Göz Alerjisi Nasıl Geçer

Mevsimsel alerjiler ve diğer alerjiler gözlerde kızarıklık ve yaşarmaya neden olurken boğaz ağrısına da sebebiyet verebilir. Alerjik konjonktivitte göz kızarıklığına, şişlikler de eşlik ederken bu kişiye oldukça rahatsızlık vermektedir. Birçok durumda alerjenlerden uzak durmak belirtileri hafifletebilir. Ancak alerjiye bağlı boğaz ağrısı ve göz kızarıklıkları için doğal çözümler de uygulanabilir. Bu çözümler genellikle belirtileri hafifletmeye yardımcı olur.

Göz alerjisi için bitkisel çözüm önerileri:

– Alerjenlerden kaçınmak

Alerji belirtilerini hafifletmenin en iyi yolu alerjiye neden olan tetikleyicilerden kaçınmaktır. Örneğin polenlere karşı alerjik reaksiyon gösteriliyorsa korunmak için maske takılabilir. Ya da evin içerisine polenlerin girmemesi için pencereler kapalı tutulabilir ve toz partiküllerinden kurtulmak için hijyene önem verilebilir.

– Yatıştırıcı bakım

Kırmızı ve kaşıntılı gözlerde daha fazla kızarıklık oluşmaması için soğuk kompres uygulanabilir. Gözler ovulmamalıdır. Sadece yatıştırmak ve rahatlatmak için ıslak ve soğuk bir bez uygulaması yapılabilir. Eğer kontakt lens kullanılıyorsa lensler mutlaka çıkarılmalıdır. Eğer gözlerde makyaj varsa silinmeli ve soğuk kompres bu şekilde uygulanmalıdır.

– Kontakt lensler

Kontakt lens kullanan kişilerde gözleri etkileyen alerjilere daha sık rastlanır. Gözlerde lens varken gözleri ovmak lensin göze zarar vermesine neden olabilir. Ayrıca gözlerin kızarmasına ve yanmasına neden olur. Eğer belirtiler şiddetli ise daha iyi hissedene kadar gözlük takmakta yarar olacaktır.

– Göz alerjisi için damla

Doktor tahriş olmuş, kırmızı gözleri yatıştırmak için göz damlası tavsiye edebilir. Bazı durumlarda alerjenlerin vücuttaki etkisini azaltmak için oral antihistaminikler kullanılabilir.

Göz kızarıklığı

Saman nezlesi özellikle göz kapağı ve göz küresi üzerinde bazı belirtilere neden olabilir. Enfeksiyonun temel belirtileri inflamasyon, kızarıklık ve tahriştir. Morartı ise viral bir enfeksiyon ya da bakteriyel enfeksiyonun belirtisidir.

Göz alerjisine ne iyi gelir?

– İlaçlar

Tedaviye başlamadan önce gözlerde kızarıklığa ya da morarmalara neden olan sağlık sorunu belirlenmelidir. Bakteriyel durumlarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Saman nezlesine ve diğer alerjilere bağlı göz kızarıklıklarında ise antihistaminikler, dekonjestanlar, mast hücresi stabilizatörler, steroidler ve anti-inflamatuar ilaçlar kullanılır.

– Sıcak kompres

Saman nezlesi belirtilerini hafifletmek için sıcak suya havlu batırılır. Sıcak havlu birkaç dakika kadar gözlere uygulanır. Aynı havlu her iki göz üzerinde kullanılmamalıdır. Diğer göz üçün başka havlu kullanılmalıdır. Çünkü bazı durumlarda kızarıklığa neden olan bakteriler diğer göze de bulaşabilir.

– Göz damlası

Göz kuruluğu da gözlerde kızarıklığa neden olabilir. Sıvı kaybından ve lens kullanımından kaynaklanan göz kuruluğu ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bunu önlemek için genellikle doktor tarafından göz damlaları ve suni gözyaşı damlaları verilir.

– Göze yabancı cisim batması

Gözler hassas bir yapıya sahiptir. Küçük de olsa herhangi bir yabancı madde göze temas ettiğinde gözde şiddetli yanma ve kızarıklıklar oluşabilir. Bu gibi durumlarda göze batan cisim oynatılmamalı, bol su ile yıkanmalı ve acilen bir doktora danışılmalıdır.

– Göz alerjisi için ne yapılmalı:

Göz kızarıklıkları ve morarmaları enfeksiyon nedeni ile de oluşabilir. Bu durumda gözün enfeksiyon kapmaması için hijyene dikkat edilmelidir. Eller sık sık yıkanmalı ve göze temas etmekten kaçınılmalıdır. Özellikle gözde kızarıklık varsa göz ovulmamalıdır. Lens kullanılıyorsa dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Lensleri takmadan önce eller iyice yıkanmalıdır. Ayrıca lens kabındaki solüsyon suyu her gün değiştirilmeli; lensler takılmadan önce solüsyon ile yıkanmalıdır.
Göz kızarıklıkları alerjik reaksiyonlar sonucunda oluşur. Bu kızarıklıkların giderilmesi için ilaç tedavisinin yanı sıra göz alerjisinde bitkisel tedavi yöntemleri de kullanılabilir. Ancak eğer kızarıklıklar uzun süre devam ediyorsa ya da giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekmektedir.

Boyun Ve Omuz Ağrısı Nasıl Geçer

Boyun ve omuz ağrısı neden olur?

Boyun ve omuz ağrısı genellikle travmatik yaralanmalar sonucunda veya kemik hastalığı nedeniyle oluşabilir. Ancak temel nedeni kas gerilmeleri ve kas kasılmalarıdır. Bu yumuşak doku yaralanmaları birden çok kas dokusunda aniden ya da yavaş yavaş olabilir. Omuz ve boyun ağrısı için genellikle ağrı kesici oral ilaçlar ve yatıştırıcı kremler kullanılmaktadır. Bu tedavi yöntemlerin yanı sıra omuz ve boyun ağrısı için doğal yöntemler de kullanılabilir.

Boyun ve omuz ağrıları için ne yapılmalı:

– Stresi azaltmak

Omuz ve boyun ağrısında temel kural stresin azaltılmasıdır. Stres kasların gerilmesine neden olarak ağrılara neden olabilir. Ayrıca bol bol dinlenilmeli, hafif egzersizler yapılmalıdır. Duruş pozisyonları da oldukça önemlidir. Yanlış oturma pozisyonları sık sık kas sıkışmalarından kaynaklanan ağrılara neden olabilir. Ağrılar duruş şekilleri servikal bölgedeki sorunlardan da kaynaklanabilir. Özellikle masa başı işler uzun süre aynı pozisyonda oturmayı gerektirir. Bu nedenle oturuş pozisyonu oldukça önemlidir. Ergonomik mobilyalar kullanılmalı, bilgisayar ekranı göz hizasında olmalı ve dik bir şekilde oturulmalıdır. Uzun süre oturulmamalı sık sık ayağa kalkılarak ara verilmelidir.

– Boyun ağrısına hangi ilaç iyi gelir?

İnflamasyonu azaltmak için bazı reçetesiz ilaçlar kullanılabilir. Özellikle naproksen ve ibuprofen, parasetamol ile birlikte steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar da önerilmektedir. Bu ilaçlar düzenli olarak kronik ağrılar için de kullanılabilir, ama uzun vadeli kullanımlarda yan etkiler görülebilir.

Omuz ağrısına ne yapmalı?

– Omuz ağrısına sıcak iyi gelirmi?

Isı uygulamaları için sıcak duş yapılabilir. Sıcak kasların gevşemesini sağlayacaktır. Ağrıyan bölgeye sıcak su torbaları ya da ısıtmalı jeller yerleştirilebilir. Soğuk kompres için havlu içerisine konarak ağrıyan bölgelere uygulanabilir. Buz yerine dondurulmuş gıda paketleri de kullanılabilir. Soğuk kompres 20 dakika kadar uygulandığında iltihabı azaltmaya yardımcı olacaktır. 10 dakika ara verildikten sonra aynı işlem 20 dakika daha tekrarlanabilir.

– Omuz ağrısı için soğuk kompres

Bazı durumlarda boyun ve omuz ağrılarında kaslarda şişme görülebilir. Şişme durumlarında soğuk kompres uygulanırken şişmenin olmadığı durumlarda sıcak kompres uygulanmalıdır. Buz genellikle akut yaralanmaların tedavisi için kullanılır. Soğuk uygulamalar inflamasyon ve ağrıyı azalttığı için ağrının her döneminde uygulanabilir. Ancak ağrı başladıktan sonra ilk 24 saatte sıcak uygulamalar önerilir. Sonrasındaki 48 saat ve 72 saat arasında ise soğuk kompresler uygulanabilir.

