asit- GABA ) yönünden oldukça zengin bir sebzedir.

Alıç: Özütü özellikle koroner atardamarları ve damarları açarak genişletmektedir. Alıç asırlardır kalp hastalıkları için kullanılmaktadır. 1 su bardağı kaynar suyun içine 1 tatlı kaşığı kuru alıç ilave ederek demlendirdikten sonra sağlık bir çay elde edebilirsiniz.

Havuç: içeriğinde bulundurduğu 8 değişik tansiyon düşürücü özellik barındırır.

Kalbe İyi Gelen Bitkisel Tedaviler

Kalp sağlığınızı korumanın bir çok yolu vardır. Ayrıntılar; Ülkemizde sık rastlanan kalp hastalıkları bir çok nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Kalp rahatsızlıkları riskini en aza indirmeniz için yapmanız gereken uygulamaları açıkladık. Kalbe ne iyi gelir ve tedavisi nedir ? gibi soruların cevabı makalemizde yer alıyor. iyigelirtedavisi.com acil şifalar diler…

Ülkemizde ve daha pek çok ülkede ölümle sonuçlanabilen hastalıkların başında kalp hastalıkları gelmektedir. Kalp hastalıkları tamamen kişinin beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı ile yakından ilişkilidir. Günümüzde yaşam beslenme alışkanlıklarında rafine şeker, trans yağ ve doymuş yağ içeren gıdalar fazlaca tüketilmektedir. Bu tip bir beslenme alışkanlığı kalp ile beraber daha pek çok soruna yol açmaktadır. Genel sağlığı ve kalp sağlığını korumak adına bu tür alışkanlıkların minimum seviyelere indirilmesi gerekmektedir.

Kalp hastası olan ya da olmayan kişiler kendileri için kaliteli bir beslenme programı oluşturarak o yönde beslenmeleri gerekir. Kalp için faydalı yiyeceklerin başında omege-3 yağ asitleri içeren balıklar, keten tohumu, ceviz ve yulaf tarzı lif bakımından zengin gıdalar gelmektedir.

Kalbe Ne İyi Gelir?

Balık: Ton balığı, somon gibi balıklar omega-3 yağ asitlerince zengin kaynaklardır. Bu tip gıdalar vücudu kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Kalp sağlığını korumak için haftada en az 1-2 defa balık tüketilmesi gerekir.

Yulaf: Yulaf lif bakımından en iyi kaynaklardan biridir. Yüksek tansiyon sorunu olan kişilerin tansiyonu dengelemek için yulafı mutlaka beslenme listesine eklemesi gerekir. Yulafın ayrıca kötü kolesterolü düşürücü özelliği de vardır. Yulaf, kan şekerinin düşmesine engel olarak tokluk süresini arttıran kaliteli bir besin kaynağıdır.

Potasyum: Potasyum meyve ve sebzelerde bolca bulunan bir mineral türüdür. Kan basıncıda önemli derecede düşürür. Özellikle tuz ile vücuda alınan potasyum vücutta su tutumunu engelleyen bir mineraldir. Muz, patates, yoğurt ve biber potasyum yönünden iyi kaynaklar arasındadır. Günlük olarak vücut için önerilen potasyum miktarı 4.700 miligramdır.

Kuruyemişler: Ceviz, keten tohumu, kabak çekirdeği gibi yemişler omega-3 yağ asitleri tarafından zengindir. Özellikle balık tüketemeyen kişiler bu tür yemişleri tüketerek kalp sağlığını koruyabilir. Yemişlerin içine yer alan lifler kan basıncını düşürücü etkiye sahiptir. Bu yemişler sayesinde yemeklerden sonra kan şekerinde yaşanabilecek ani düşüşler dengelenebilir. Kan şekerinin aniden düşmesi açlık hissi uyandırarak daha fazla yemek yemeyi sağlar. Lif bakımından zengin gıdalar ise kan şekerini düzenleyerek tokluk süresini uzatır.

