Doğumdan Sonra Nasıl Hızlı Kilo Verilir?

Doğum sonrasına dair yeni anne adaylarının çoğunda görülen ve neredeyse hepsinin rahatsız olduğu konu hamilelikte alınan kilolardır. Rahim içerisinde oluşup 5 aydan sonra yavaşça alt karın bölgesine düşmeye başlayan bebek, annenin özellikle karın bölgesinde yağlanma olmasına neden olur. Vücut bebeğin etrafına yağ depolar. Bunun amacı bebeğin beslenmesi ve aynı zamanda baskılara karşı korunmasıdır. Tabii ki baskılara karşı koruma işlevi pek olmasa da bebeğin beslenmesi ve güçlü olması için oldukça önemlidir. Bu yağların başka oluşum sebepleri de vardır. Annenin vücudu hem kendisinin eksikliklerini ve enerji açığını tamamlamak ister hem de bebeğinkini. Yaradılışın bir özelliği olarak vücut ilk olarak kendi besinlerini bebeğe verir. Bu şekilde daha yeni oluşum gösteren bebeğin eksiklikleri giderilmiş olur. Bu yüzden annenin kendi vücudu için beslenmesi gerekir. Kilo almamak adına gebelik sırasında diyet yapan, yemek yemeyen anneler sağlık açısından ciddi sorunlar yaşayabilirler. Anneden beslenen bebek de bu sağlık sorunlarından etkilenebilir ve bebeğin hayatı tehlikeye girebilir. Bu yüzden anne adaylarının asla diyet yapmaması, tam tersine bol ve dengeli beslenmeleri gerekmektedir. Kilo almayı engellemeye çalışmamalı, gebeliğin ardından kilo vermeye çalışmalılar.

Bu yüzden hamilelikten sonra diyete başlanması ve kilo verilmesi gerekmektedir. Ancak doğumun ardından tüm önlemler kaldırılmamalıdır. Hem vücudun yoğun performans göstermesi yüzünden enerji ağırlıklı besinler tüketmek hem de bebeği emzirme dönemi olduğu için annenin süt salgısını etkilemeyecek şekilde beslenmek gerekmektedir. Bu yüzden anne adayları mutlaka bir diyetisyene başvurmalıdır. Doktoru ve diyetisyenin işbirliği ile bir beslenme planı hazırlanmalı ve ona sadık kalınmalıdır. Bunun dışında düzensiz beslenme halinde kilolar gitmeyeceği gibi çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkması muhtemeldir.

Hem bebeği korumaya hem de kilo vermeye yarayacak püf noktalar ve uygulanabilecek çözümler şu şekilde sıralanabilir:

1. Çözüm:

Bebeklere ilk 6 ay boyunca mutlaka anne sütü verilmesi gerekmektedir. Çoğu kadın göğüslerine zarar gelmemesi için emzirmek istemeyebilir. Ancak doğru yöntemlerin uygulanması ile göğüslerde bozulma ya da sarkma olmaz. Üstelik annenin çocuğunu emzirmesi ve bu döngü ile sürekli süt üretiminin olması vücut yağlarının yakılmasını sağlar. Yağlarının yakılmasının ardından ortaya çıkan bileşenler süt oluşumunda görev alırlar. Bu yüzden annelerin gebeliğin ardından bebeklerini emzirmeleri aynı zamanda aldıkları fazla kiloların yakılmasını kolaylaştırır. Doktorlar buna genel olarak doğal yakım der. İnsan vücudunun kendi üzerinde doğal yollar ile yaptığı değişiklikleri geçici olarak sürdürdüğü ve sonrasında tekrar değişiklikleri geri döndürebildiğinin bir göstergesidir. Sadece anne adaylarının gerekli olan emzirme işlemini uygulaması gerekmektedir.