– Boyun ağrısına iyi gelen egzersizler

Omur ve boyun bölgelerinde ağrı olduğunda yapılan ilk yanlış hareketsiz kalmaktır. Hareketsiz kalmak yerine orta şiddetli omuz ağrısı egzersizleri yapılabilir. Bu egzersizler kasların ısınmasını ve çalışmasını sağlarken acıyı azaltmada da yardımcı olur.
Omuz ve boyun ağrıları genellikle ciddi sağlık sorunları değildir. Basit kas sıkışmaları ve kas tutulmaları nedeni ile olur. Bu gibi durumlarda ev tedavileri işe yarayabilir.

– Omuz ağrısı için masaj terapisi

Masaj terapisinde bazı yağlar kullanılmaktadır. Ancak kullanılan yağlardan çok anatomiye dikkat edilmelidir. Masaj terapisinde omuz ve boyun bölgesinde bulunan sinirlere ve aterlere dikkat edilmelidir. Şiddetli ağrı varsa, doktora danışılmadan masaj yaptırılmamalıdır.

Omuz ağrısı için masaj ve etkileri

Masaj ağrıyı azaltmaya yardımcı olurken kas spazmlarını da önler. Hareket etme işlevini kolaylaştırır. Uzmanlar tarafından yapılan masajlar ağrıların giderilmesinde oldukça etkilidir. Özellikle omuz ağrısı için masaj uygulamaları tavsiye edilir.

Boyun ağrısına hangi bölüm bakar?

Boyun ve omuz ağrıları için öncelikle ortopedi bölümüne başvurulmalıdır. Ağrının neden kaynaklandığına göre diğer bölümlere sevk edilebilir.

Omuz ağrısı baş ağrısı yapar mı?

Omuz ağrısı bazı durumlarda baş ağrısını da tetikleyebilir. Bu tip durumlarda ağrı kesici almadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Omuz ve boyun ağrıları normalde birkaç hafta içinde geçer. Ancak eğer ağrı uzun süre devam ediyorsa ya da giderek şiddetleniyorsa mutlaka bir doktora görünülmelidir. Ağrı kesiciler işe yaramadığında daha ciddi durumlar olabilir. Bazı ağrılar doku hasarı ya da ciddi yaralanmalar sonucu oluşabilir. Bu gibi durumlarda cerrahi operasyonlara gerek duyulmaktadır.

Sol Alt Karın Ağrısı Neden Olur

Sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olan pek çok etken bulunmaktadır. Karın duvarı sorunları karının sol alt kadranında ağrılara neden olabilir. Bazı durumlarda, karın veya pelvis bölgesinden kaynaklanan ağrılar sırt bölgesine yayılabilir.

– Sol alt karın ağrısı:

Karın vücudun alt kaburga ile kalça veya pelvis arasında, ön yüzünde bulunan bir alandır. Sol alt karnın, göbek bölgesine yakın bölümüne pelvis denir. Sol alt karın bölümü kas, yağ ve bağ dokusu gibi çeşitli dokulardan oluşur. Kalın bağırsak, rektum ve sigmoid kolon dahil olmak üzere, bazı organlar da bu bölümde yer alır. Bayanlarda ise sol alt karında ağrı yumurtalıklara da vurabilir.

– Sol alt karın ağrısı nedenleri:

Sol alt karın sancısı pek çok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağrı alt sırt bölgesine de yansıyabilir. Pelvik inflamatuar hastalığı, pelvik abse, crohn hastalığı, ülseratif kolit, dismenore veya menstrüel kramplar ile böbrek taşları, zona hastalığı ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklar bu bölgede ağrıya neden olabilir. Her ne kadar genellikle karın bölgesinde abdominal aort anevrizması orta hatta bulunsa da balon veya abdominal aortta oluşan bir sorun da ağrıya sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca kimi durumlarda sol alt karında şişlik de görülür.

– Belirtiler

Sol alt karın ağrısı ve sırt ağrısı ile ilişkili belirtiler ağrı nedenine ve etkilenen dokunun türüne göre değişmektedir. Ancak, olası belirtiler arasında sol alt kadranı içerisinde karın ağrısı ve bel ağrısı bulunmaktadır. Karında keskin, bıçaklama hissi olan ağrılar görülebilir. Ayrıca acı yanmaya da dönüşebilir. Abdominal hassasiyet, bulantı, kusma, sık idrar, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı, sıvı dolu kabarcıklar, ishal veya kabızlık gibi belirtiler de görülebilir.

– Tedavi

Sol alt karın ağrısı ve sol alt karında batma hissi tedavisi ağrının nedenine bağlı olarak değişmektedir. Bazı durumlarda, karın ağrısına sırt ağrısı da eşlik edebilir. Ağrı birkaç saat ya da birkaç gün sürebilir. Diğer durumlarda, karın ve sırt ağrısı şiddetliyse tıbbi yardım ve müdahale almak gerekebilir. Ağrı veya rahatsızlığın nedeni karın içinden kaynaklanıyorsa bazı tetkikler ve kan testleri gerekebilir.

– Uyarı

Bazı durumlarda, ağrı ve rahatsızlığın birden fazla nedeni olabilir. Özellikle sol alt karın bölgesi ağrıları ciddi hastalıklar nedeni ile oluşabilir. Akut karın ağrısı, aniden başlayabilir. Yanma ve şiddetli ağrı durumlarında hasta hareket edemeyecek durumda olabilir. Sol alt karında ağrı ve şişlik aynı anda da görülebilir. Bu tip vakalarda mutlaka acil tıbbi yardım ve müdahale gerekir. Ciddi vakalarda ameliyat gerekebilir. Dokularda bir kopma nedeniyle alt karın ve alt sırt bölgelerde abdominal aort anevrizması oluşabilir. Bu durumda şiddetli ağrılar oluşur. Ağrıyla birlikte düşük kan basıncı ve baş dönmesi görülüyorsa en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna görünülmelidir. Tedavi edilmediğinde ciddi ve hayati bir durum oluşabilir.

Diğer alt sol karın bölgesinde oluşan ağrılar apandisit, kanser, endometriozis, yaralanma, bağırsak tıkanıklığı, böbrek enfeksiyonları ve yırtık bir kolon nedeniyle de olabilir. Egzersiz yaparken yaralanma sonucu oluşan karın ağrısı kas ağrısıdır. Genellikle ciddi bir sorun oluşturmaz. Ancak kas hareketleri ile tedavi edilebilir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Apandisit de sol alt karın bölgesinde ağrıya neden olabilir. Ağrı genellikle sağ tarafta gözükse de bazı durumlarda sol bölgeye de yansıyabilir. Bu ağrı birkaç saat içinde keskinleşir ve genellikle bulantı, iştahsızlık, ateş, kabızlık, ishal ve karın şişliği gibi belirtiler gösterir. Apandisit ağrısı hafiflemez ve acil müdahale gerektirir. Endometriozis olarak bilinen kronik rahim astarı hastalığında rahim astarı rahim dışında gelişir. Bu durum ağrılara neden olabilir. Ağrı genellikle cinsel ilişki, bağırsak hareketleri ve idrara çıkma sırasında artar.

Sol alt karın boşluğu ağrısı ve sol alt karın sancısı kaslardan kaynaklanabileceği gibi bazı hastalıklar nedeni ile de oluşabilir. Bu ağrılar giderek artıyorsa ya da kronik hale geldiyse mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Karaciğer Kanseri Neden Olur

Ne yazık ki karaciğer kanserinin erken belirtileri oldukça azdır ve insanlar sahip oldukları karaciğer kanserini tümör büyüyene ve tedavi etmesi zor hale gelene kadar fark edemeyebilirler. Çünkü karaciğer kanseri evreleri hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Karaciğer kanserinin ileri aşamalarındaki belirtiler ise ayırt edici olmayıp diğer birçok hastalıkta da rastlanabilen belirtilerdir. Karaciğer kanserinde yasama şansı hastalığın teşhis aşamasına göre değişmektedir.

Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Abdominal şişkinlik ve ağrı
– Sarılık
– Yorgunluk
– Açıklanamayan kilo kaybı
– Mide bulantısı
– İştahsızlık

Karaciğer kanseri belirtileri

Karaciğer kanserinde karın şişliği ve karaciğer kanserinde karında sıvı birikmesi

Karaciğer, vücudun sağ tarafında kaburgaların altında bulunan bir organdır. Abdominalde şişkinlik ve ağrılar, karaciğerdeki şişme ve karın boşluğundaki sıvı birikimi nedenleriyle görülür. Karaciğer kanserinde karın şişmesi en belirgin belirtilerden biridir. Normalde karaciğerle ilgili sorunların hissedilmesi mümkün değildir. Ancak eğer kişi karaciğer kanseri ise karaciğerindeki genişleme ve şişme belirtilerle beraber hissedilebilir. Bu belirtiler ise kanserin son evrelerindeki genişleme nedeniyle olur. Doktorlar sağ kaburga altını el ile muayene ederek karaciğerin genişlediğini hissedebilir. Tümör karaciğer üzerindeki damarlara baskı yaparak karın boşluğunda sıvı birikmesine neden olur. Yüksek basınçta damarlardan ve dokulardan sızan sıvılar karın boşluğunda birikir.