Kalp İçin Zararlı Gıdalar

Kalp sağlığını korumak adına düzenli ve sağlıklı bir beslenme listesi oldukça önemlidir. Hazırlanan beslenme listesinde kalbi ve damarları yoracak besinlerin mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekir. Hamur işlerinden, hazır gıdalardan, tatlılardan, yağ oranı fazla yiyeceklerden ve konserve ürünlerden uzak durulmalıdır. Kalp sağlığını olumsuz etkileyebilecek ve tansiyonun çıkmasına yol açacak sodyum bakımından zengin olan gıdalarda beslenme listesinden çıkarılmalıdır. Bu tür yiyecekler damar tıkanıklığına yol açabilir.

Kalp sağlığını korumak için tam yağlı süt ve süt ürünleri, aşırı tuz, rafine beyaz un, yağlı et grubundan uzak durulmalıdır. Bu tür gıdalardan uzak durmak kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olur.

Kansızlığa (ANEMİ) İyi Gelen Besinler

Anemi halk arasında kansızlık olarak bilinen ciddi bir rahatsızlıktır. Anemi için kullanılacak gıdalar aneminin nedenine bağlı olarak değişebilir. Ancak anemi için genellikle kırmızı kan hücresini destekleyen demir ve B12 vitamini içeren gıdalar tavsiye edilir. Ayrıca folik asit içeren gıdalar da anemiye karşı iyi gelir.

Kansızlığa Ne İyi Gelir ?

Kırmızı kan hücresi oranını arttırmak için B12 vitamini ve demir başta olmak üzere vücudun gerek duyduğu minerallerin düzenli bir şekilde alınması gerekir. Kansızlık farklı boyutlarda yaşanabilir. Bazı vakalarda kansızlık sadece tüketilen gıdalar ile giderilebilirken bazı vakalarda dışarıdan takviye almak gerekebilir.

Beyaz Peynir: B12 vitamini açısından oldukça zengin olan beyaz peynir anemiye karşı iyi gelir.

Kuzu Eti: 100 gram kadar kuzu eti günlük ihtiyacın yaklaşık %40’ını karşılar. Demir gereksiniminin ise %9’unu karşılamak için yeterli olur. Çok fazla doymuş yağ içerdiği için kolesterol hastalarının dikkatli tüketmesi gerekir.

Yumurta: 1 tane yumurta demir ihtiyacının %5’ini, B12 vitamini ihtiyacının ise %12’sini karşılamak için yeterlidir. Kuzu eti gibi fazla doymuş yağ içerdiği için kolesterol hastalarının dikkatli tüketmesi gerekir.

Sığır Eti: Çinko, selenyum ve B12 vitamini açısından oldukça zengin olan sığır eti anemiye karşı oldukça faydalıdır. Günlük ihtiyacın %11’ini karşılamak için 100 gram yeterli olur. Sığır eti ayrıca fosfor, magnezyum, potasyum, E vitamini, tiamin, niasin ve kalsiyum açısından da oldukça zengindir.

Ispanak: 100 gram çiğ ıspanak günlük demir gereksiniminin %15’ini karşılayabilecek özelliğe sahiptir. Ispanak, bakır, kalsiyum, potasyum, çinko, A vitamini, C vitamini, B6 vitamini yönünden de zengindir.

Portakal: 1 tane orta büyüklükte portakal günlük demir ihtiyacının %1’ini karşılamak için yeterlidir. Aynı zamanda güçlü C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemi için de faydalıdır.

Muz: 1 orta boy muz günlük demir ihtiyacının %2’sini karşılayabilir. Besin lifi, potasyum, manganez gibi minerallerce de zengin bir içeriğe sahiptir.

Tavuk: Tavuk kırmızı ete nazaran daha az doymuş yağ barındıran bir besin kaynağıdır. 100 gram tavuk eti günlük demir ihtiyacının %6’sını karşılamak için yeterlidir. Tavuk B12, protein, fosfor, selenyum ve niasin bakımından da en iyi kaynaklardan biridir.