Ancak tabii ki bu çözümün tek başına uygulanması tam etkili bir sonuç sağlamayacaktır. Emzirmenin yanı sıra doğru bir beslenme planı ile bol sebze ve meyve tüketmek de son derece etkili olacaktır. Bu sebze ve meyvelerin içerisindeki mineral ve vitaminler kişinin bozulan vücut dengelerini tekrar sağlamaya ve annenin sütünün daha çok üretilmesine yardımcı olur. Bu beslenme planı, kişinin doktorunun ve diyetisyeninin ortak çalışması ile oluşturulması gerekmektedir.

Doğum Sonrası Zayıflama Yöntemleri:

En etkili çözüm herkesin bildiği gibi egzersiz yapmaktır. Ancak bu konuda sarkmadan ve cilt bozulmalarından da kurtulmak için doğru egzersizlerin doğru zamanda yapılması gerekmektedir. Bu yüzden egzersiz planı bir spor hocası ve dermotolog iş birliği ile hazırlandığında son derece etkili sonuçlar elde edilecektir.

Hamilelik sırasında gerilen ve uzayan karın derisi kişiler için sıkıntıdır. Bu durumda karın altındaki yağların erimesi ve aynı zamanda derinin sarkmayarak gergin kalabilmesi için egzersiz yapmak gerekir. Bu egzersizler genellikle sıkıştırma ağırlıklı olmalıdır. Sıkıştırma hareketleri uygulanan bölgedeki deri ve kasları sıkılaştırmak için uygulanan hareketlerdir. Ancak tabii ki bunlar doğum yapmış olan bayanlar için geçerlidir. Sıkılaştırma hareketleri gebe olan bayanlar tarafından asla uygulanmamalıdır.

Doğum sonrası kilo vermek için ne yapmalı:

– Dengeli bir beslenme planı: Sebze ve meyveler bu durumda alınması gereken en önemli besinlerdir. Vücudun tüm eksikliklerinin giderilmesi gerekmektedir. Minerallerin zengin olduğu besinlerin öğünlere dağıtılarak tüketilmesi gerekir. Beslenme planının doktor ve diyetisyenin ortak çalışması ile hazırlanması gerekir. Çünkü doğumdan sonra emzirme dönemi vardır ve bu dönemde de sütün normal ve sağlıklı gelebilmesi için gerekli minerallerin eksikliğinin yaşanmaması gerekmektedir.

– Atıştırmalıkların tüketilmesi: Yemek öğünleri arasındaki abur cubur cazip gelebilir ancak tüketilmesine dikkat edilmesi gerekir. Tabii ki bu besinlerin asla tüketilmemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Tüketilecektir ancak çok az ve tadımlık olarak tüketilmesi gerekmektedir.

– Alışkanlık haline getirmek: Beslenme planının alışkanlık haline getirilmesi gerekmektedir. Plana sadık kalındığı sürece kilo vermek ve eski forma dönmek son derece mümkündür. Tabii ki bu sadık kalışın yanında spor da yapmak şarttır. Sporla beraber düzgün bir beslenme planı uygulandığından kilo verilerek uygun forma dönmek olasıdır.

– Forma girmek için giymesi yardımcı olacak besinler: Özen giyim için kullanılan destekleyici sutyenler ve rahat giysiler hem annelerin forma girmesini hem de emzirmesini kolaylaştırmaya yaramaktadır.

– Hafif egzersiz: Doğum sonrasında yoğun ve yorucu egzersizlerin uygulanmaması gerekmektedir. Tüm vücut kasları doğum sırasında yeterince kasılı kalarak oksijensiz solunuma maruz kalabilir. Bu yüzde yoğun egzersizler sinir hastalıkları ve kas hastalıklarının oluşmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden mutlaka doktor kontrolünde hafif egzersizlerin yapılması gerekmektedir.

– Egzersiz odaklı beslenme planı: Diyetisyen ile beraber oluşturulacak olan beslenme planının egzersiz ile desteklenmiş olması gerekmektedir. Egzersiz planı ile beslenme planının birbirine uyumlu olmaması durumunda vücut sağlığı bozulabilir ve kişide gerçekten ciddi sayılabilecek hastalıklar görülebilmektedir.