Karaciğer kanserinde sarılık ve karaciğer kanserinde ayakların şişmesi

Bazen karaciğer tümörleri, karaciğerle safra keselerini birbirine bağlayan ve “safra kanalları” olarak adlandırılan bölgede gelişim gösterir. Eğer safra, safra öz sıvısını düzenli olarak tahliye edemez ise kişide cilt bozuklukları görülür. Bu bozukluklar cildin silik ve hafif bir sarı renk alması şeklinde başlar. Sarılık olarak adlandırılan bu durum ileriki zamanlarda gelişerek göz akılarının da sararmasına neden olabilir. Engellenen safra kanalları gereken dışkıları kanallar kapalı olduğu için böbreklere yollayamayınca idrar sorunlarıyla karşı karşıya kalınır. Bu durumda genellikle idrar rengi koyu bir hal alır.

Hormonal değişiklikler nedeniyle oluşan diğer belirtiler

Karaciğer kanseri, kimyasallar ile kan hücreleri ve sonucunda tüm vücudu etkileyen belirtiler düzeyindeki değişikliklere neden olabilir. Tümör oluşumu var ise yaşanan bu değişiklikler sonucuna yapılan bir kan testinde tespit edilebilir. Karaciğer kanseri olan insanlarda kan şekeri düzeylerinde, kandaki kalsiyum seviyelerinde, kolesterol seviyelerinde ve kırmızı kan hücrelerinin sayılarında fazlalık gözlemlenir.

Kandaki bu değişiklikler şu rahatsızlıklara yol açabilir:

– Kabızlık
– Mide bulantısı
– Yorgunluk
– Şiddetli ishal

Karaciğer kanseri risk faktörleri:

Karaciğer enfeksiyonları geçiren, yani hepatit B, hepatit C, siroz ve benzeri karaciğer hastalıklarına sahip olan insanlarda genellikle karaciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır. Ayrıca bu kişilerde mevcut hastalık belirtileri ile kanser belirtileri aynı olduğu için erken tanı konması her zaman mümkün değildir. Mevcut hastalığın belirtileri haricinde ateşlenme, önüne geçilemeyen kilo kaybı ve benzeri belirtiler yaşandığında acilen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanseri hücreleri belirli bir tip doğrultusunda mutasyona uğradıktan sonra çok daha hızlı bölünerek büyüme başlar. Karaciğer kanserinin net ve belirli bir nedeni bilinmemektedir. Ama karaciğer kanseri olma ihtimali, karaciğer sirozu ya da viral olarak hepatit B enfeksiyonu varsa yüksektir. Karaciğer kanseri, tütün kullanan kişilerde ve bağımlı olarak sürekli alkol alan kişilerde çok yüksek ihtimalle oluşum göstermektedir. Karaciğer kanserinin teşhisi erken yapıldıysa tedavi sürecinin erken evrelerinde kanser tamamen iyileştirilebilir. Bazen, bazı otlar karaciğer kanseri oluşumunu azaltmada olumlu etkiler göstermiştir. Eski zamanlardan bu yana karaciğer kanseri hastaları için bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır. Yine de, her zaman için bitkisel ilaçlardan önce doktorunuza danışmanız gerekmektedir.

Karaciğer kanserinde bitkisel tedavi:

– Amerikan ginsengi

Amerikan ginsengi, bilimsel olarak panax quinquefolium olarak bilinen, Doğu Amerika’da vahşi doğada yetişen çok yıllık bir bitkidir. Ginsenoside ve Gliserizin gibi çeşitli bileşik içeriklerini içinde barındıran Amerikan ginseng kökü, boyut olarak oldukça büyüktür. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre Amerikan ginsengi karaciğer kanserindeki tümörlü hücrelerin yok olmasına yardımcı olabilir.

– Sarımsak

Birçok kültürde sarımsak binlerce yıldır geleneksel tıpta ve mutfakta kullanılmaktadır. Bilim adamlarına göre sarımsak, özellikle allicin ve alliin, sülfür içeren bileşikleri sayesinde karaciğer kanseri hücrelerinde güçlü bir inhibe sağlamaktadır. Ancak, bu iddialar henüz tamamı ile kanıtlanmış değildir. İnsanlarda denenmese de hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde olumlu sonuçlar kaydedilmiştir.

– Kimyon

Kimyon, maydanozgil ailesinin bir bitkisinin tohumudur. Hepatoma, malign tümör karaciğer ve metastaz hayvan araştırma modelleri bastırmak için ideal sonuçlar göstermiştir. Ancak Rockefeller Üniversitesi araştırmalarına göre hala net bir sonuca ulaşılamamıştır. Bunun yanı sıra dünyanın diğer araştırma merkezlerinde yapılan deneyler doğrultusunda bu bitkinin tohumları olan kimyondaki apoptosis maddesi karaciğer kanseri tümör hücrelerinin inhibe edilerek azalmasında etkili olabilir. Programlanmış hücre ölümü, hepatoma hücre hatlarının içinde gerçekleşmektedir.
Son yıllardaki beslenme şekli adeta kansere davet çıkarmaktadır. Kansere karşı koruyucu beslenmek günümüz fırsatlarında bir hayli zordur. Ancak karaciğer kanseri varsa, doktorunuz muhtemelen bir tedavi programının yanında beslenme şekli için de belirli yönergeler önerecektir. Doktorunuz ile birlikte, kanserle savaşan etkileri olduğu bilinen gıdaların bulunduğu bir beslenme planı oluşturmanız faydalı olacaktır.

Kanserle savaşan besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Narenciyeler

Karaciğer kanseri ile verilen savaşta en önemli madde C vitaminidir.

Karaciğer kanserine iyi gelen meyveler:

– Greyfurt
– Portakal
– Mandalina
– Limon

Hepsi C vitamini ve serbest radikal gruplar içerir. Aynı zamanda bu besinlerde dikkat edilebilecek başka bir özellik de antioksidan özelliğinin yüksek olmasıdır. Ancak aralarında en etkili olan gıda limondur. Güçlü olmasının sebebi ise en yoğun sitrik asit konsantresini kendisinde bulundurmasıdır. Sitrik asidin vücutta oluşturduğu glycolosis maddesi kanser hücrelerini öldürmede yardımcı olacaktır.

Karaciğer kanserine iyi gelecek yiyecekler:

Soğan

Yemeklere lezzet katmada kullanılan soğan, quercetin adı verilen bir polifenol içermesi sayesinde yapılan araştırma sonuçlarına göre karaciğer kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlatmada güçlü bir etkiye sahip olabilir. Cornell Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar ve hayvanlar üzerindeki deneylerin sonuçlarına göre soğanın son derece olumlu etkileri gözlemlenmiştir.

Çay

Yeşil ve siyah çaylar, A.P. John Kanser Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalara göre glycolosis maddesi yardımı ile zengin hücresel inhibe yardımı ile kanser hücreleri yok olabilir. Yeşil çay bazı hormonları harekete geçirerek kanser uyarıcı etkilerin tetiklenmesini sağlar. Kanser hücrelerinin çoğalmasının engellenmesine yardımcı besin maddeleri içerir. Brokoli içinde bulunan sulphorane, kanser büyümesini engeller ve aynı zamanda antioksidan görevi de görür. Ancak yeşil çayın çok içilmesi bazı böbrek rahatsızlıklarının başlangıcına neden olabilir.

Zeytin

Tüm bunların dışında zeytin türlerinin de son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser üzerinde olumlu etkilerine rastlanmıştır. Bilim dünyasını sarsan bir haber şeklinde çıkan araştırma sonuçlarına göre zeytinin içindeki bazı maddeler kanserli hücreleri öldürmese de üremesini engellemektedir. Bu yüzden zeytin tüketimi kanserin gelişerek ileri evrelere gelmesini engelleyebilir.

Karaciğer kanseri nasıl anlaşılır?

Karaciğer kanseri başta belirti göstermeyebilir. Ancak uzun vadede yaşanan şişkinlik, sarılık ve abdominal ağrılar kanser habercisi olabilir. Bu nedenle kronik ağrılar ve şişkinlik durumu söz konusu ise mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Karaciğer kanseri öldürürmü, karaciğer kanseri tedavisi mümkün mü?

Karaciğer kanseri diğer kanser türleri gibi ölümcüldür. Erken teşhis ile kurtulma şansı oldukça yüksektir.

Karaciğer kanserinde doktor tedavisinin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de kullanılabilir. Özellikle karaciğer kanserine faydalı bitkiler ve karaciğer kanserine iyi gelen besinler tüketilmelidir.