Anemiye İyi Gelen Diğer Besinler

-Yağlı ve yağsız yoğurt
-Karalahana
-İstiridye
-Balık yağı
-Balık yumurtası
-Nohut
-Mercimek
-Fasulye
-Kuru erik
-Enginar
-Kuru üzüm
-Soya fasulyesi
-Tofu
-Susam
-Zeytin
-Kuşkonmaz
-Kimyon
-Zerdeçal
-Kekik
-Fesleğen
-Karabiber
-Brüksel lahanası
-Keten tohumu
-Yabanmersini
-Greyfurt
-Çilek
-Maydanoz
-Domates
-Dereotu
Anemi İçin Diğer Öneriler

Günlük beslenme ile farklı vitamin ve minerallerin tam olarak alındığından emin olabilmek için farklı renklerde sebze ve meyveler tüketilmelidir. Mineral ve vitaminlerin vücut tarafından olumsuz etkilerinden uzaklaşmak için kahve, sigara, alkol ve çay gibi alışkanlıklardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. C vitamini demirin vücut tarafından daha kolay emilmesini sağlar. Bu nedenle günlük C vitamininin yeterli oranda alındığına dikkat edilmelidir.

Kalbe İyi Gelen Besinler

Ülkemizde ve daha pek çok ülkede ölümle sonuçlanabilen hastalıkların başında kalp hastalıkları gelmektedir. Kalp hastalıkları tamamen kişinin beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı ile yakından ilişkilidir. Günümüzde yaşam beslenme alışkanlıklarında rafine şeker, trans yağ ve doymuş yağ içeren gıdalar fazlaca tüketilmektedir. Bu tip bir beslenme alışkanlığı kalp ile beraber daha pek çok soruna yol açmaktadır. Genel sağlığı ve kalp sağlığını korumak adına bu tür alışkanlıkların minimum seviyelere indirilmesi gerekmektedir.

Kalp hastası olan ya da olmayan kişiler kendileri için kaliteli bir beslenme programı oluşturarak o yönde beslenmeleri gerekir. Kalp için faydalı yiyeceklerin başında omege-3 yağ asitleri içeren balıklar, keten tohumu, ceviz ve yulaf tarzı lif bakımından zengin gıdalar gelmektedir.

Kalbe Ne İyi Gelir?

Balık: Ton balığı, somon gibi balıklar omega-3 yağ asitlerince zengin kaynaklardır. Bu tip gıdalar vücudu kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Kalp sağlığını korumak için haftada en az 1-2 defa balık tüketilmesi gerekir.

Yulaf: Yulaf lif bakımından en iyi kaynaklardan biridir. Yüksek tansiyon sorunu olan kişilerin tansiyonu dengelemek için yulafı mutlaka beslenme listesine eklemesi gerekir. Yulafın ayrıca kötü kolesterolü düşürücü özelliği de vardır. Yulaf, kan şekerinin düşmesine engel olarak tokluk süresini arttıran kaliteli bir besin kaynağıdır.

Potasyum: Potasyum meyve ve sebzelerde bolca bulunan bir mineral türüdür. Kan basıncıda önemli derecede düşürür. Özellikle tuz ile vücuda alınan potasyum vücutta su tutumunu engelleyen bir mineraldir. Muz, patates, yoğurt ve biber potasyum yönünden iyi kaynaklar arasındadır. Günlük olarak vücut için önerilen potasyum miktarı 4.700 miligramdır.