– Yürüyüş: Doğumdan sonra eğer mevsim kış değil ise mutlaka düzenli olarak yürüyüş yapmak gerekmektedir. Özellikle bu yürüyüşün bebekler ile beraber yapılması çok daha faydalı olmaktadır. Bebeklerin de temiz hava alması gerekmektedir. Her gün bebek arabası ile yapılan yürüyüşler hem anne adayına hem de bebeğe iyi gelmektedir.

Doğum sırasında kadınların mevcut kilolarının yaklaşık 5 kilosu kaybolur. Bu 5 kilo civarındaki açık bebeğin kendi ağırlığı ve bunun yanı sıra plasentadaki amniyotik sıvının toplam ağırlığı olarak nitelendirilebilir. Ek ağırlığın dışarı çıkması ile beraber annenin karnındaki şişlik ve gerginlik de azalmış olacak ve kendini daha rahatlamış hissedecektir. Bunun dışarısındaki hamilelik öncesine göre fazladan olan kilolar hamilelik nedeni ile vücutta biriken yağları göstermektedir.

Yukarıda da belirtildiği gibi düzenli egzersiz ve egzersize uyumlu olarak tüm mineral ve vitamin ihtiyacını karşılayan doğru bir beslenme planı ile hamilelik sırasında alınan kilonun verilmesi mümkündür. Ancak hamilelik ve hamilelik sonrası yakın dönem önemli dönemlerdir. Bebek ve anne sağlığının korunması açısından mutlaka tüm tedaviler doktor kontrolünde uygulanmalıdır.

Anemiye Ne İyi Gelir

Anemi nasıl anlaşılır?

Anemi, zayıf kırmızı kan hücreleri veya yetersiz hemoglobin üretimi ile karakterize potansiyel bir sağlık durumudur. Anemi göstergesi; solgun görünüm, uyuşukluk ve fiziksel güçsüzlük. Basit bir kan testi ile anlaşılabilen en yaygın anemi formu, demir ve demir eksikliğinin yetersiz emilmesidir. Bu durumda demir emilimini kolaylaştırmak gereklidir. Anemi için demir takviyelerinin yanı sıra, anemi için bitki çözeltileri de uygulanabilir.

Anemi nasıl geçer: Anemiye bitkisel tedavi

– Kıvırcık labada bitkisi

Kanser için iyi olan bitkiler kıvırcık laboratuardadır. Bu bitki demir eksikliği giderir. Özellikle sarı labiada, bitki yandaki demiri emmeyi kolaylaştırır. Anemi tedavisi için önerilen doz günde 1000 mg’dır. Sabah ve akşam 2 yerde tüketilebilir.

– Karahindiba

Karahindiba yaprakları demir emilimini arttırır ve aynı zamanda yüksek demir içeriğine sahiptir. Anemi hastaları için önerilen karahindiba ıspanaktan daha fazla demir içerir. Karahindiba günde iki kez temiz su ile karıştırılarak tüketilebilir.

– Yılan otu

Yılan bağırsak duvarlarını temizlerken sindirim sistemi için de faydalıdır. Demir emilimi ile birlikte, diğer besinlerin emilimini kolaylaştırır. Yılan demiri çabucak emer ve böylece vücuttaki demir birikimini arttırır. Emilim problemleri nedeniyle anemisi olan kişiler için tavsiye edilir. Yılan, üç bardak sıcak suda 10 ila 15 dakika tüketilebilir. Çok fazla yapılırsa, hava geçirmez bir kapta bir buzdolabında saklanabilir. Yemeklerden yaklaşık bir saat önce tüketilebilir.
Demir eksikliği anemisi kötü beslenme, gebelik, kan kaybı veya ilaç yan etkilerine yol açabilir. Sentetik demir takviyeleri kabızlığa ve mide şişmesine neden olabilir.
Demir; kayısı, ıspanak, kuru erik, üzüm pekmezi, kuru üzüm bazı doğal besin kaynaklarında alınabilir.