İltihap İçin Ne İyi Gelir

İnflamasyon diğer adıyla iltihap, yaralanma sonucu vücudun verdiği doğal bir tepkidir. Eğer bu iltihap devam ederse, doku ve organlarda önemli hasarlar olabilir. İltihabik hastalıklar, şeker hastalığı, irritabl bağırsak sendromu ve artrit gibi birçok kronik hastalık enflamatuar bir durumdur. Bu tip durumlarda genellikle konvansiyonel tedavi ve steroid ilaçlar verilir. Bu ilaçların bazı yan etkileri olmaktadır. Medikal ilaçların yanı sıra doğal anti-enflamatuar ile yani bitkiler ve vitaminler ile iyileşme sürecine katkıda bulunulabilir. İltihap söktürücü bitkiler ve iltihap kurutucu besinlerden faydalanılabilir. Ancak anti-inflamatuar bitkiler ve vitaminler kullanılmadan önce sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.

İltihap önleyici bitkiler

– Beyaz söğüt

Beyaz söğüt yani salix alba bitkisinin kabukları ateş, grip ve romatizma tedavisi için kullanılmaktadır. Salisin, salisilik asit, siklooksijenaz içeren beyaz söğüt vücudun enflamatuar sürecine katkıda bulunan enzimler içerir. Popüler bir ilaç olan aspirinde de sentetik bir şekilde salisilik asit kullanılmaktadır. Tıbbi bitki uzmanı Dr. Linda B. beyaz söğüt bitkisini anti-inflamatuar etkisi ile aspirine benzetmektedir. Ancak beyaz söğüt aspirin gibi kanı seyreltmez ya da mideyi tahriş etmez.

– Sığla ağacı

Sığla ağacı, boswellia serrata olarak da bilinmektedir. Aromatik bir reçine üreten bu bitki küçük yapraklarını döker. Bu yapraklara buhur denilir. Buhur romatizma ve artrit gibi enflamatuar bozuklukların tedavisinde reçine olarak kullanılır. Ayrıca buhur lipoxygenase denilen önemli bir protein de içerir. İltihabı azaltmada oldukça etkilidir. Ancak hamileler ve başka kronik bir hastalığa sahip olanlar buhur kullanmadan önce doktora danışmalıdır.

iltihap önleyici besinler

– C vitamini

Askorbik asit içeren C vitamini antioksidanlar açısından zengin ve suda eriyen bir vitamindir. Serbest radikallerin vücuda zarar vermesini engellerken inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. C vitamini ile bioflavonoids kronik hastalıklar ve enfeksiyonlarda inflamasyonu azaltmak için doktor tarafından da önerilir. İltihap giderici yiyecekler arasında en etkili besinler C vitamini içeren gıdalardır. Yüksek dozlarda C vitamini alınması ishale neden olabilir. C vitamini takviyesi alınmadan önce doktora danışılmalıdır.

– E vitamini

E vitamini, buğday tohumu ve ayçiçeği gibi bitki yağları ile aspir yağında bulunan ve yağda çözünen bir vitamindir. Kronik iltihap doku ve organlara zarar verebilir. Güçlü bir antioksidan olan E vitamini bu bağ doku hasarını iyileştirmeye yardımcı olur. Kronik inflamasyonu azaltmak için E vitamini günlük olarak alınabilir.

İnflamasyon hastalıklar; kalp hastalığı, şeker hastalığı, artrit ve ateroskleroz da dahil olmak üzere çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olabilir. İltihabı azaltan yiyecekler olan yağlı balık, fındık, meyve ve sebzeler bakımında zengin beslenme düzeni inflamasyon düzeylerini düşürebilir. D vitamini de inflamasyonu kontrol etmede etkilidir.

– D vitamini

D vitamini genel vücut sağlığı için gerekli bir besindir. Ancak inflamasyon tedavisinde de etkili olabilir. D vitamini eksikliği sonucunda kalp-damar hastalıkları ve inflamasyon gelişebilir. D vitamini takviyesi kullanıldığında iltihabi hastalıklar, romatoid artrit, iltihabi bağırsak hastalığı ve kalp-damar hastalığı, tip 1 diyabet de dahil olmak üzere pek çok hastalığın oluşma riski düşer.

– Yağlı balık

Balık omega 3 yağ asitleri açısından zengin bir besindir. Özellikle artrit ve boyun enflamasyonlarında azaltmada yardımcıdır. Balık yağı takviyeleri kadar ibuprofen de eklem ağrısının azaltılmasında etkilidir. Omega 3 yağ asidi açısından zengin olan besinler arasında hamsi, uskumru, tuna, somon balığı, sardalye, alabalık ve ringa balığı bulunmaktadır.

– Karışık Kuruyemiş

Ceviz tüketimi de kalp-damar hastalıkları için önerilmektedir. Tip 2 diyabet için de olumlu sonuçlar yaratan kuruyemişler iltihap riskini de azaltır. Fındık gibi kuruyemişlerde yüksek antioksidan vitaminler bulunmaktadır.

– Meyve ve sebze

Meyve ve sebzeler yüksek antioksidan, flavonoidler ve vitaminler açısından zengindir. Bu besin öğeleri iltihap kontrolünde etkilidir. Kardiyovasküler hastalık ve kanser gibi enflamasyona neden olan hastalıklar için özellikle yeşil yapraklı sebze ve meyveler anti-inflamatuar etki göstermektedir.

İltihabı kurutmak için ne yapmalı?

İltihabı azaltmak için mutlaka doktor tedavisine ihtiyaç vardır. Ayrıca iltihabı kurutan yiyecekler ile iltihabı kurutan şifalı bitkiler de kullanılabilir. İltihaba karşı doğal çözümler kullanılırken mutlaka doktora da danışılması önerilir.

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nasıl Geçer

Kadınlarda idrar kaçırma tıbbi olarak mesane kontrolü sorunları olarak da bilinmektedir. Bu durum pek çok kadının hayatını olumsuz etkilemektedir. Stres inkontinans bozukluğu nedeni ile oluşan mesane kontrolü sorunları genellikle gülmek veya hapşırma gibi reflekse bağlı hareketler ile ortaya çıkar. Kadınlarda yaş nedeni ile pelvik taban kas tonusu kaybı artar. Bu nedenle idrar yolu enfeksiyonları gibi mesanenin aşırı aktif olduğu sık idrara çıkma gibi sorunlar görülebilir. Mesane kontrolü sorunlarını varsa belirtileri hafifletmek için mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor tedavisine ek olarak kadınlarda idrar kaçırmaya kesin çözüm için bitkisel çözümler de tercih edilebilir. Ancak kadınlarda idrar kaçırma bitkisel tedavi yolları mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bazı bitkiler ilaçlar ile etkileşime girebilir ya da kişide alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

– Adım 1

At kuyruğu bitkisi pelvik kasların kuvvetlenmesini sağlayabilir. Ancak at kuyruğunun tek başına kullanılması ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka doktor onayı ile kullanılmalıdır.

– Adım 2

At kuyruğu 300 mg kapsül olarak günde üç defa kullanılabilir. Bu kullanım sonucunda rahim yolu astarında 1-4 mililitre kadar daralma olabilir. Bu daralma idrar kaçırılmasını engeller. Ayrıca mesanede kas spazmlarını denetlemek için günlük olarak alınabilir. At kuyruğu antispasmodic özelliklerinin yanı sıra idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kaçırma sorunlarında da kullanılmaktadır. Ayrıca antibakteriyel özelliklere de sahiptir.

– Adım 3

At kuyruğu, idrar söktürücü özelliklere sahip olduğu için kullanılırken mutlaka bol su tüketilmelidir.

– Adım 4

At kuyruğu bir aydan daha uzun bir süre kullanılmamalıdır. Ayrıca bu takviyenin yanında B kompleks vitamini alınması önerilir. At kuyruğu takviyelerinin uzun süre kullanılması tiamin düzeylerini düşürebilir.

Mesane kontrolü için diğer bitkisel ilaçlar

– Adım 1

Kabak çekirdeği ekstresi günde iki kez yenebilir. İki haftalık tüketim miktarı ise 250 mg ile sınırlandırılmalıdır. Tohumlar esansiyel yağ asitleri ve phytoesterol içerir. Bu nedenle mesane sağlığı için oldukça önemlidir. Özellikle menopozdan sonra kullanılması önerilir. Yapılan çalışmalar kabak çekirdeği ekstresinin menopoz dönemindeki kadınlar üzerinde mesane kontrolü konusunda başarılı sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır.

– Adım 2

Sarı kantaron özü de idrar sorunları çeken kadınlar tarafından günde 2-3 kez 300 mg olarak alınabilir. Maryland Üniversitesine göre sarı kantaron özü idrar kaçırma sorunlarında etkili olan bitkisel bir çözümdür.

– Adım 3

İdrar söktürücü ve antiseptik etkisi ile buchu yaprakları da kullanılabilir. Aktarlardan satın alınabilen buchu bitkisi idrar söktürücü bir etki yaratmaktadır. İnflamasyon ve enfeksiyon durumlarında da oldukça etkilidir. Çünkü aynı zaman antiseptik özelliklere sahiptir.