Kuruyemişler: Ceviz, keten tohumu, kabak çekirdeği gibi yemişler omega-3 yağ asitleri tarafından zengindir. Özellikle balık tüketemeyen kişiler bu tür yemişleri tüketerek kalp sağlığını koruyabilir. Yemişlerin içine yer alan lifler kan basıncını düşürücü etkiye sahiptir. Bu yemişler sayesinde yemeklerden sonra kan şekerinde yaşanabilecek ani düşüşler dengelenebilir. Kan şekerinin aniden düşmesi açlık hissi uyandırarak daha fazla yemek yemeyi sağlar. Lif bakımından zengin gıdalar ise kan şekerini düzenleyerek tokluk süresini uzatır.

Kalp İçin Zararlı Gıdalar

Kalp sağlığını korumak adına düzenli ve sağlıklı bir beslenme listesi oldukça önemlidir. Hazırlanan beslenme listesinde kalbi ve damarları yoracak besinlerin mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekir. Hamur işlerinden, hazır gıdalardan, tatlılardan, yağ oranı fazla yiyeceklerden ve konserve ürünlerden uzak durulmalıdır. Kalp sağlığını olumsuz etkileyebilecek ve tansiyonun çıkmasına yol açacak sodyum bakımından zengin olan gıdalarda beslenme listesinden çıkarılmalıdır. Bu tür yiyecekler damar tıkanıklığına yol açabilir.

Kalp sağlığını korumak için tam yağlı süt ve süt ürünleri, aşırı tuz, rafine beyaz un, yağlı et grubundan uzak durulmalıdır. Bu tür gıdalardan uzak durmak kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olur.

Yüksek Tansiyona İyi Gelen Bitkiler

Yüksek Tansiyon, Kan basıncının olması gereken değerlerin yani (12/8 )in üzerinde çıkması durumu yüksek tansiyon olarak adlandırılır. Yüksek tansiyonun sebebi % 90 olarak bilinmemektedir. Ancak %10’unun sebebi ise tiroit bezleri, böbrek hastalıkları ve böbrek üstü bezleridir.

Yüksek tansiyonda tanının erken olması oldukça önemlidir. Kişilerin kendileri tarafından anlık ölçümleri hastaları yanıltabilir. Bu nedenle sağlık kuruluşlarında takılacak olan bir alet tarafından 1 gün boyunca tansiyonun takip edilmesi en doğru yoldur. Gündüz uygulanan ölçümlerle gece ve de sabah erken vakitlerdeki tansiyon değerlerini doğru vermediği için bu ölçümler yanıltıcı olabilmektedir. Bu nedenle hastalık ağırlaşana kadar gizlide kalabilir.

Yüksek tansiyonun belirtileri arasında kalp çarpıntısı, dikkat dağınıklığı, uyku sorunları, baş dönmesi, baş ağrısı, kulak çınlaması, görme bozuklukları burun kanaması ve başta ağırlık hissi görülebilir.

Yüksek Tansiyona İyi Gelen Bitkiler

Sarımsak: sarımsağın tansiyona iyi geldiği herkes tarafından bilinmektedir. Bunun yanı sıra sarımsak kolesterolü de düşürür. Bir haftada yaklaşık olarak 4o gr sarımsak tüketmek tansiyonunuzu kontrol altına alacaktır ve kolesterolünüzü de düşürecektir. Her gün düzenli olarak 2 diş sarımsak tüketmek 1 hafta boyunca yenmesi gereken 40 gr sarımsağa tekabül eder.

Soğan: Aynen sarımsakta olduğu gibi yüksek tansiyon ve kalp sağlığı için oldukça yararlı bir bitkidir.

Kereviz: Yüzyıllardır Çin de tansiyon düşürücü hap olarak kullanılmaktadır. Kereviz laboratuar denek hayvanlarına uygulanan testlerle kereviz özütünün denek hayvanlarının tansiyonunu düşürdüğü kanıtlanmıştır.

Semizotu: Kişilerde magnezyum noksanlığı yüksek tansiyon nedenidir. Semizotu ise magnezyum açısından oldukça zengin bitkiler arasındadır. Ayrıca işlenmemiş tahıllar ve baklagiller son derece zengin magnezyuma sahiplerdir.