Anemi için şifalı bitkiler:

– Yonca

Demir eksikliği anemisi özellikle kadınlar arasında yaygın bir sorundur. Yapılan çalışmalara göre, demir ve folik asit takviyelerinin yanı sıra alfalfa da demir eksikliğinin giderilmesinde çok faydalıdır. Ayrıca, kanserin iştahı ve yan etkisi olarak görülen zayıflık sorununu da ortadan kaldırır.

– Klorella bitkisi

Chlorella mavi ve yeşil alglerdir. Protein, folat, vitamin B-12 ve demir açısından zengin olan chlorella bitkisi, anemi semptomlarını hafifletir ve yüksek tansiyonu kontrol eder. Özellikle hamile kadınlar doktor kontrolünde kullanılabilir.

– Melek otu

Anemi için bitkisel bitkiler arasında, angelica olarak da bilinen Angelica, adet düzensizlikleri ve menopoz şikayetleri için geleneksel bir bitkisel çözümdür. Melek otu, doğum sırasında plasental çıktısı kolaylaştırmak için kullanılır, ancak hamilelik sırasında önerilmemektedir; anemi belirtilerini yatıştırır.

– Pekmez

Tatlı bir besin olmanın yanı sıra, melas kandaki demir oranını arttırır. Sabahları, pekmez yiyebilir ya da kahvaltı için yemeklere katılabilirsiniz.

Yorgunluk, sinirlilik ve artan kalp hızı gibi belirtiler demir seviyesi düşük olduğunda görülebilir. Demir seviyesini arttırmak için aşağıdaki adımlar kullanılabilir:

Demir eksikliğine ne iyi gelir?

Adım 1

Önce mevcut demir seviyeleri araştırılmalıdır. Kan testleri ve diğer testler doktora gidilerek yapılır. Nispi demir oranını analiz ettikten sonra, demir seviyelerini normal seviyelere taşımak için tedaviye başlanır.

Adım 2

Demir açısından zengin et ürünleri tüketilebilir. Sığır eti, karaciğer ve kuzu eti gibi besinler demir bakımından çok zengindir. Ayrıca midye, istiridye ve tavuk veya hindi de tüketilebilir.

Adım 3

Salata ve yeşil yapraklı sebzeler de tüketilebilir. Demir bakımından zengin sebzeler arasında brokoli, lahana, ıspanak veya şalgam yeşillikleri tüketilebilir.

Adım 4

Fasulye ve bezelyeli tam tahıllı yiyecekler de tüketilebilir. Pinto, fasulye, yeşil bezelye ve nohut gibi baklagiller demir bakımından oldukça zengindir.

Sahurda Tok Tutan Yiyecekler

SAHUR TAVSİYELERİ

  •  Vücudun susuz kalması risklidir, bu yüzden su, ayran, maden suyu, meyve kompostu seçebilirsiniz.
  • Taze ve kuru meyve, gün boyunca kan şekerinizi dengelemek için uygundur.
  •  Sahurda yediğiniz fazla tuzlu yiyecekler gün içinde su ihtiyacınızı artırır. Daha fazla tuzlu yiyecek seçmeyin (turşu, zeytin, semender vb.). Zeytinleri seviyorsanız, iftarda yemeye dikkat edin.
  • Rahat ve kolay bir şekilde piştikten sonra çok sıcak olan yiyecek ve içeceklerden kaçınmayı tercih edin, gaz ve mide şikayetinizi tetikleyebilir.
  •  Eğer bağırsaklarınız tembelse, domates ve salatalık üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeyin ve 1-2 kayısı veya hurma yiyin. Lifler ve zeytinyağı tuvaleti daha kolay hale getirir.
  • Yumurtalar sizi tok tutacak yiyeceklerin başında gelir. Yumurta protein içeriği sayesinde gün içerisinde enerji tüketiminize ayak uydurur. Kuru baklagiller de iyi bir seçim olacaktır. Süt ve muz sahur için iyi bir çift olabilir. Muzafik yapısı sayesinde enerjinizi gün içerisinde kolayca koruyabilir ve daha mutlu hissedebilirsiniz. Sütün tüketimi sizin için daha iyi bir seçenek olabilir. Böylece sıvı takviye yaptın.