– Uyarılar

At kuyruğu, sakinleştirici ilaçlar ile birlikte kesinlikle uygulanmamalıdır. Ayrıca ağır karaciğer veya böbrek hastalığı olan kişiler tarafında da kullanılmamalıdır. Özellikle hamile ve emziren kadınlara da önerilmez. Bitkisel çözümler kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.
İdrar kaçırma sorunları kadınlar için oldukça rahatsız edici bir durumdur. İlk zamanlarda kullanılan bitkisel çözümler işe yaramadığında ve idrar kaçırma sorunu giderek arttığında mutlaka bir doktora görünülmelidir. Doktor pelvik kasların kuvvetlenmesi için tıbbi tedavilere başlayacaktır. İyileşme sürecinin kısalması için bitkisel çözümlere devam edilebilir. Ancak bu çözümler konusunda mutlaka doktordan onay alınmalı; idrar kaçırma için bitkisel tedaviler bu doğrultuda uygulanmalıdır. Çünkü kullanılan bazı ilaçlar bitkiler ile etkileşime girerek bazı komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir.

İhtiyacınız olan şeyler

– At kuyruğu bitkisi ya da kapsülü
– B kompleks vitaminleri
– 250 mg kapsül kabak çekirdeği ekstresi
– Buchu yaprakları

Kronik Ağrılar Nasıl Geçer

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan ağrı genellikle akut olarak başlayıp kronik hale gelebilir. Kronik ağrı ile yaşamak sürekli bir ağrı anlamına geldiği için oldukça zordur. Alt sırt ağrıları, artrit, kemik ve eklem ağrıları, fibromiyalji ve kas ağrıları en sık görülen ağrı türleridir. Bu durumlarda reçeteli ya da reçetesiz ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak ağrı kesiciler genellikle olumsuz yan etkilere neden olabilir. Kronik ağrılarda doğal çözümler de uygulanabilir. Ancak özellikle ağrılar için bitkisel tedaviler doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

– Geçmiş

Ağrılar için bitkisel çözümler binlerce yıldır pek çok hastalığın tedavisinde alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Yunanlılar, Romalılar, Aztekler, Hindular ve Mısırlılar tüm tarih boyunca ilaç olarak bitkileri kullanmışlardır. 19. yüzyılda, bilim adamları aktif maddeleri bitki özlerinden çıkararak ilaç yapımında kullanmaya başlamışlardır. 1839 yılında, salisilik asit ismiyle bir bileşik ağrı hafifletmeye yardımcı olarak kullanılmıştır. Bazı bitkilerde bulunan bu madde özellikle günümüzde aspirinin etkin maddesi olarak kullanılmaktadır.

– Etkileri

Ağrıyı hafifletmeye yarayan bitkiler acı hissini nötralize eder. Bazı bitkiler ise ağrıyı azaltırken aynı zamanda oluşan iltihabı dağıtır ve enfeksiyonların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Ayrıca artrit gibi eklem hastalıklarında, kemik ve doku hasarlarında iyileştirici etkisi ile kullanılan bitkiler de vardır.

– Kronik ağrılara bitkisel çözüm

Bitkiler kişiyi ağrı hissine karşı duyarsızlaştırmaya yardımcı olabilir. Bu tür bitkilerin başında acı biber gelmektedir. Özellikle artrit ve eklem ağrılarında işe yarayan acı biber; nöropati durumlarında da etkili olmaktadır. Şeytan pençesi, sırt ve boyun ağrısı, kas gerginliği ve rhematoid artrit ağrılarını hafifletmeye yardımcı olur. Arnica adı verilen başka bir bitki ise travmatik yaralanmalar, şişme, ameliyat sonrası yaraları, burkulma ve kemik aşınmalarına bağlı olarak oluşan ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu otları ağrı kesici olarak kullanmadan önce doktora danışmakta yarar olacaktır. Bazı kişiler bitkilere karşı alerjik reaksiyon gösterebilir. Kullanılan stabil ilaçlar varsa bitkiler bu ilaçlar ile etkileşime geçerek bazı komplikasyonlara neden olabilir.

– Ağrı kesici bitkiler

Ağrı giderici bitkiler genellikle şifa marketlerden ya da aktarlardan temin edilebilir. Bazı otlar organik halleri ile satılırken bazıları kapsül şeklinde de satılmaktadır. Kapsül formundaki takviyelerin genellikle günde 2 doz alınması önerilir. Bazı otlar kullanabileceğiniz tablet veya kapsül formunda iki kez her gün ağız yoluyla gelir. Acı biberdeki yanma hissini veren maddeye yani capsaicin’e sahip bazı bitkiler, topikal merhem olarak ağrılı bölgeye doğrudan uygulanabilir. Arnica gibi bazı otlar da homeopatik olarak alınabilir. Bu tür bitkiler genellikle bitki özü sıvısı ya da ufak tabletler şeklinde satılır.

– Güvenirlik

Ağrı kesici bitkisel çaylar ve bazı bitkisel takviye ürünleri kalitesiz içeriklere sahip olabilir. Bu nedenle satın alırken daha güvenilir markalar tercih edilmelidir. Bitkisel tedaviler ilaç tedavileri kadar önemlidir. Vücudu her anlamda etkiler. Bu nedenle hangi bitkinin hangi hastalıklarda alındığı bilinmelidir. Yanlış bitkisel tedaviler ciddi komplikasyonlara hatta ölümlere neden olabilir. Örneğin damar tıkanıklığı yaşayan bir hastaya kan pıhtılaştıran bitkisel çözümler verilmemelidir. Ya da hamile kadınlara bebeği ve gelişimini etkileyen adet sökücü bitkisel tedaviler uygulanmamalıdır. Bu tip durumlar düşük yapmak gibi ciddi sorunlar ile sonuçlanabilir.

Bitkisel tedavi yöntemleri pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemleri doktora danışarak kullanmak gerekmektedir. Kişi ilaç kullanıyorsa ağrılar için uygulanan bitkisel tedavi yolları ile etkileşim oluşabilir ya da hastanın farklı bir durumu varsa bu çözümler iyileştirmekten çok hastaya daha da çok zarar verebilir. Bu nedenle, ağrılar için bitkisel çözümler konusunda araştırma yapmak ve bitkisel takviyeleri satın almadan önce ürün seçimi için bir profesyonele danışılması önerilir. Özellikle ağrılar için şifalı bitkiler ve bitkisel takviyeler konusunda dikkatli olunmasında fayda olacaktır.

Sinüs Tıkanıklığına Ne İyi Gelir?

Soğuk algınlığı gibi solunum yolları hastalıklarında ve alerjik reaksiyonlarda sinüslerde mukus birikir. Burun ve göz kemiklerinin arkasında bulunan sinüslere dolan mukusla birlikte bir baskı hissedilebilir. Sinüslerin dolması bazı durumlarda baş ağrısı da oluşabilir. Tahriş edici ve bulaşıcı organizmalar sinüslerde kabarmaya neden olabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler de kullanılabilir. Sinüs tıkanıklığına doğal çözüm önerileri ve sinüs tıkanıklığı için doğal tedaviler şunlardır:

Sinüs tıkanıklığı nasıl açılır?

– Okaliptüs yağı ile sinüs temizleme

Okaliptüs buhar uygulamalarında kullanılabilir. Nemlendirici etki gösteren okaliptüs sinüslerde biriken mukusun dağılmasına yardımcı olur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezine göre günde 200 mg okaliptüs yağı inflamasyon ve sinüzit belirtilerini azaltmada yardımcı olabilir. İnflamasyon sinüslerde burun salgılarının akışını engeller. Ayrıca kalın bir mukus tabakası biriktiyse iltihaplanma da olabilir. Okaliptüs balgam söktürücü özelliklere de sahiptir.

– Sinüs temizleme işlemi için yaban turpu

Yaban turpu yemeklerde kullanılan bir besindir. Ancak sinüs boşluklarını temizlemeye yardımcı olduğu için bitkisel çözüm olarak da kullanılmaktadır. Yaban turpu kökü sinüzit için et etkili yöntemlerden biridir. Çeyrek tatlı kaşığı taze rendelenmiş yaban turpu alınması sinüslerin boşalmasını sağlamaktadır. Sinüsleri temizleyen yaban turpu aynı zamanda oluşan enfeksiyonu da tedavi eder. Ancak tüketilmeden önce doktora danışılmalıdır.

– Sinüslerin temizlenmesi kırmızıbiber

Kırmızıbiber mukus çözülmesine yardımcı olan özelliklere sahiptir. Sinüslerde şişmeyi azaltan kırmızıbiber mukusun da çözülmesini sağlar.