Domates: Domatesin tansiyon düşürücü tesiri olan ( gamma –amino- butirik asit- GABA ) yönünden oldukça zengin bir sebzedir.

Alıç: Özütü özellikle koroner atardamarları ve damarları açarak genişletmektedir. Alıç asırlardır kalp hastalıkları için kullanılmaktadır. 1 su bardağı kaynar suyun içine 1 tatlı kaşığı kuru alıç ilave ederek demlendirdikten sonra sağlık bir çay elde edebilirsiniz.

Havuç: içeriğinde bulundurduğu 8 değişik tansiyon düşürücü özellik barındırır.

Düşük Tansiyona İyi Gelenler

Düşük Tansiyon, sağlıklı kişilerin kan basıncı yaklaşık olarak 120/80 mmHg düzeyindedir. Kalbin kasılarak vücuda kanı göndermesi sırasında kan basıncı yüksek tansiyonu, kanın vücuttan tekrar kalbe geliş sırasındaki kan basıncı ise küçük tansiyonu gösterir. Düşük tansiyonun sebebi ise büyük tansiyonun 100 mmHg nin altına düşmesi nedeni ile düşük tansiyon meydana gelir. Düşük tansiyon rahatsızlığı devamlı olarak yaşanıyorsa bu önemli bir rahatsızlık olarak görülmelidir.

Düşük tansiyonun başlıca belirtileri arasında sıklıkla oluşan baş dönmeleri ve bayılmalardır. Düşük tansiyonun belirtileri arasında düzensiz ve yetersiz beslenme bozuklukları gösterilirken çeşitli sağlık nedenleri kan basıncı normal değerlerinin altında çıkmasına sebep olabilir. Ancak düşük tansiyon başka bir rahatsızlık sebebiyle oluşmuyorsa B 12 vitamini ve sodyum yönünden zengin içerikli bir beslenme ile düşük tansiyon belirtileri minimuma indirilebilir.

Sodyum: yüksek tansiyon rahatsızlığı olan kişilere tuz (sodyum )tüketimine nasıl sınır getiriliyorsa düşük tansiyonu olan hastalar için sodyum tarafından zengin olan bir beslenme şekli uygulanabilir. Eğer tansiyonunuz oldukça düşükse tuzlu olarak hazırlanan ayran içerek düşen değerleri kısa zamanda normale yaklaştırmak mümkündür. Ancak yeterinden çok tuz tüketimi kalp, damar rahatsızlıkları ilk sırada olmak üzere başka değişik hastalıklara da neden olabileceği için sodyum yani tuz tarafından zengin bir beslenme şekli uygulamak için öncelikle bir hekime başvurmanızda fayda vardır.

Magnezyum: vücudumuzda oluşan 300’ den daha da çok biyokimyasal reaksiyonda harcanan magnezyum bunların yanı sıra kan basıncı yönünden de bir o kadar etkili minerallerdendir. Lahana ıspanak gibi sebzeler soya fasulyesi, kaju fıstığı, badem ve soya fasulyesinden 1 günde alınması uygun olan magnezyumu büyük ölçüde elde edebiliriz.

Karbonhidratlar: Tansiyon düşmesi yemeklerden sonra meydana geliyorsa bu duruma “postprandiyal hipotansiyon” adı verilir. Genel olarak yaşlı hastalarda ve otonom sinir bozukluğu rahatsızlığı bulunanlarda, Parkinson hastalarında rastlanan postprandiyal hipotansiyona rastlanması aşırı karbonhidrat içeren besinlerin tüketilmesi ve aşırı yüklenilmiş bir öğün sonrasında meydana gelmektedir. Bu nedenlerden oluşan ani tansiyon düşmesini önlemek için beyaz ekmek, makarna, patates ve pirinç gibi besinlerin tüketiminin en aza indirilerek sınırlandırılmasında fayda vardır.