SAHURDA MUTLAKA YEMENİZ GEREKENLER

  • Ekmek ve tahıllar
  • Süt veya yoğurt
  • Peynir, yumurta veya kıyma vb protein
  • Meyve
  • Sebze veya salatalık domates vb
  • Yağlı tohum
  • Bol su

 

Sahurda Yenilmemesi Gereken Besinler

Tuzlu ve baharatlı besinler sahurda uzak durulması gereken yiyecek çeşitleridir. Hamur işleri, ertesi gün kan şekerinizi ayarlamaya zorlanabilir. Bu süreçte özellikle tatlı doğru seçim değildir. Tatlılık sadece sizi rahatsız etmiyor, aynı zamanda vücudunuzun su dengesini korumaya zorlanmasına ve kan basıncınızın dengesiz bir şekilde dalgalanmalarına neden olabilir.

 

Astımı Etkileyen Yiyecekler

Semptomlarınızı ortadan kaldıracak astım diyeti yok. Ancak bu adımlar yardımcı olabilir:

  • Sağlıklı bir kilo vermek için ye. Aşırı kilolu olmak astımı kötüleştirebilir. Biraz kilo kaybetmek bile semptomlarınızı iyileştirebilir. Uzun vadede sağlıklı bir kiloyu sürdürmek için doğru yemeyi öğrenin.
  • Bol bol meyve ve sebze yiyin. Beta karoten ve C ve E vitaminleri gibi iyi bir antioksidan kaynağıdırlar, bu da serbest radikaller olarak bilinen hücrelere zarar veren kimyasalların neden olduğu akciğer şişmesini ve tahrişini (iltihap) azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Alerjik tetikleyici gıdalardan kaçının. Astıma sahip olmanız, bir gıda alerjisine sahip olma riskinizi artırır. Ve alerjik gıda reaksiyonları astım semptomlarına neden olabilir. Bazı kişilerde, alerjiye neden olan bir yemek yedikten sonra egzersiz yapmak astım semptomlarına yol açar.
  • D vitamini alın. Daha şiddetli astımlı kişiler D vitamini düzeylerinin düşük olmasına neden olabilir. Süt, yumurta ve somon balığı gibi balıkların tümü D vitamini içerir. Güneşte bir kaç dakika açık havada tüketmek bile D vitamini düzeylerini artırabilir.
  • Sülfitlerden kaçının. Sülfitler bazı insanlarda astım semptomlarını tetikleyebilir. Koruyucu olarak kullanılan sülfitler, şarapta, kuru meyvelerde, turşularda, taze ve dondurulmuş karideslerde ve diğer bazı gıdalarda bulunur.

Ayrıca, daha az tuz (sodyum) tüketmek veya soğuk su balıklarında bulunan bazı yağlar ve bazı fındık ve tohumlar (omega-3 yağ asitleri) tüketmek de astım semptomlarını azaltabilir. Ancak bunu doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Hangi yiyeceklerin yiyeceği ve kaçması gereken yiyecekler hakkında bilinçli seçimler yapmak astımı iyileştirmez. Fakat dengeli bir diyet yapmak ve bilinen tetikleyici yiyeceklerden kaçınmak semptomlarınızı ve genel sağlığınızı iyileştirebilir.

Kedi Otu Kökü Neye Faydalı

Kedi Otunun Faydaları Nelerdir ?
Bu bitkiye, kediler kokusunu çok beğendiği için bu ad verilmiştir.Bitkinin sakinleştirici, rahatlatıcı ve uyku yapma özelliği bulunduğundan, stres ile birlikte seyreden kas spazmlarına iyi gelir, uykusuzluk tedavisi için faydalıdır.