– Sinüsleri boşaltmak için deniz üzümü

Deniz üzümü Asya kültüründe kullanılan yerel bir bitkidir ve geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Solunum fonksiyonlarına yardımcı olan deniz üzümü nefes yollarını da açar. Mukus sinüslerde kan damarlarına baskı yapar. Bu baskının da azalmasına yardımcı olan deniz üzümü şişliği azaltır ve o bölgedeki kan damarlarının rahatlamasını sağlar. Sinüslerde şişlik indiğinde burun tıkanıklığı ve sinüslerdeki tıkanıklık da azalmaktadır.

– Sıvı İçeceklerin tüketimi

Bol sıvı içmek mukus salgılarının incelmesini sağlar ve tıkanıkları giderir. Hidrasyon eksikliği mukus kalınlaşmasına neden olarak enfeksiyon riskini yükseltir. Bu nedenle vücut sıvısız bırakılmamalı her gün en az 8 ila 9 bardak su tüketilmelidir. Suyun yanı sıra meyve suları ve bitki çayları da sinüslerin açılmasına yardımcı olabilir.

– Sinüslerin açılması için nem düzeyi artırılmalıdır

Nemli ortamlarda bulunmaya özen gösterilmelidir. Kuru hava burun tıkanıklığını artırarak sinüslerin daha da dolmasına neden olabilir. Sinüs boşluğunda biriken mukus nemli ortamlarda daha akışkan hale gelir ve burun tıkanıklığı ortadan kalkar. Buhar uygulaması da yapılabilir. Buhar uygulaması için kaynar su bir kaba konur. Masanın üzerine yerleştirilen kabın üzerine eğildikten sonra kabı da kapsayacak şekilde ense bölgesine bir havlu konulur. Bu şekilde kaynar sudan çıkan buhar teneffüs edilir. İşlem günde birkaç kez uygulanabilir.

– Sinüsleri boşaltmak için tuzlu su

Burun spreyleri burun akıntısını giderirken sinüslerin açılmasını da sağlar. Tuzlu damla yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda da kullanılabilir. Çocuklar için genellikle her burun deliğine 2 ya da 3 damla önerilir. Yetişkinlerde ise işlem günde birkaç kez tekrarlanabilir. Burun damlaları aynı zamanda enfeksiyonun yayılmasını da önler. Ancak her kullanımdan sonra sabunlu ve sıcak su ile şişenin ucu temizlenmelidir. Serum fizyolojik burun spreyi tek bir kişi tarafından kullanılmalı; başkası tarafından kullanılmamalıdır.

Sinüsler nasıl açılır?

Sinüs drenajı allerjen veya toz akarları tarafından da oluşabilir. Bu nedenle evde tahriş edici toz akarlarında korunmak için hepa filtreli temizleyiciler kullanılabilir. Bu temizleme yöntemleri tahriş edici sinüs enfeksiyonu semptomlarının azalmasını sağlar. Hava kanalları ve havalandırmalar düzenli olarak temizlenmelidir. Hayvan tüylerinden ve polenlerden de kaçınılması gerekmektedir. Sinüs drenajı için alerjiyi tetikleyici faktörlerden uzak durulmalıdır.
Sinüsleri boşaltmak için doğal yöntemler evde uygulanabilir. Ancak sinüsleri açmak için bitkisel çözüm kullanılmadan önce alerjik reaksiyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Sivilce izleri nasıl tedavi edilir?

Sivilce, cildinizin gözeneklerinin ve kıl köklerinin ter, yağ ve kılf tarafından tıkandığı bir cilt hastalığıdır. Sonuç olarak, cilt üzerinde tahriş edici çarpma ve siyah nokta oluşabilir. Sivilce gençler ve yetişkinlerde en sık görülen cilt rahatsızlığıdır.

Bazı insanlar yüzlerinde olduğu gibi sırtlarında da sivilce gelişir. Sırtınızdaki sivilceyi tırmalamak ve seçmek yara izine neden olabilir ve sivilcenizi daha da kötüleştirebilir. Sivilce kaynaklı izleri tedavi etmeden önce, tüm aktif lekeleri tedavi etmek önemlidir. Bazı skar tedavileri, aralarla birlikte yapılamaz.

Sivilce izleri çeşitleri

Hipertrofik skarlar sırt sivilcesinin neden olduğu en yaygın tiptir. Cildinizin üstüne fazladan yara izleri ile karakterizedirler. Keloid izleri parlak ve skar dokusunun pürüzsüz bir şekilde büyümesini sağlar. Zaman zaman, sırt sivilce batık görünüyor veya bir delinme benzeyen bir yara izi üretebilir. Buna atrofik skar denir.

Sivilce izlerini kozmetik veya doktor tarafından verilen tedavileri kullanarak tedavi etmenin en iyi yollarını bulmak için okumaya devam edin. Sivilce, cildinizin gözeneklerinin ve kıl köklerinin ter, yağ ve kıl tarafından tıkandığı bir cilt hastalığıdır. Sonuç olarak, cilt üzerinde tahriş edici çarpma ve siyah nokta oluşabilir. Sivilce gençler ve yetişkinlerde en sık görülen cilt rahatsızlığıdır.

Bazı insanlar yüzlerinde olduğu gibi sırtlarında da sivilce gelişir. Sırtınızdaki sivilceyi tırmalamak ve seçmek yara izine neden olabilir ve sivilcenizi daha da kötüleştirebilir. Sivilce kaynaklı izleri tedavi etmeden önce, tüm aktif lekeleri tedavi etmek önemlidir. Bazı skar tedavileri, aralarla birlikte yapılamaz.

Sivilce izleri çeşitleri

Hipertrofik skarlar sırt sivilcesinin neden olduğu en yaygın tiptir. Cildinizin üstüne fazladan yara izleri ile karakterizedirler. Keloid izleri parlak ve skar dokusunun pürüzsüz bir şekilde büyümesini sağlar. Zaman zaman, sırt sivilce batık görünüyor veya bir delinme benzeyen bir yara izi üretebilir. Buna atrofik skar denir.

Sivilce izlerini kozmetik veya doktor tarafından verilen tedavileri kullanarak tedavi etmenin en iyi yollarını bulmak için okumaya devam edin.

Alfa hidroksi asitler (AHA’lar)

AHA’lar sivilce ve sivilce izlerini tedavi eden ürünlerde kullanılır. Sivilceyi ölü cildi temizleyerek ve gözeneklerin tıkanmasını önleyerek tedavi ederler. Renk solmasını ve pürüzlü görünen cildi en aza indirmek için cildin üst tabakasını eksfoliye ederek izleri daha az belirgin hale getirir.

Şunun için iyi: her türlü sivilce izleri

Laktik asit

Bir küçük bir çalışma laktik asit tedavi cilt dokusu, görünümünü ve pigmentasyon yardımcı olabileceğini saptadık. Ayrıca sivilce izlerini hafifletebilir.

Laktik asit içeren daha hafif çözeltiler birçok cilt bakım şirketinden temin edilebilir. Bunlar yeterince güçlü değilse, dermatologunuz çok daha güçlü bir çözelti ile kimyasal bir soyma yapabilir.

Salisilik asit

Salisilik asit ayrıca sivilce lekelerini ve izlerini tedavi eden ürünlerde yaygın bir bileşendir .

Gözenekleri tıkayarak, şişmeyi azaltarak ve cildi temizleyerek çalışır. Bazı insanların cildinde kuruyup tahriş edici olabileceğinden, onu bir nokta tedavisi olarak kullanmayı deneyin.

Eczanelerdeki ürünlerden satın alabilir veya daha güçlü çözümler için bir dermatolog görebilirsiniz.

Şunun için iyi: her türlü sivilce izleri

Cildinize limon suyu ve kabartma tozu koymayın , bunlar kuruluğa ve hasara neden olabilir.

Ofis içi prosedürler

Sivilce izlerini tedavi etmek için bir dermatologun önerebileceği çok sayıda in-office tedavisi vardır. Bazılarının skarlaşmayı azalttığı klinik olarak kanıtlanmış, diğerleri ise etkinliklerini doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duymaktadır.

Darbeli boya lazer tedavisi

Darbeli boya lazer tedavisi hipertrofik izlerden kurtulmak için işe yarayabilir. Bu özel lazer türünü skar dokunuza attırarak cilt hücreleri daha hizalı, daha elastik ve daha az iltihaplı kalır.

Şunun için iyi: hipertrofik ve keloid izleri

Kriyoterapi

Sırtınızdaki derin hipertrofik skar için kriyoterapiyi düşünebilirsiniz. Bu prosedürde, cildinizin sıcaklığı önemli ölçüde düşürülür ve yara alanınıza kan akışı sınırlandırılır.

Bu durumda kriyoterapinin amacı, skarınızın hücre ölümü yaşaması ve düşmesidir. Herhangi bir belirgin sonucu görmek için bazen bu prosedürün birkaç kez tekrarlanması gerekir.

En iyi: derin hipertrofik izler

Kimyasal peeling

Sivilce izlerini tedavi etmek için glikolik asit, salisilik asit ve diğer hidroksil asitler içeren güçlü kimyasal kabukları kullanılabilir. Bu yöntem genellikle yüzünüzde kullanılır, ancak sırt sivilce izlerinde de işe yarayabilir.