Folik Asit Ve B 12: Yeri kadar alınmayan folik asit ve B 12 vitamini alımı belirtileri içinde düşük tansiyonunda bulunduğu anemi rahatsızlığına neden olabilmektedir. Kan ve sinir hücrelerinin oluşumu için hayati değer içeren B 12 vitamini tüketilen besinlerle midede proteinle birleşerek kan yoluyla çekilir. En zengin B 12 vitamini süt ürünleri, kırmızı et ve yumurtadadır. Yeni oluşacak kan hücreleri için vücudun folik asite ihtiyacı vardır. Folik asit en fazla karaciğer, börülce ve ıspanakta bulunur.

Düşük Tansiyona Diğer İyi Gelenler: ilk olarak şeker rahatsızlığı olanlar olmak üzere seyreden düşük kan şekeri oluşumu düşük tansiyona sebep olmaktadır. Susuz kalındığında ve kan hacminde bir eksilme yaşanırsa bu yüzden kan basıncı düşer. Bu duruma mani olmak için günlük olarak içtiğiniz suyu artırabilirsiniz. Veya abartmamak koşulu ile elektrolit içerikli sporcuların tükettiği içeceklerden içebilirsiniz. Ayrıca kafein içerikli içecekler ve yeşil çay içmek kan basıncının kısa bir süre yani geçici olarak yükselmesini sağlayabilir.

Çarpıntıya İyi Gelecek Doğal Bitkisel Tedaviler

Çarpıntı, genellikle çarpıntısı olan kişiler bu durumu dile getirirken kalbinin göğsünün içinden çıkacak gibi attığını, güçlü veya hızlı attığını, pırpır ettiğini ve kalbinin atışının normal kişilerinkinden 2-3 kat hızlı attığını söyleyerek sorunlarını anlatmaya çalışırlar. Çarpıntı göğüs hizasında boğaz ve boyun gibi bölgelerde de rahatlıkla hissedilebilir. Çarpıntı yüksek tempolu egzersiz, duygu yoğunluğu, kafein içeren içecekler ve kullanılan bir ilaçtan dolayı veya bir başka rahatsızlık tarafından tetiklenebilir.

Çarpıntı oldukça yaygın bir rahatsızlıktır ve çoğu durumlarda da zararsızdır. Ancak bazı durumlarda çarpıntının bir doktor tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Çünkü çarpıntı başka bir hastalığın habercisi olabilir. Zararsız çarpıntılardan doğal gıda ve yöntemlerle baş edilmesi sağlanabilir.

Çarpıntılarınızı hafifletecek birkaç doğal yöntem

-Biberiye Yağı, 1 kahve fincanı suya 8-10 damla kadar damlatılarak içilir.
-Nane Yağı, 1 kahve fincanı suyun içine 10 damla kadar damlatılarak içilir.
-50 gr rezene, 50 gr kereviz tohumu, 50 gr tarcın, 50 gr kakule, 50 gr günlük sakızı ve 1 kg süzme balın içine ilave edilerek iyice karıştırılarak harmanlanır ve aç karnına sabah, öğle ve akşam olmak üzere 1 çorba kaşığı tüketilir.
-Nane yaprağı, lahana, hünnap, armut, erik, sarımsak, soğan, taze tere, roka, maydanoz, dereotu, sarımsak, soğan, kereviz, limon, greyfurt, portakal, bol miktarlarda tüketilir.
-Kantaron çiçeği, gül yaprağı, biberiye, karabaş otu, civanperçemi, kuşkonmaz, ökse otu, akdiken çiçeği, alıç çiçeği, ada çayı, kekik, nane ve papatya. Çarpıntınız için sıraladığımız bitkileri ayrı ayrı kaynatarak içebileceğiniz gibi tümünü birer tutam olarak bir kabın içinde karıştırıp kaynattıktan sonra süzerek her gün 1-2 su bardağı kadar balla tatlandırılarak içilir.