Dermatoloğun gözetimi altında, cildinize tek bir asit veya bu güçlü asidik ajanların bir karışımı uygulanır ve cilt hücrelerinize nüfuz etmesine izin verilir. Bu asitlerin çoğunun cilt üzerinde kalmasına izin verilirken, diğerleri başka bir ürünün uygulanması ile nötrleştirilecektir. Bir araştırmaya göre, tek bir kimyasal peel uygulaması yara izinin görünümünü yüzde 90’a kadar iyileştirebilir .

Şunun için en iyisi: her türlü sivilce izleri; daha derin izler için sıklıkla kullanılır

Gribe Ne İyi Gelir? | Grip Nasıl Geçer?

Grip, ateş, halsizlik, şiddetli kas ve eklem ağrısı, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle aniden başlayan ve 39 ° C’nin üzerinde başlayan ve influenza denen virüsün neden olduğu bulaşıcı bir viral enfeksiyondur. Özellikle zayıf bağışıklık sistemi olan kişilerde; Çocuklarda, yaşlılarda ve kalp, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, diyabet gibi kronik hastalıkları olan kişilerde ciddi sonuçlara neden olabilir.

Grip nedir?

Grip, genellikle yüksek ateş ve ağrı eşliğinde öksürük ve hapşırıklarla yayılan bulaşıcı bir viral hastalıktır. Genellikle bir hafta içinde geçer, ancak bazı durumlarda potansiyel olarak öldürücü boyutlarda tehlikeli olabilir. İnfluenza, denilen virüsten kaynaklanır ve en etkili korunma yöntemi aşılamadır. Grip, özellikle yaşlılarda ve risk grubundaki kişilerde ciddi sorunlara neden olabilir, bu nedenle bu kişilerin aşılanması önerilir.

Gribin başlıca belirtileri

  • yüksek ateş (38C ve üstü),
  • yorgunluk ve halsizlik
  • baş ağrısı
  • genel ağrı ve sancı
  • kuru ve ağrılı öksürük
  • burun akıntısı, hapşırma ve boğaz ağrısı gibi durumlar görülebilir.

Grip nasıl geçer? Antibiyotik işe yarar mı?

Gribe ne iyi gelir influenza için bir tedavi yoktur, ancak semptomları azaltmasına yardımcı olacak birçok yöntem önerilmektedir. Grip tedavisinde kullanılan oldukça etkili anti-viral ilaçlar mevcuttur. Fakat bunlar sadece bir doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Yine, bazı reçeteli ilaçlar, influenza semptomları ilk görüldüğünde hastalık süresini kısaltabilir. Özellikle, hastalığın ilerlemesini önleyen ilaçlar ilk 48 saat içinde alınır. Soğuk algınlığı ve grip ilaçları, ateş, ağrı, burun tıkanıklığı ve öksürük; ancak, griplerini tamamen tedavi etmiyorlar; Bu işleminizi daha kolay atlamanıza yardımcı olabilir. Dekonjestanlar, burun şişmiş mukoza zarlarını azaltarak nefes almanıza yardımcı olur.

Grip tedavisi için diğer tavsiyeler

Tuzlu burun spreyleri solunum yollarını açmakta yardımcı olabilir. Öksürük preparatları, su ve meyve suları boğazı kuruluğunu ve öksürüğü yatıştırmaya yardımcı olabilir. Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları 4 yaşın altındaki çocuklarda zorunlu olmadıkça kullanılmamalıdır. Çocuğunuz 4-6 yaş arasındaysa, herhangi bir ilaç vermeden önce doktorunuza danışın. 6 yaşından büyük çocuklar, belirtileri hafifletmek için doktorunuz tarafından önerilen ilaçları kullanabilirsiniz. Vücudunuzdan su kaybını önlemek için bol miktarda sıvı tüketin. Bu ayrıca nazal mukozanızı rahatlatır. Kahve, çay ve kola gibi kafein içeren içecekleri sınırlandırın. İştahınıza göre hareket edin.

Gribe iyi gelen besinler

Grip iyileştirme sürecini hızlandırmanız için genellikle vücudu güçlendiren C vitamini bakımından zengin yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi önerilir.Gribe iyi gelen besinler şunlardır: Haşlama balık, tavuk suyu çorbası, taze sıkılmış meyve suları, haşlanmış tavuk, tavuk ve sebze çorbaları, portakal, greyfurt, mandalina, limon çayı, zencefil çayı, ekinezya çayı, kuşburnu çayı, adaçayı, papatya çayı , okaliptüs çayı.

Gribe iyi gelen çaylar

Alternatif çözüm olarak bir çoğumuz nane limon  ve ıhlamur çayı tüketmekte. Bunun yanında etkili diğer çaylar ise;

Gribe iyi gelen bitki çayı: zencefil çayı

Pratik olarak hazırlayabileceğiniz taze veya kuru zencefil kullanarak hazırlanan zencefil çayı, göğüs tıkanıklığını açmak ve griple ilişkili burun akıntısını gidermek için kullanabileceğiniz ideal çaydır. Zencefil çayı ayrıca: kronik ağrıyı azaltır, hava yollarını açar, alerjik reaksiyonları azaltır, kan dolaşımını iyileştirir, boğaz ağrısını iyi gelir, terlemeyi arttırır ateşi düşürür.

Gribe iyi gelen bitki çayı: okaliptüs

Bu bitkiler grip tedavisi için oldukça etkili bir çözümdür. Göğüs ve burun tıkanıklığı pek çok belirtiyi, özellikle de gripi hafifletmek için kullanılabilir. Okaliptüs çayı da: öksürük için iyi, bronşit tedavisinde kullanılır, soğuk algınlığı ve grip iyi gelir, boğaz ağrısı iyi gelir, dışarıdan ciltte yaraları tedavi etmek için kullanılan kötü nefes kokusunuda önler.

Gribe iyi gelen diğer çaylar ve şifalı bitkiler

C vitamini içeriği yüksek olan Mate çayı, influenzadan kaynaklanan zayıf düşen vücudunu canlandırmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanılabilir. Viral enfeksiyonların tedavisinde kullanılan Ekinezya çayı şişmiş boğazı yumuşatır ve hastalık nedeniyle kuru öksürüğü hafifletir. Gripten daha kısa kurtulmak için yüksek miktarda C vitamini içeren limon çayı ve kuşburnu çayı da tüketilebilir

Bağırsak Parazitleri Nasıl Atılır: Doğal Çözüm

Bağırsak paraziti temizliği: Bağırsak parazit enfeksiyonu giardia denilen mikroskobik parazitlerin ince bağırsakta oluşturduğu bir enfeksiyondur. Bu parazitler genellikle yiyecekler ve diğer enfekte olan insanlar ile temas edilmesi halinde bulaşır. Ohio State Üniversitesi Wexner Tıp Merkezine göre paraziter enfeksiyonların en sık nedeni kirli içme sularıdır. Bu parazit genellikle aşırı kalabalık ve hijyenik koşulların iyi olmadığı ülkelerde görülmektedir.

Bağırsak paraziti neden olur?
Giardia paraziti insanların ve hayvanların dışkılarının yanı sıra toplu yemek alanlarında ve içme sularında da bulunmaktadır. Toprakta bile bulunabilen bu parazitlerin vücuda girerek sindirilmesi enfeksiyona yol açar. Kirli su sadece içme suyu değil yüzme havuzları, spa merkezleri ya da göllerde de bulunmaktadır. Genellikle suyun kirlenmesinin ve parazit oluşumunun nedeni ise hayvan dışkısı ve tarımsal yöntemlerden kaynaklanır. Bağırsak parazit enfeksiyonu kişiden kişiye temas yoluyla da yayılabilir.
Bağırsak paraziti belirtileri nelerdir?
Bazı insanlar, herhangi bir belirti yaşamadan giardia parazitlerini taşıyabilirler. Bağırsak parazit enfeksiyonu belirtileri genellikle parazite maruz kaldıktan bir veya iki hafta sonra ortaya çıkar. Bağırsak parazit enfeksiyonunun

– Yorgunluk
– Mide bulantısı
– İshal veya yağlı dışkı
– İştah kaybı
– Kusma
– Şişkinlik ve karın krampları
– Kilo kaybı
– Aşırı gaz
– Baş ağrısı
– Karın ağrısı

Bağırsak paraziti nasıl anlaşılır?
Doktor test etmek için dışkı örneği isteyebilir. Örnek içerisinde mikroskobik ortamda giardia parazitleri analiz edilir. Doktor gerekli görürse esnek bir tüp yardımı ile endoskopi yaparak boğaz ve sindirim yolunu inceler. Bazı durumlarda sindirim sistemi içerisinde parça alınarak analiz edilebilir.

Bağırsak parazitleri kilo yapar mı?
Bağırsak parazitleri ilerleyen aşamalarda karın bölgesinde şişliğe neden olabilir.

Bağırsak paraziti tedavisi:
Çoğu durumda bağırsaklar kendi kendini temizler. Enfeksiyonun şiddeti ya da uzunluğuna göre doktor bazı ilaç tedavilerine başlayabilir. Bağırsak parazit enfeksiyonu tedavisinde yaygın olarak kullanılan ilaçlar antibiyotiklerdir. Bu antibiyotikler genel olarak metronidazol, tinidazole, nitazoxanide ve paromomisin gibi maddeler içerir. Metronidazol maddesi ağızda metalik bir tat bırakarak mide bulantısına neden olabilir. Tinidazole ise genellikle günde tek bir doz verilir ve metronidazol kadar etkilidir. Sıvı formda kullanılan nitazoxanide ise genellikle çocuklara verilir. Hamile kadınlarda ise bağırsak parazit enfeksiyonu durumlarında başlangıç kısmında ilaç almadan hastalığın vücuttan temizlenmesi beklenir. Eğer bağırsak parazit enfeksiyonu geçmiyorsa o zaman paromomisin verilebilir. Çünkü paromomisin doğum kusurlarının oluşması için antibiyotikler arasında en az risk taşıyan antibiyotiktir.
Giardiasis bağırsak parazit enfeksiyonu ile ilişkili komplikasyonlar nelerdir?
Bağırsak parazit enfeksiyonu ishale neden olarak su kaybı ve kilo kaybı gibi komplikasyonlara yol açabilir. Enfeksiyon bazı insanlarda laktoz intoleransına neden olurken; 5 yaşında altındaki çocuklarda fiziksel ve zihinsel gelişimleri etkileyebilir.

Bağırsak parazitleri ve korunma yolları?
Bağırsak parazit enfeksiyonu genel anlamda engellemez. Ancak mikroplu yiyecekler ve sulardan kaçınarak hastalık riski azaltılabilir. Gölet, akarsu, nehirler ve deniz giardia paraziti için potansiyel kaynaklardır. Bu alanlarda yüzerken su yutmamaya çalışmalısınız. Ayrıca içme suyuna da dikkat etmelisiniz. Çeşme suyu yerine kapalı şişelerde su alarak tüketebilirsiniz. Musluk suyundan yemek yapmaktan da kaçınmalısınız. Yiyeceğiniz meyve ve sebzeleri yıkarken eğer suda mikrop olduğunu düşünüyorsanız hazır suları kullanmalısınız. Aynı şekilde çay ve kahve içerken de kullandığınız suya dikkat etmelisiniz. Sıcaklık paraziti etkilese de gelişmiş parazit varsa ölmeyebilirler. Ayrıca cinsel birliktelikler bağırsak parazit enfeksiyonunun bulaşmasına neden olabileceği için prezervatif kullanarak riski en aza indirebilirsiniz.
Bağırsak paraziti nasıl düşürülür: bağırsak parazitine bitkisel çözüm
Bağırsak parazitleri için çörek otu en etkili çözümdür. Parazitin kısa sürede atılmasını sağlar. Bir bardak suyun içerisine her gün 1 çay kaşığı çörek otu eklenerek tüketilebilir. Çörek otu içecek ve yemeklere de eklenebilir.

Gece Körlüğü Nasıl Anlaşılır: Gece Körlüğünün Belirtileri

Gece körlüğü hastalığı nedir?
Gece körlüğü (nyctalopia) bir göz bozukluğu türüdür. Gece körlüğü olan insanlar gece ya da loş ışıklı ortamlarda etrafı düzgün göremeyebilirler. Bu durum tamamen görmeme durumu olarak bilinse de sadece karanlıkta görmek için daha fazla zorlanma anlamına gelir. Bazı gece körlüğü türleri tedavi edilebilirken bazıları da kalıcı olabilir.

Gece körlüğü neden olur?
Gece körlüğüne bazı göz sorunları neden olabilir. Gece körlüğü nedenleri şunlardır:
– Miyopluk: Uzak nesneleri bulanık görme
– Katarakt: Gözün mercek kısmında oluşan protein bulutları
– Retinitis pigmentosa: Zaman içinde retinana karanlık pigmentler toplanır ve görme alanında tüneller oluşturur.
– Usher sendromu: İşitme ve görme duyularını etkileyen genetik bir durumdur.
Yaşlı insanlarda katarakt bir yaşlanma belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle katarakt riski yaşlılarda daha fazladır. Genç yetişkinlere ve çocuklara oranla gece körlüğü yaşlılarda daha sık görülür. Ayrıca nadir de olsa A vitamini eksikliği gibi durumlar da gece körlüğüne neden olabilir. A vitamini retinol olarak da bilinir. Retina göz içerisinde arka tarafta bulunan ışığa duyarlı alandır. Retinol ise retina sinirlerini uyararak görüntünün göz içerisinde oluşmasında görev alır. Aynı zamanda karaciğer ya da pankreas hastalıkları da bazen A vitamininin vücutta absorbe edilmemesine neden olabilir. Bu yüzden, Boston’ın Beth Israel Deaconess Tıp Merkezine (BIDMC) göre gece körlüğü oluşumunda karaciğer ve pankreas hastaları da risk altındadır. Ayrıca şeker hastaları ve yüksek kan şekerine sahip insanlarda da katarakt gelişimine daha sık rastlanabilir.

Gece körlüğü belirtileri nelerdir?
Gece körlüğünün tek belirtisi karanlıkta görme zorluğu çekmektir. Parlak bir ortamdan düşük ışık olan bir ortama geçildiğinde gece körlüğünün ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Özellikle geceleri araba sürmek ya da loş bir sokakta yürümek gece körlüğü sorunu yaşayan insanlar için oldukça zor ve tehlikeli olabilir.
Gece körlüğü nasıl tedavi edilir?
Göz doktoru detaylı bir tıbbi geçmiş analizi yaparak gece körlüğüne dair bulguları inceler. Ayrıca yapılacak testler için kan örneği de istenebilir. Kan testi ile genel olarak A vitamini ve glukoz düzeylerine bakılır. Gece körlüğü miyopluk, katarakt, ya da A vitamini eksikliği gibi altta yatan nedenlerin tedavi edilmesi ile geçebilir. Düzeltici lensler ya da gözlükler de işe yarayabilir. Eğer düzeltici lenslere ya da gözlüğe rağmen hala loş ışıkta görme sorunu yaşanıyorsa mutlaka bu durumu doktora bildirmek gerekir. Gece körlüğü tedavisinde son gelişmeler, görme sorunun en aza indirilmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca günümüzde gece körlüğü kök hücre tedavisi ile kontrol altına alınabilmektedir.
Katarakt tedavisi
Göz merceğinde protein bulutlarının oluşması işe bulutlu bir görüntü görülmesine neden olan katarakt ameliyat olarak geçen bir sağlık sorunudur. Ameliyat sırasında bulutlu mercek çıkarılarak yerine yapay bir mercek takılır. Kataraktın tedavi edilmesi ile gece körlüğü de geçecektir.
A vitamini eksikliği tedavisi
A vitamini düzeyinin düşük olmasından kaynaklanan gece körlüğü durumlarında doktor vitamin takviyesi verebilir. Takviyeler doktorun söylediği şekilde düzenli olarak alınmalıdır.

Gece körlüğü genetik midir?
Gece körlüğü genetik nedenler ile de olabilir. Eğer gece körlüğü genetik bozukluklar nedeni ile oluşuyorsa tedavisi mümkün değildir. Pigmentlerin retinada birikmesine neden olan genetik bozukluklar genellikle düzeltici lenslere ile ya da ameliyat ile düzeltilemez. Bu nedenle genetik bozukluktan dolayı gece körlüğü yaşayan insanlar kesinlikle gece araba kullanmamalıdırlar.
Gece körlüğü engellemek için ne yapılabilir?
Gece körlüğü eğer doğum kusurları veya usher sendromu gibi genetik koşullara bağlıysa engellenemez. Fakat şeker hastalığı, göz bozukluğu ve A vitamini eksikliği gibi sağlık sorunlarına bağlı gelişiyorsa engellenebilir. Bu durumlarda gece körlüğünü engellemek için antioksidan vitaminler ve mineraller tüketebilirsiniz.
Gece körlüğüne hangi vitamin iyi gelir?
Gece körlüğünü önleyen vitamin A vitaminidir. Bu nedenle gece körlüğü riskini azaltmak için A vitamini içeren gıdaları tercih edebilirsiniz. A vitamini içeren başlıca gıdalar şunlardır:
– Kavun
– Tatlı patates
– Havuç
– Kabak
– Balkabağı
– Mango
– Ispanak, lahana, süt ve yumurta
Halk arasında gece körlüğüne sülük tedavisi de uygulanmaktadır. Ancak bu alternatif tedavi tehlikeli olabilir. Bu nedenle öncelikle mutlaka alanında uzman birine ve doktora danışılmalıdır.